10 Aralık 2009, Perşembe

Nişancı'ya 44 yaşında bir kardeş geldi

Yüksel Sakarya, Seferihisar Belediyesi eski Başkanı Hamit Nişancı’nın işadamı babası Turgay Nişancı’nın oğlu olduğunu DNA testiyle kanıtladı

Giriş tarihi : 09.12.2009 18.22 Güncelleme : 20.02   HAYATIN İÇİNDEN
MUSTAFA KARABULUT (SEFERİHİSAR)

Seferihisar ilçesi, benzerine Türk filmlerinde rastlanabilecek bir davaya tanık oldu. Yargıtay, Seferihisar'ın eski Belediye Başkanı Hamit Nişancı'nın arazi zengini babası Turgay Nişancı'nın İzmir'de taksicilik yapan Yüksel Sakarya'nın (44) da babası olduğunu onadı. Seferihisar'da iki dönem Belediye Başkanlığı yapan Hamit Nişancı (41), biyolojik kardeşliğin hukuki haklar getirmeyeceğini söyledi. Yüksel Sakarya ise, "Gözüm malda, mülkte değil. Ben, gerçek babamın soyadını almak ve gururla taşımak istiyorum" dedi.
Hukukçuların emsal olarak nitelendirdikleri davada, İzmir'de taksicilik yapan Yüksel Sakarya, arazi zengini işadamı Turgay Nişancı'nın babası olduğunu iddia ederek 4 yıl önce dava açtı. Seferihisar Asliye Hukuk Mahkemesi, işadamı ile taksiciden DNA örnekleri aldı. İstanbul Adli Tıp Kurumu, alınan örneklerden sonra Hamit Nişancı'nın 40 yıl sonra dava açan taksicinin yüzde 99.99 babası olduğu yönünde rapor verdi.
Seferihisar Mahkemesi, Adli Tıp Kurumu'nun yazısını dikkate alarak Turgay Nişancı'nın, Yüksel Sakarya'nın babası olduğu yönünde karar verdi. Mahkemenin 2007 yılında verdiği karara işadamı itiraz etti. Yargıtay'a giden dava, yazışma eksikliği nedeniyle geri döndü. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, davada son sözü söyleyerek işadamının taksici Yüksel Sakarya'nın babası olduğu yönünde yerel mahkemenin verdiği kararı onadı. Taksicilik yaparak geçimini sağlayan Yüksel Sakarya da böylece arazi zengini işadamının mirasçısı oldu.
Seferihisar'da arazi zengini olarak bilinen Turgay Nişancı'nın başrolü oynadığı dava konusunun mazisi 40 yıl öncesine dayanıyor. 9 Kasım 1964 de 17 yaşında olan Mükerrem Sakarya, o dönemde ticaretle uğraşan Hamit Nişancı'nın kendisini evlenmek vaadiyle kandırıp hamile bıraktığını öne sürerek Seferihisar Cumhuriyet Savcılığı'na şikayette bulundu. Savcılık, şikayetin 6 ay içinde yapılmadığını ve sürenin geçtiğini belirterek başvuruyu reddetti. Adını 'Yüksel' koyduğu oğlunun kimliğine babasının adını yazdırmak da kararlı olan kadın, 6 Ağustos 1965'te Turgay Nişancı'ya karşı "babalık" davası açtı ve 150 lira nafaka talep etti. O yıllarda Adli Tıp Kurumu'nun olmaması ve sadece alınan kan örnekleri sonucunda Turgay Nişancı'nın, Yüksel'in babası olabileceği yönünde rapor verildi. Ancak, şahit olmadığı için Seferihisar Hukuk Mahkemesi davayı reddetti.
Annesinin açtığı babalık davasının hakkaniyetle sonuçlanmamasına üzülen Yüksel Sakarya, askere giderken, Seferihisar'a gidip Turgay Nişancı'yı buldu, "Ben senin oğlunum, beni yalnız bırakma" dedi. İddiaya göre Turgay Nişancı, "Burada oğlum olduğunu söyleme, sana hayatım boyunca bakarım" diye söz aldı. Uzun süre oğluyla ilgilendi, askerlik dönüşü İzmir'de ev ve taksi alarak destek oldu.
Babasının adını kimliğine yazdırmak için mücadele eden Sakarya, 40 yıl önce Yargıtay'ın taraflara tebligat yapmadığını tespit ederek davanın yeniden görülmesini talep etti. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, yargılamanın iadesi yönündeki başvuruyu kabul etti. Seferihisar Asliye Hukuk Mahkemesi, Turgay Nişancı'nın Yüksel Sakarya'nın babası olduğuna karar verdi. Turgay Nişancı da kararın bozulması için Yargıtay'a başvurdu. Yargıtay 2. Dairesi, babalık davasına son noktayı koydu ve arazi zengini işadamının taksici Yüksel Sakarya'nın babası olduğuna dair kararı onadı.

Dedesinin ismini verdi
Kararın kendisine buruk bir sevinç yaşattığını ifade eden Sakarya, "Nişancı ailesi, benim de ailemdir. Kendilerine bir kırgınlığım yoktur. Daha önce kardeşime 20 sayfalık bir mektup yazdım. Ancak beni arayıp neler olduğunu sormadı bile. Babama söz verdiğim gibi oğlumun adını Turgay koydum. Oğlum neden dedesinin soyadını taşımasın. Bu onun hakkı" diye konuştu.
Turgay Nişancı'nın oğlu Seferihisar Belediyesi eski Başkanı Hamit Nişancı da, konunun bu şekilde kamuoyuna yansıtılmasından üzüntü duyduğunu, mahkemenin vereceği her türlü karara saygı gösterip gerekeni yapacaklarını söyledi. Nişancı, "Kırgınlığımız yoktur. Bu yaşta insanın kardeşi olmaz. Bu insanlar 1965 yılından bu yana neredeydiler? Biyolojik olarak kardeş olduğumuzun ispatlanması, karşılıklı hukukumuz olacağı anlamına gelmez" dedi.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ ASIR veya yeniasir.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Künye | Reklam | İletişim | Ayın Burcu | Önemli Telefonlar | Eczaneler