SELİN GÜLER
Artık evlerin dışında işyerlerinin de tasarımlarına özen gösterilmeye başlandı. Uzun vakitlerin geçirildiği ofisler, bilinçli tasarımlarla oldukça ferah ve tarzı olan mekanlara dönüşebiliyor. Bu da çalışan motivasyonunu etkiliyor, firmayı güçlü gösteriyor ve müşteri gözündeki imajı oldukça olumlu etkiliyor. Bu hafta modern iş yaşamında etkileyici ofis ve işyeri tasarımlarının temel unsurlarını öğrenmek üzere Dekoratör-tasarımcı Defne Atakan'ın kapısını çaldık...
Atakan'ın Cumhuriyet Meydanı'na bakan deniz manzaralı ofisine girdiğimiz anda, güzel körfez manzarasının haricinde, tasarımı ve herbirinin özenle seçilmiş olduğu belli olan aksesuvarlarla dolu salonu hemen dikkat çekiyor. Bu nedenle 'terzi kendi söküğünü dikemez' söylemi Atakan ve ofisi için söylenecek en son söz olur herhalde...
Vizyon katıyor
Ege Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümü mezunu olan Atakan, ayrıca Londra'da tasarım eğitimi almış. "Benim eğitimim hiçbir zaman bitmiyor" diyen Atakan, halen yurtdışındaki eğitim ve seminerlere katıldığını ve hayatı boyunca eğitim almaya devam edeceğini belirterek şöyle konuştu: "Yaşlaşık 20 yıldır profesyonel olarak bu işi yapıyorum. Bana göre hem Türkiye'de hem dünyada verilen dekorasyon eğitimleri çok yetersiz. Benim hayatın yurtdışındaki fuarlarda geçti. 20 yıldır dünyada gezmediğim fuar kalmadı. Daha yeni Mısır'da düzenlenen bir fuaraa katıldım. Bu fuarların mesleğime çok önemli bir vizyon kattığını düşünüyorum."
Trend bağımlıları
Öncelile trendlerin moda ve dekorasyonda yeri olmadığını belirterek sözlerine başlayan Atakan, "Dekorasyon ne tarz olursa olsun 'klas' olmalı. Bu nedenle bana göre trendlerin modada ve dekorasyonda yeri yok. Moda ve trend bağımlısı olmak bana göre stil sahibi olmamaktır" dedi ve ekledi: "İnsanların oturmuş stilleri ve kişilikleri hem dış görüntülerine hem de yaşadıkları mekanlara yansır. Dekorasyon işin dokusu ve yapısıyla doğru orantılı olmalıdır. Bütün bunlar olurken de iş sahibinin ruhunu da yansıtmalıdır. Yaşadığımız yer ve ofisler bizim kozamızdır. Bizim orada huzur ve güven duymamız, orada bulunmaktan keyif almamız gerekir."
İşyerlerinde dekorasyonun güçlü ama arka planda olması gerektiğini belirten Atakan "İşyerinin gücü, inandırıcılığı ve güvenilirliği ön plana çıkarılmalı. Örneğin finans sektöründe faaliyet gösteren işyerlerinde, danışmanlık firmalarında, kuyumcu dükkanlarında dekorasyonda 'less is more' yani 'az her zaman çoktur' kuralı benimsenmeli. Bu sayede ürün ortaya çıkarılabilir. Oldukça düz ve minimal mekanlar tasarlamak bu tip işler için son derece uygundur. Mekana biraz kişilik katacak değerli tablo ve heykeller de unutulmamalı tabi.. Tamamen sade olması gereken bu gibi işyerleri için gri ve bej tonları oldukça uygundur" diye konuştu.
İzmir'de önemli isimlere makam odaları da tasarladığını belirten Atakan, makam odaları tasarımında makam sahibinin kişiliğinin, görgü ve birikiminin en iyi şekilde yansıtılmasının önemli olduğunu belirtti. "Kişinin kendi stilini yansıtırken aynı zamanda bu stili kişinin gücüyle birleştirmek gerekiyor. Bu nedenle hiç bir şekilde kalıp olmamalı" diyen Atakan, "Ne olursa olsun yapılan işte, ortaya çıkan mekanda öncelikle güç, klas ve stil kendini göstermeli" dedi.
Gıda sektöründe faaliyet gösteren işyerleri, restoran tasarımlarında renk kullanımında sınırlama olmadığını anlatan Atakan, "Genellikle yaygın olan inanış kırmızı rengin açlık hissi yarattığıdır. Ancak ben buna katılmıyorum. Böyle yerlerde önemli olan görsel keyif yaşamaktır. Restoranlarda renkler ve hayal gücü sonuna kadar zorlanmalı" diye ifade etti.
Tasarım ve dekorasyonun işyeri imajı üzerinde etkisinin büyük olduğunu belirten Atakan, bir firmayı güçlü göstermek için tasarımda dikkat edilmesi gereken noktaları şöyle anlattı: "Mümkün olduğu kadar her şey sade, ancak aksesuvarlar kaliteli olmalı. Orijinal ve kaliteli tablolar, heykeller gibi aksesuvarlara önem verilmeli. Yer döşemelerindee mermer granit tarzı malzeme öneririm. Bu gibi detaylar mekanı daha güçlü gösteriyor. Dekorasyon bir bütündür. Bir işyeri tasarlarken mekanı doğru kullanmak, enerji akışını doğru yakalamak, seçilen renkler ve malzemeler tek tek çok önemli unsunrlardır."
Granit kullanın
Atakan'ın firmalara diğer önerileri ise şöyle: "İnsanın zamanının büyük bölümünü geçirdiği ortamdan sıkılmaması, aksine enerji bulması gerekiyor. Bu enerji hem çalışanlara, hem de müşterilere yansır. Bu nedenle yorucu renkler kullanılmamalı. Açık tonlar ama yer yer çarpıcı lekeler olmalı. Açık gri tonlar bana göre çok daha fazla enerji verir. Bej ne kadar moda olsa da, hafif bir renk değildir, ağırlığı vardır.
Fazla renk kullanmak işin ağırlığını ve klasını tehlikeye sokar. Renk apayrı bir bilimdir. Burada önemli olan renklerden çok renk tonlarıdır. Olmayacak renk yoktur, olmayacak ton vardır. Bunun dışında doğru bir aydınlatma yapılmalı. Fazla elektrik, insanın enerjisini alır."
Güçlü ofisler için ne yapmalı?
* Sade bir tarzda dekorasyon kullanın,
* Aydınlatma ne fazla, ne az olsun,
* Renk tonları seçimine dikkat edin,
* Bilinçsizce tarzları karıştırmayın,
* Tablo ve heykel gibi aksesuvarlar kullanın,
* İşyerinizde belli bir tarzda dekorasyon yapılıyorsa, kişiliğinizi yansıtacak bir obje bulundurun.
