09 Mayıs 2010, Pazar

Şarkıların annesi: Fikret Şeneş

Yüzündeki çizgilerinle saçındaki beyazlarla benim için eskisinden daha güzelsin bırak varsın geçşin yıllar bitsin artık bu korkular her yaşın ayrı bir güzelliği var

Giriş tarihi : 08.05.2010 14.59 Güncelleme : 14.59   SARMAŞIK
BESİM KAZADO

Fikret Şeneş, Türkiye'de herkesin mutlak kalbinde bir yeri olduğu gerçektir ama benim yaşantımda annem ve babamdan sonra en çok tesiri, güzellikleri, öğütleri ve yenilikleriyle en büyük yeri olan değerli ablamdır. En hızlı gençlik yıllarımda, onun önderliğinde o kadar güzel, o kadar değerli insanlarla tanıştım ki; hepsi bugünkü yaşantımda bana dönüm noktaları yaşatan kişilerdir. Ajda Pekkan, Ekrem Gocay, Hayri Yazıcı ve Egemen Bostancı, sayamayacağım kadar değerli kişilikler, o güzel evinde beraber gittiğimiz balıkçıda, güzel günler ve gecelerde yaşadıklarımı sayfalarla anlatsam bitmez.
Toplanır toplanır, olağanüstü güzel evine giderdik. Sadık Kızılağaç, Hakan Elyaban, Aliye Simavi, Metin Mızraklı bizim ekibin çekirdekleriydi. Gruba mutlaka Yüksel Uzel, Ajda Pekkan da katılırdı.
Fikret Abla ile o kadar unutulmazlarımız vardır ki Marmaris seyahati mi desem, Mersin Festivali mi desem. Ajda'nın süper şov konserleri mi desem, Enrico Macias'la Paris'te Olympia mı desem...

SANKİ DÜN GİBİ...
Fikret Şeneş'le görüşmek, dertleşmek bir ayrıcalıktır. Tanrıya şükür ki seni tanıdım, hürmet ettim, çok sevdim, iyi ki varsın Fiko'muz...
Geçen akşam kenidisini ziyarete gittim, sanki bir gün evvel görüşmüş gibiydik benim canım Fikom ile. Bildiğiniz gibi başta Ajda olmak üzere Tütkiye'nin en değerli sanatçılarının şarkı sözlerinin yazarı bir gün yine Türkiye'nin en değerli işletmelerinin kurucuları (Şamdan, Park Şamdan...) Ahmet ve Celal Çapa'nın değerli anneleridir Fikret Ablam. Ömrüm boyu saklayacağım bu benim için en değerli söyleşilerimden birine hemen başlamak istiyorum, malum bugün anneler günü. Nasıl ki sevgililer gününde hepimizin mutlaka en az bir şeyini sevdiği Ajda'mı yazmıştım. Özellikle bugün de hepimizin gönlünde yer etmiş şarkıların annesi Fikret Şeneş'i yazıyorum.
- Fikret ablacım, ne güzel seninle baş başa burada tekrar oturmak ve güzel yüzünü görmek. Bu arada bu söyleşiyi kabul ettiğin için de çok teşekkür ederim. Özgeçmişin?
Amerikan Koleji'ni bitirdim. Konservatuvar'da şan eğitimi aldım fakat okulda yazdığım yazılarımla ünlüydüm.
- Ne zaman başladın yazmaya?
Ben okulun en erken evlenen ve çocuk sahibi olan ilk kızıydım. Oniki yaşımda piyano çalar İngilizce şarkı söylerdim. Söz yazarlığına kırkımdan sonra başladım.
- Seni ilk şarkı sözü yazmaya ne itti?
Eşim Veli Çapa'dan ayrılmıştım. Gönül ile (Yazar) beraberliğini öğrenmiştim. Tek başıma kalınca ev hanımlığı dışında piyano çalmaktan başka bir meziyetim yoktu. Birgün Tanju Okan, elinde portatif bir pikap ile bana geldi; "Senin konuşman çok güzel, neden şarkı sözü yazmıyorsun?" diye sorunca, şaşırmıştım. Daha evvel altı, yedi tane İngilizce şarkı sözü yazmıştım fakat Türkçe hiç denememiştim ve teklif bana cazip geldi.

İKİ YABANCI
- İlk yazdığın şarıkıyı hatırlıyormusun?

Tanju'nun dinlettiği Frank Sinatra, Strangers in the Night... Kelimeler beynimde uçuştu, hala dillerden düşmeyen şarkı çıkverdi. "İki Yabancı..."
- İlk şarkından para kazandın mı?
Kazanmaz mıyım... 250 TL
- Bugüne kadar kaç şarkı yazdın?
Takriben 600 şarkı. 400'ü Ajda'ya gitti.
- En çok Ajda'yı mı seversin?
O benim vitrinim olmuştu her zaman.
- Yazdıklarının arasından en sevdiğim diyebileceğin var mı?
Hepsi çocuğum gibi. Ortaya çıkarabilmek için mücadele veriyorsun Hiçbir zaman hani bir an evvel bitireyim de okusunlar demedim.
- Yazıp mı adapte ediyorsun müziklere?
Asla. Müzik beni uyarıyor. Söyleyecek olanın sesine göre yazmak gerekir. Mesela "Bana yalan söylediler"i Semiramis okumuştu ve de ilk haftasında hit olmuştu.

"ALACAKLI OLMAYIN"
- Şarkıların orijinal sözlerine sadık kalır mısın?

Bazen. Mevzuları çok çekici gelince mesela "Bambaşka biri", Charles Aznavour'un "Dün Derken Geçti Yıllar" şarkılarının orjinaline aynen sadık kaldım ama otuzaltı satırlık şarkıyı onaltı satırda aynı ruhla toplamayı başardım. Birbuçuk sene sürdü. Zamanında eşim ile beraber olan Gönül Yazar'a okuttum.
- Gelellim Issız Adam'a
Semiramis'in "Bana Yalan Söylediler", meşhur "Anlamamazdın" 20 yıl olıyor kızımızı kaybettik. Yeni gençliğin bu kadar yıl sonra Ayla Dikmen'i anması beni çok duygulandırdı. Şarkıyı yazdığımda benim meşhur Kemal'e çok kızmıştım. Ona ah! etmek geldi içimden; akıtılan göz yaşına ah alınmaz "Günahın boynunda ağlayan bir çift göz bıraktın ardında" cümlesi de ordan geliyor.
- Bu arada Kemal Bey hakkında bir şey söylemek ister misin?
Şarkıların hepsi ona gitti biliyorsun. Tanıştığımızda evlenme teklifi etmişti, Tam 50 yıldır sözünü yerine getiremedi. "Aramız iyi mi, Haykıracak nefesim kalmasa bile, Ona Kızdın mı, Kapı açık arkanı dön ve çık..."
- Memleketim?
Bir İsrail folk şarkısından aldım, ardından Mireille Mathieu Fransızcasını okumuş. Ben de çok sevdiğim ülkeme bir şarkı yazmak istedim, o da Memleketim oldu. Ayten Alpman okudu. Bir konserde bu şarkım okundu ve televizyonda altına yazarı Mehmet Akif Ersoy olarak yazıldı. Şaşırdım ama İstiklal Marşı ile karıştırdık dediler.

KADIN KAHRAMAN
- Şarkıların neden muhteşem?

Bir aşkın ardından kendini kaybeden bir kadın görüntsünü hiç sevmem, ayrıca şarkılarımı yakışana veriririm. Sahici bir ifadem vardır o yüzden pek hata yapmam ve şarkılarımı da seversiniz.
- Şeneş nerden geliyor?
Çok mutlu bir aileydik, anneme (Cebile), babam Cılı derdi. bu apartmanın adı da Cılı oldu. Annem tambur piyano çalardı. O kadar mutlu bir karı kocaydılar ki babam Şeneş soyadını koydu.
- Şarkılarında kahraman hep kadın niye?
Doğru, benim kahramanım kırılan kadınlardır.
- Neden en çok Ajda?
Bak, bir sanatçı kızımız şarkısı hit olduğunda çok sevinmişti koşarak bana geldi "Fikret Hanım, bir Ajda'ya iyi şarkılar yazıyorsunuz sandım. Ben de "Kızım altında Fikret Şeneş imzası var, kim olursa olsun özen gösteririrm" dedim.
- Çok ünlüsün, ünlü olmak ne gibi bir his?
Bambaşka bişey ünlü olmak. Tek taraflı bir aşk ve sevgi oluyor. Karşındaki seni çok seviyor ama sen onu tanımıyorsun bile, hak veriyorum starlara hareketlerinden dolayı. Ajda, beni konserlerde taktim ettiği zaman yüzlerce kişi elimi tutmak, öpmek, konuşmak istiyordu, o gözlerindeki ifade ne kadar güzeldi...
- Şarkılarında bahsettiğin kırılan kadınlara takıldım?
Kırılan kadın aldırır, üzülür, ben de kocam gittiğinde kendimde suç aradım. Halbuki ona ne yemekler hazılamış ,ne güzel şeyler vermiştim, en başta iki yakışıklı oğlumu... Bunun cevabını bir tiyatro oyununda gördüm. Oyunda iki kadın arkadaştan birini kocası terk ediyordu. Terk edilen arkadaşına sordu "neden?" diğeri cevap verdi "Kocan sana çok şey borçlu, kim alacaklısını sever" hiçbir zaman erkeğini borçlu hissettirmemeli.
- Peki erkekler için ne düşünürsün?
Erkek kırılmaz, her zaman teselliyi başka bir kadında arar. "Boşver, armut yerine elma yiyelim gönüller bir olsun" der. Çok sevdiğim bir söz vardır, "Başka güzellerle düşüp kalktım ise eğer sanma ki onlara aklım takılır, kaybolunca güneş akşamları yerine kandil yakılır." Anlamı, sevgilisi güneş, yanında çapkınlık yaptığı kandil. Ama Fikon ne diyor, "Erkekler kandil değil bunu mahya yapmaya kalkıyor."
- Hiç keşken var mı Fikret Abla?
Hayır, her hata bilinmeden yapılır. Bir daha dünyaya gelsen de aynı hataları yaparsın.

"Saçım ne fön gördü, ne boya..."
-Fikret Ablacım, yıllardır tanışırız. Hİç değişmedin. Hele saçın...

Kendimi bildim bileli saçım ne fön, ne krape, ne boya görmüştür. Doğduğumdan beri sadece saçımı tararım.
-Sence aşk nedir?
Aşkın kökeninde hiçbir zaman pişman olmamak esası yatar. Erkek kuvvetlidir. Kaçamak yapması pişmanlık duymasına sebep değildir. Sevgisini azaltmaz ama bir kadının hayatına mutluluğuna mal olur.
-Anneler Günü nedir senin için?

Harika iki oğlum ve üç torunum var. Kimse ile kıyaslayamayacak kadar severim. Gelinlerimi de bana en mutlu annenin tadabileceği anneliği tattırdılar bugüne kadar. Torunum Alp Çapa (Ahmet'in oğlu), geçenlerde şöyle bir laf etti: "Babamın yerini gün geldi sen aldın. Keza annemin yerini de. Hem babam hem annem oldun. Şİmdi anlıyorum seni neden çok sevdiğimi babaanne..."

Yıllardır ancak samimi dostlarımın annelerininkini kutladığım Anneler Günü'nde annemin yanağını öpemediğim için size, annenize en büyük sevgi ve saygıyı göstermenizi, bu sevginin yok olduğunda bir daha tadamayacağınızı hatırlatır; tüm annelerin Anneler Günü'nü kutlarım.

kalan karakter 1000

beyza beyza

çok gzel bir röportajj D

Aynı Görüşte misiniz?
evet0
hayır0
cevapla 11.11.2012 13:35

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ ASIR veya yeniasir.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Künye | Reklam | İletişim | Ayın Burcu | Önemli Telefonlar | Eczaneler