Parmaklarımın Ucunda albümü ile Halk Müziği severlerle bir kez daha buluşan bağlama ustası, yorumcu Ümit Yılmaz Bağlamasıyla olan ilişkisini ve yeni albümünü anlattı.
- Sevgili Ümit Yılmaz bağlamayla biraz ilgili olan okurlarımızın bir kısmı sizi hemen hatırlayacaklardır. Sizi henüz tanımayan okurlarımız için bize biraz kendinizden bahsedermisiniz?
İstanbul'da doğdum büyüdüm ve yaşıyorum ancak Sivas'ın Divriği ilçesinin madenli köyündenim. 5-6 yaşlarındaydım babamın bana hediye olarak aldığı cura bağlamayla müzik hayatına başladığımda. 1981 yılında özel Arif Sağ Müzik Merkezi'nde profesyonel olarak nota, bağlama ve repertuvar dersleri almaya başladım. 1986 yılında İTÜ Türk Müziği Devlet Konservatuarı sınavlarını kazanarak orta, lise ve üniversiteyi çalgı bölümünde tamamladım. Daha sonra yüksek lisansımı da aynı ünversitenin sosyal bilimler enstitüsünde bitirdim. 1998 yılında okulda kurduğumuz Kent Ozanları grubuyla albüm çalışması yaptım ve bestelerimi bu projede kullandım. 2001 yılından itibaren Haliç Üniversitesi'nde konservatuvar bölümünde öğretim görevlisi olarak bağlama dersleri vermekteyim. 2003 yılında ilk solo albümüm "SEN OLMASAN"ı çıkardım. Albümün sözleri ve müzikleri ağırlıkla bana aitti. 2009 yılında da yine birçok eserin bana ait olduğu enstrumantal albüm projemi müzik severlerle buluşturdum. Tabii ki bu zaman zarfında birçok yurtiçi- yurtdışı konserlerde projelerde bağlamamla bulundum.
- "Parmaklarımın Ucunda" isimli bir albüm çıkardınız? Bir hikayesi var mı bu albümün?
Parkmaklarımın Ucunda'yı babamın bana aldığı o cura sazının parmaklarımın ucuyla buluşması ve bugüne kadar yaşadığım her şeyin parmaklarımın ucundan çıkan tını ile var olduğunu anlatan bir isim olduğunu düşündüğüm için koydum. Bu proje uzun yılların birikimi ve emeğidir. Albümün içinde 20 yıl önce yaptığım bestem var. Albüm bana özgü tınılar ve bestelerin kısacası her aşamasıyla özel ve ciddi bir emeğin sunumudur.
- Üretmek nasıl bir duygu?
Üzüldüğümüzde, sevindiğimizde mutlaka melodilerle saklı bir duygu vardır. Müzikal anlamda üretmek deyince sanırım sözlü veya sözsüz müzik bestelemek akla geliyor. Ben duygularımla beste yapmayı başarabilen birisiyim galiba... Hissettiğim duyguları melodiye dökmek, sözler yazmak ve onu çalıp insanlarla paylaşmak bambaşka bir duygu...
- Bundan sonra Ümit Yılmaz'ı hep enstrümantal albümlerdemi dinleyeceyiz? Yoksa sözlü bir albüm de yapacak mısınız?
Benim için kalite, nitelik ve doğru projeler sunmak çok önemli. Üretim olduğu sürece sözlü albümler de enstrümantal albümler de müzik hayatımın içinde olmaya devam edecek.
Sazımla daha iyi yorumluyorum - Ümit Yılmaz'ın bir yorumcu kimliği varmı? Var ise enstrümanist kimliğinizle olduğunuz kadar yorumcu kimliğinizlede iddialı mısınız?
Ben kendime hiçbir zaman iyi çalıyorum ve virtüözüm demedim demem de... Bu dinleyicilerin ve müzik severlerin takdiridir. Çünkü hala çok çalışmam ve kendimi geliştirmem gereken taraflar var. Yorumculuk derken müzik dünyasında daha çok söyleyen kişi anlamında bakılıyor. Bence sazını enstrumanını çalan insanda yorumcudur. Ben söyleyen yada çalanı ayırt etmiyorum. Söyleyen kişi de ses tellerini bir enstruman gibi yorumlar ve sergiler. Galiba ben sazımla daha iyi bir yorumcuyum.
Bütüne, küçük melodilerden ulaşıyorum - Bağlama sizin için ne ifade ediyor? Bu albümle kendinizi nerede görüyorsunuz?
Bağlama, uzun uzun saatlerce anlatabileceğimiz bir kültürün Andolu'nun en önemli parçasından biri. Anadolu'da yaşanmış kültürlerin, birleşmesinde yayılmasında, aktarılmasında her daim en önemli elçisi olmuştur. Ozanlarımıza, aşıklarımıza yoldaşlık yapmıştır. Tını olarak da dünyada sayılı enstrumanların içindededir. Benim vazgeçemeyeceğim sevdamdır bağlama. O kutsal sazı çalabilmek ve duygularımı tınısında hissetmenın tarifi yoktur. Yapmış olduğum bu albümün kalitesiyle, tarzıyla bana özgü müzikal duruşuyla zamanla daha iyi bir yere oturacağını düşünüyorum.
- "Parmaklarımın Ucunda" albümü nasıl bir kitleyi hedefliyor?
Benim projemin bir kitlesi yok galiba herkes dinler. Ayrıca da ben bu albümün gelirini Özürlüler vakfına bağışladım. Bu projeyi dinlerken de ihtiyacı olan yada tedavilerinde küçük bir katkı sağlayabilmek için de engelli kardeşlerimize duyarlı bir davranışta bulunacaklar.
- Müzik yaparken sizi neler etkiliyor. Bir eser nasıl meydana çıkıyor?
Hayatın akışında yaşanan olaylar ruh halimizi etkiliyor ve böylece değişik duygular uyandırıyor. Zaman zaman neşeli zaman da hüzünlü. Bu hislerimle küçük melodiler yakalar ve zamanla alır başını gider bir bütün olur...
"Müziğimi dinleyince dans etmeyi kendi istedi" - Tan Sağtürk klibinizde danslarıyla size eşlik etti. Ünlü dansçı sizi neden tercih etti? Bu projede yer almasının özel bir dedeni varmı?
Ben bu projeyi yaparken dansla birleştirmeyi zaten istiyordum. Bu fikir beni Tan Sağtürk'e kadar götürdü. Parmaklarımın Ucunda parçamı Tan'a dinlettiğimde tepkisi, beni inanılmaz mutlu etti. Sağtürk, "Uzun yıllar beklediğim müziği buldum ve çok etkilendim" dedi ve bu projede yer almak benim müziğime eşlik etmek istedi. Tan inanılmaz mütevazi ve harika bir dansçı.
