25 Şubat 2011, Cuma

Evliliğini kurtarmak isteyen kadına 1 yıl ayrı yaşama hakkı

Giriş tarihi : 24.02.2011 19.14 Güncelleme : 19.14   HAYATIN İÇİNDEN

ALİ EYCE (HABER MERKEZİ)

İzmir'de karısını aldatan koca, eşi durumu öğrenince boşanmak istedi. Evliliğin kurtarmak isteyen kadın ise yeni medeni kanuna göre mahkemeye başvurarak, "ayrı yaşama" izni istedi. Aile hukuku içinde nadir görünen bir karar veren mahkeme, boşanmak istemeyen kadının talebini kabul ederek çiftin 1 yıl ayrı yaşamalarına ve kocanın eşine ayda 500 lira nafaka ödemesine karar verdi.

İKİNCİ EVLİLİKLERİ
İzmir'de ikisi de ilk eşlerinden ayrılan ev hanımı K.T. (37) ile serbest meslek sahibi R.K.T. (48) 11 yıl önce hayatlarını birleştirdi. Genç kadının ilk eşinden olan çocuğunu da kabul eden R.K.T, emekli olunca Muğla'ya yerleşmek istedi. İzmir'i çok sevmesine rağmen eşinin isteğini kıramayan genç kadın Muğla'ya taşınmayı kabul etti. Ancak genç kadının iddiasına göre, önce kendisine ve çocuğuna soğuk davranmaya başlayan eşi, bir süre sonra eve de geç gelmeye başladı. Şüphelendiği kocasını takip eden genç kadın,
viagra kullanarak genç kızlarla birlikte olduğunu öğrendi. Durumu anlattığı kocası ise boşanmak istediğini söyledi. Ancak genç kadın evliliğini sürdürme kararını verdi.

"BOŞANMAK İSTEMİYORUM"

Kocasının boşanma davası açmasına fırsat vermeden avukatlarıyla İzmir Aile Mahkemesi'ne başvuran genç kadın, evliliklerini ve son dönemde ortaya çıkan eşinden kaynaklanan olumsuzlukları anlattı. Eşinin başka kadınlarla yaptığını iddia ettiği harcamaların faturalarını da mahkemeye sunan genç kadın, her şeye rağmen evliliği için eşiyle bir süre ayrı yaşamalarının gerekliliğini anlattı. Yeni Medeni Kanun'un 197. maddesine göre mahkemeden "Ayrı yaşamalarına" ve bu süre içersinde geçimini sağlayabilmesi için eşinin kendisine nafaka ödemesine karar verilmesini istedi. Mahkemeye cevap veren koca ise iddiaları hayal ürünü olarak niteleyerek, yumuşak mizaçlı ve sevecen bir insan olduğunu ve eşini aldatmadığını öne sürdü. Eşinin ise kendisiyle, hayatını güvence altında tutmak amacıyla evlilik yaptığını, bu nedenle de boşanma davası yerine "ayrı yaşama" davası açarak nafaka bağlatmaya çalıştığını iddia eden koca, bu nedenle davasının reddine karar verilmesini istedi.

1 YIL ÜST SINIR

Hakim ise kocanın başka kadınlarla gezdiğini ve bu nedenle bir takım gereksiz harcamalar yaptığını, bunun da ailenin iç huzurunu bozduğunu, bu nedenle davacı eşinin ayrı yaşamak istemesinde son derece haklı olduğuna kanaat getirildiğini belirterek, çiftin, yasaya göre en üst sınır olan 1 yıl ayrı yaşamlarına karar verdi. Hakim ayrıca davacı eşin talebi doğrultusunda, kocasının eşine aylık 500 lira nafaka ödemesini, ayrıca menkul ve gayrimenkuller üzerinde yapacağı tasarruflarda da yine eşinin olurunu almasını kararlaştırdı. Bir yılın sonunda çift barışıp bir araya gelirse evlilikleri devam edecek. Bir araya gelemezlerse boşanma davası açılacak.

Örnek ve çok önemli bir karar verildi
İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi Başkanı Avukat Aydeniz Alisbah Tüskan:
"Medeni Kanuna göre çiftler böyle bir dava açabilir. Ancak çiftlerin ayrı yaşamasına karar verilmesi sık görülen bir durum değil. Ben şimdiye kadar 3-4 tane ayrılık davası açtım, ancak hiçbiri olumlu sonuçlanmadı. Bu karar, ayrı evlerde yaşamaya başlayan çiftlere tekrar bir araya gelip gelemeyecekleri konusunda bir düşünme fırsatı verir. Belki taraflar bu süre içinde pişman olup bir araya gelmek isteyebilir. Olumlu sonuçlanmazsa ayrılık davası sonunda tekrar boşanma davası açarak boşanabilirler. Her boşanma davasında yüzde yüz haklı sebepler görülmüyor. Bu nedenle boşanma yerine, bu tür kararların yaygınlaştırılması gerekiyor."
Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Ege Bölge Temsilcisi ve Kadın Haklarını Koruma Derneği İzmir Şube Başkanı Engin Demir: " "Ailenin korunması adına, son derece güzel, çok önemli ve örnek bir karar. Biz kadınlar, ailenin dağılmamasından ve korunmasından yanayız. Bir ailenin parçalanmasına karar vermeden önce, bütünlüğünün korunması için ayrı yaşama kararı alınarak bir şans daha tanınması çok olumlu bir adımdır. Bu ayrı kalma süresi içinde taraflar doğal olarak ailenin yeniden bir araya gelip gelemeyeceği konusunda daha sakin ve daha akıllı düşünme imkanı bulacaklardır. Bu kararların alınmasını temel nedeni zaten kadın ve erkek eşitliğine inanan hakimlerimizin varlığıdır" dedi.
Avukat Ali Onar: "Evli kadınların ve ailelerinin bütünlüğünün korunması açısından oldukça önemli bir kanun maddesinin hukuka uygun örnek bir kararı olmuş. Bir şeyi yıkmak çok kolaydır. Bazen insanlara yıkılmaması için bir şans vermek gerekir. Boşanma sonucu özellikle kadınların daha da büyük sorunlarla karşı karşıya kaldığını düşünürsek, evli kadın için bu kanun maddesi yuvasını kurtarmak adına bir şey yapabilme şansını da beraberinde getiriyor. Devletin örgütlü en küçük yapısı ailedir. Kanunlarımızda ailenin korunmasına bu anlamda çok önem vermektedir. Kadın ailesinin dağılmaması için kanun elinde yapabileceği bir şeyi olduğunu görmesi onu güçlü kılacaktır. Karardan dolayı hakimimizi kutluyorum."
Avukat Canan Engez: "Yeni Türk Medeni Kanun da eskisinden farklı pek çok uygulamadan biri de kamusal düzen adına çekirdek aileyi korumaktır. Bu yasal düzenlemeler sadece kadın için olmayıp eşitlik yanlısı olarak hazırlanılmaya gayret edilmiş Yeni Medeni Kanun'da erkek ve kadın aynı talep ve dava haklarına sahiptir."


kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ ASIR veya yeniasir.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Künye | Reklam | İletişim | Ayın Burcu | Önemli Telefonlar | Eczaneler