10 Ağustos 2010, Salı

Hz. İsa'nın yeryüzüne ineceği kent Şam

Giriş tarihi : 09.08.2010 15.57 Güncelleme : 15.57   SARMAŞIK

Müslümanların inanışına göre Hz. İsa'nın kıyamete yakın yeryüzüne ineceği Beyaz Minare "Ak minare" Şam'daki Emevi Camii'nde yer alıyor

Emevilerin yaptığı minare, Osmanlılar döneminde Mimar Sinan tarafından Osmanlı tarzı mimari ile uzatılmış


ALİ FİLİZKAN / SURİYE İZLENİMLERİ

En geniş sınırlı komşumuz Suriye ile karşılıklı vizenin kaldırılması ile birlikte Suriye- Türkiye arası gidip gelmeler arttı. Güneydoğu Anadolu turu yapan şirketler, şimdi Antep- Mardin hattı turlarına 'Antep- Halep Şam' hattı veya 'Adana- Antakya- Halep- Şam' turlarını ekledi...
TOBB Manisa İl Genç Girişimci İş Adamları'nın Şam Uluslararası 57. Fuarı'na düzenlediği gezimiz Gaziantep'ten başladı.
Tarihte çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapan ve zengin tarihi eserleri bünyesinde barındıran Suriye, son yıllarda Türk turistlerin yoğun olarak ziyaret ettiği ülkelerden biri haline geldi. Osmanlı hükümdarı Yavuz Sultan Selim tarafından 1517'de Osmanlı topraklarına katılan Suriye, 300 yılı aşkın süreyle Osmanlı hakimiyeti altında kaldı.
İlk durağımız Suriye'nin en eski ve kalabalık kentlerinden olan 4,5 milyon nüfusa sahip başkent Şam. Arapça Dimeşk, İngilizce'de Damascus olarak bilinen Şam, Ortadoğu'nun hakim bir bölgesinde bulunması nedeniyle stratejik bir öneme sahip.
Kilis'in Öncükonak kapısında yarım saatlik bir gümrük kontrolü ardından rehberimiz Adil Bey'in verdiği bilgiler ışığında 530 kilometrelik Suriye yolculuğuna başlıyoruz. Ören yerlerine uğrayarak 12 saatte vardığımız Şam'da sıcaklık nedeniyle yaşamın, gündüzden çok gece olduğunu görüyoruz. Suriye'nin en modern ve kalabalık şehri. Her şeyi bir arada bulabileceğiniz ülkenin bütün renklerini barındıran bir başka dünya. Modern dünyadan onlarca yıl uzakta olmasına rağmen, günümüzün şartlarını yakalamaya çalışan insanları, rejimin son yıllardaki özgürlüklerinden adım adım faydalanarak açılan yeni kafeler, restoranlar, halkın nefes aldığı yeni yerler, modern dünya ile geçmiş yaşam. Hepsi ama hepsi Şam'da birbirine bir kaç adım uzaklıkta, adeta birbirinin içine girerek yer alıyor. Zengin ile yoksulu sadece bir sokağın ayırdığı Şam'ın belki de en ilginç tarafı bu...

KİLİSEDEN CAMİİYE

Şam'da medeniyetlerin birbirine girdiği ve görülmesi gereken ilk adres Emevi Camii'ndeyiz. Camii, Hıristiyanların ilk Romalılar döneminde genişletilen Kilise sütunlarının yükseldiği Emevilerin Şam'ı işgali ile camiye çevrilmiş. Şam'ın en büyük, en eski ve görkemli camisi olarak bilinen ve kilise olarak kullanılırken 705 yılında Emevi Halifesi Velid Bin Abdülmelik tarafından bir kısmı camiye dönüştürülen Emeviye Camiisi, sonraki dönemlerde yapılan tadilatlarla genişletilerek bugün tamamen camii olarak kullanılmaya başlanmış. Caminin ilginç yönlerinden birisi de 4 farklı mezhebi temsilen 4 ayrı mihrap yapılmış olmasıdır.
Ünlü İslam alimi İmam-ı Gazali, meşhur eseri İhya-u Ulumid-din'i bu camide kaleme almış. Camide Yahya Peygamber'in kabriyle İmam Hüseyin'in Kerbela'da Yezid'in adamları tarafından kesilen ve Şam'a getirilen başının defnedildiği bir bölüm yer alıyor. Camii, özellikle İranlı Şiiler tarafından Hz. Hüseyin'in kesilen başının burada gömülü olması nedeniyle yoğun bir şekilde ziyaret ediliyor.
İranlılar, ellerindeki bez parçalarını kesik başın bulunduğu mekana sürüyor ve bölüme paralar atarak dileklerinin gerçekleşeceğine inanıyor.
Emevi Camii'ne kadınlar, girişte 5 Suriye Lirası karşılığında alınan kapüşonlu uzun bir giysiyle girebiliyor.

MİMAR SİNAN ELİ DEĞMİŞ
Müslümanların inanışına göre kıyamete yakın Hz. İsa'nın yeryüzüne ineceği beyaz minare "Ak minare" bu camiide yer alıyor. Emevilerin yaptığı minare, Osmanlılar döneminde Mimar Sinan tarafından Osmanlı tarzı mimari ile uzatılmış. İsa'nın ineceği minareyi, Mimar Sinan'ın zarif bir eseri olarak Emevi Camii'nde gıpta ile seyredebilirsiniz. Mimar Sinan, Şam'da Süleymaniye Camii ve Külliyesi'ni de inşaa etmiş.
Osmanlı mimarisinin güzel örneklerinden biri olan Süleymaniye Külliyesi, 1554 yılında Kanuni Sultan Süleyman tarafından Mimar Sinan'a yaptırıldı. Külliyeye 1566 yılında Süleymaniye Medresesi eklendi. Son derece yalın ve abartısız bir iç mimari düzene sahip olan ve Mimar Sinan'ın "Kalfalık eserlerimden biridir" dediği külliye, özellikle Türk ve diğer yabancı turistlerin uğrak mekanlarından biri olarak dikkat çekiyor.

MASRAFLARI TÜRKİYE'YE AİT
Külliye içinde 1926 yılında İtalya'nın San Romeo kentinde vefat eden son Osmanlı Padişahı Sultan Vahdettin'in mezarı da yer alıyor. Son dönem Osmanlı padişahlarının torunlarından bazılarının mezarlarının da içerisinde bulunduğu bu küçük mezarlığın bakım ve tadilat masrafları ise Türkiye tarafından karşılanıyor. Külliye içindeki Süleymaniye Camii, Türkiye Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğü'nce restore ediliyor. Suriye Cumhuriyeti'nin kurulması ile bakımsızlık nedeniyle kubbesi çökme ile karşı karşıya kalan camii için Şam'ı ziyaret eden birçok Türk devlet adamı söz vermesine rağmen camiinin resterasyonu yapılmamış. En son Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın peş peşe yaptığı ziyaretler sonrasında gerekli ödenek buraya çıkarılmış ve daha önce bahçesinde Hafız Esad döneminde uçak müzesi olarak kullanıldığı külliye şimdi Osmanlı müzesi yapılmak üzere camii ve külliye restore ediliyor. Manisalı iş adamlarına özel olarak açılarak ziyaret ettiğimiz külliye ve camii Şam'ın en güzel semtinde ihtişamı ile dikkati çekiyor.

TAKSİ İLE PAZARLIK ŞART
Şam'da bir yerden bir yere giderken taksi kullanmak en uygun vasıta. Çünkü Şam'da taksi en ucuz ulaşım aracı. Taksiye 50 Suriye Lirası verdiğiniz zaman sizi şehir içinde bir yerden bir yere rahatlıkla götürür. En uzak mesafe ise 100 Suriye Lirası. Bu da 2 dolara denk geliyor. Ancak bundan haberiniz yoksa fiyat artabilir bu nedenle önce pazarlık yapmanız şart. Şam'ın en kötü yanı trafiği. Özellikle Hamidiye Çarşısı civarında trafik kitleniyor. O nedenle de buraya giden ya da dönen taksiciler bir kaç kilometre için, inanılmaz paralar istiyor.

SÜRPRİZ YAŞ GÜNÜ PASTASI ..
Gezimizin ilk durağı olan Halep'teki yemek molasında, Antep'ten ayırt edemeyeceğiz bir menü ve kebaptan sonra dondurmalı Halep tatlılarımız geliyor. Tam bu sırada doğumgünü marşı eşliğinde masaya pasta geliyor. Rehberimiz, Manisalı İş adamı Mustafa Özgür'ün yaş günü olduğunu söylüyor. Pasaportlardan doğum günlerine bakan Adil Bey'in Mustafa Özgür'e sürpriz yaş pastası hazırlaması mumları söndüren Mustafa Özgür'ü bir hayli mutlu etmiş. Gece Dedeman Oteli'nin Türk restoranında İstanbul'dan gelen piyanist Nevzat'ın söylediği birbirinden güzel parçalarla kutlamayı da tamamlıyoruz.

YARIN: SU DOLABI ŞEHRİ HAMA


kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ ASIR veya yeniasir.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Künye | Reklam | İletişim | Ayın Burcu | Önemli Telefonlar | Eczaneler