27 Temmuz 2011, Çarşamba

Geçmeyen ağrılara nöralterapi çözümü

Giriş tarihi : 26.07.2011 15.55 Güncelleme : 15.55   SARMAŞIK

Cilt altına verilen lokal anestezik madde, sinir ve damarlarda ağrıya neden olan bozulmuş fonksiyonların yeniden normale dönmesini ve ağrının tamamen ortadan kalkmasını sağlıyor. Uygulama ile vücut dengesine yeniden kavuşuyor ve şikayetler ortadan kalkıyor

Nöralterapi ile boyun ağrısı, sırt, baş ve bel ağrısı, migren, diz ağrıları, omuz, dirsek, el bileği ağrıları, sinir sıkışmaları, varis, lenf dolaşım bozukluğu, bağırsak rahatsızlıkları, hormonal dengesizlikler, huzursuz bacak sendromu gibi birçok rahatsızlık tedavi edilebiliyor


Modern tıbbın temellerine dayanan, tek başına ya da diğer tedavi metotlarıyla birlikte uygulanabilen nöralterapi; hücrelerdeki azalmış potansiyeli normale çıkararak sinir ve damarların tekrar normal fonksiyonlarını kazanması sağlayarak, başta diz, bel, boyun olmak üzere birçok ağrıyı ortadan kaldırıyor.

KANLANMAYI SAĞLIYOR

Uzmanlar, nöralterapi ile organların tekrar kanlamasını sağlayarak o bölgede iyileşme döneminin başlatıldığını ve vücudun kendi dengesini bularak şikayetlerin ortadan kalktığını belirtiyor. Uygulama ile boyun ağrısı, boyun fıtığı, boyun düzleşmesi, sırt, baş ve bel ağrısı, bel fıtığı, migren, kalça, diz ağrıları, spor yaralanmaları, omuz, dirsek, el bileği ağrıları, sinir sıkışmaları, varis, kırık komplikasyonları, lenf dolaşım bozukluğu, bağırsak rahatsızlıkları, hormonal dengesizlikler, huzursuz bacak sendromu, depresyon, adet düzensizlikleri, çene eklemi problemlerinin tedavi edilebildiğini belirtiyor.

DÜNYAYI 12 KEZ DOLAŞIR

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Ayşe Zeliha Kaya, nöralterapinin fiziksel, kimyasal, psikolojik, elektromanyetik sebeplerle vücutta meydana gelen organ fonksiyon bozukluklarının düzeltilmesini sağlayan bir tedavi metodu olduğunu söylüyor. Nöralterapinin, ağrı başta olmak üzere birçok durumda kullanılabildiğini ifade eden Kaya, nöralterapinin modern tıbbın temellerine dayanan tek başına ya da diğer tedavi metotlarıyla birlikte uygulanabilen düzenleyici bir metot olduğunu belirtiyor. Kaya, nöralterapide lokal anestezik maddeyi vücudun belirli noktalarına uygulayarak düzenleyici bir uyarı verildiğini anlatarak, vücudun iç ve dış değişikliklere uyum sağlayarak bir düzen içinde çalışmaya programlandığını dile getiriyor. Organizmanın bu düzeni, sinir sistemi aracılığıyla gerçekleştirdiğini belirten Kaya, "Vücudumuzun sinir sistemini uç uca eklediğiniz zaman dünyanın çevresini yaklaşık 12 defa dolaşacak uzunlukta 400-500 bin kilometrelik bir kablo oluşur" diyor.

VÜCUDU AĞ GİBİ SARIYOR

Dr. Kaya, sinir sisteminin vücudu ağ gibi sardığını ve hücreler arasında bilgi akışı sağlayarak organların çalışmasını düzenlediğini belirterek, "Bu bilgi akışı sayesinde nefes alırız, ısı dengemiz gerçekleşir, hormonal sistem dengededir, cinsel fonksiyonlar gerçekleşir, düşünür ve konuşuruz" diyor. Hücrelerin 40-90 mV'luk elektrik potansiyeline sahip olduğunu ve pil gibi çalıştığını dile getiren Kaya, çeşitli sebeplerle bu potansiyelde azalmalar meydana geldiğini ve böylece sinir sistemi aracılığıyla bilgi akışının sekteye uğradığını söylüyor. Normalde vücudun bu değişikliği düzelttiğini ve tekrar dengeli çalışmasına devam ettiğini belirten Dr. Kaya, "Ancak vücudun kapasitesini aşan veya sürekli devam eden bir uyarı gelirse vücut bununla baş edemez ve hücrelerin işlevlerinde aksama olur. Bu süreçte kişide
* Baş dönmesi,
* Halsizlik,
* Uykusuzluk,
* Tansiyon oynamaları,
* Dikkat eksikliği,
* Kas ağrıları,
* Gezen ağrılar
gibi şikayetler ortaya çıkar.
Kişi bu dönemde doktora gittiğinde bu belirtiler takibe alınır veya semptomlara yönelik ilaçlar verilir. Olay devam ederse sistem iflas eder ve hastalıklar ortaya çıkar. Nöralterapide ise sinir sistemindeki aşırı yüklenme tespit edilir ve kaynağı bertaraf edilerek kişideki şikayetler ortadan kaldırılır" diyor.

Sinir ve damarlar normal fonksiyonlarını yeniden kazanıyor
Vücuttaki sinirlerin, damarlar etrafında tüm hücrelere ulaştığını anlatan Dr. Kaya, damar etrafındaki sinir hücrelerinde meydana gelen potansiyel düşüklüğünün, sinir fonksiyonlarında aksama oluşturduğunu ve böylece ilgili damarda da fonksiyon bozukluğu meydana geldiğini söylüyor. Fonksiyonu bozulan damarın beslediği hücrelerde kan akımının azalıyor, kan akımı azalan bölgede oksijensiz bir ortam oluşuyor ve ödem gelişiyor. Böylece hücrenin hasarına kadar giden mekanizmalar devreye girerek hastalık oluşturuyor. Nöralterapi'nin hücredeki bu azalmış olan potansiyeli normale çıkararak sinirlerin ve damarların tekrar normal fonksiyonlarını kazanmasını sağladığını ifade eden Dr. Kaya, "Nörolterapi ile hücre ve organların tekrar kanlaması sağlanarak o bölgede iyileşme başlatılıyor ve vücut tekrar kendi dengesini bulduğu için şikayetler ortadan kalkıyor" diyor.

"Klasik tıpla çözmek mümkün değil"

Fonksiyonları bozulan sinirlerle damarların, vücutta geçirilmiş hastalık veya ameliyatlar sonrası biyolojik iyileşmesini tamamlamamış bölgeleri kapsadığını anlatan Dr. Kaya, bu durumu şöyle açıklıyor: "Bu bölgelerdeki hücrelerin potansiyelinde düşüklük vardır ve buralardan vücuda devamlı olumsuz ve düzensiz uyarı gelir. Diş tedavisinden sonra ortaya çıkan baş ağrıları, sezeryan sonrası ortaya çıkan bel ağrısı, baş ağrısı, doğum kontrol hapı kullanımından sonra ortaya çıkan migren şikayetleri, mide veya safra kesesi kaynaklı omuz sırt ağrıları gibi şikayetler vardır. Bunları klasik tıpla çözmek mümkün değil. Çünkü, migren için hep ilaç verilir ama kaynağı tam belli değildir ya da bir türlü geçmeyen diz ağrılarında hastanın filmine bakarsınız, ciddi bir patoloji yoktur ama hastanın ağrısı ilaca ve fizik tedaviye rağmen geçmez. Olay oradaki kanlanma problemi ise fizik tedavi ile şikayetler bir nebze azalır ama tam olarak ortadan kalkdırılamaz. Nöralterapide ise vücuttaki şikayetin esas kaynağı tespit edilir ve ona göre tedavi uygulanır. Böylece hasta avuç avuç ilaç almak zorunda kalmız ve sağlığına kavuşur."

Cilt altına anestezik madde veriliyor

Nöralterapi sinirlere değil, sinir ve damar dokusunun yüzeyselleştiği bölgelerde cilt altına yapılıyor. Lokal anestezik madde, vücudun belirli noktalarına uygulanarak düzenleyici bir uyarı veriliyor. Tedavide verilen lokal anestezikten ziyade uygulama yapılan yer önemli. Uygulamanın yan etkisi yok denecek kadar az. Olası en önemli yan etki alerji olarak gösteriliyor, ancak 1974'ten beri hiçbir alerji vakasına rastlanmadığı da vurgulanıyor. Daha önce rastlananların da ilacın konduğu şişenin ağzındaki plastik materyalden alerji geliştiği belirtiliyor.

Neler tedavi edilebiliyor?
Nöralterapi ile boyun ağrısı, boyun fıtığı, boyun düzleşmesi, sırt ağrısı, bel ağrısı, bel fıtığı, baş ağrısı, migren, kalça, diz ağrıları, spor yaralanmaları, omuz, dirsek, el bileği ağrıları, sinir sıkışmaları, varis, kırık komplikasyonları, lenf dolaşım bozukluğu, bağırsak rahatsızlıkları, hormonal dengesizlikler, bozucu alanlar, fibromyalji, kronik yorgunluk sendromu, huzursuz bacak sendromu, depresyon, adet düzensizlikleri, adet öncesi sendromu, çene eklemi problemleri tedavi edilebiliyor.


kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ ASIR veya yeniasir.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Künye | Reklam | İletişim | Ayın Burcu | Önemli Telefonlar | Eczaneler