02 Ekim 2012, Salı

Diyabet hastalarında ödem katarakt ameliyatına engel

Giriş tarihi : 01.10.2012 16.35 Güncelleme : 16.35   SARMAŞIK
Prof. Dr. Tansu Erakgün, "Katarakt ameliyati öncesinde hastanın görme merkezinde ödem olmadığından emin olunduktan sonra cerrahiye karar vermelidir. Görme merkezinde kanama ve ödem saptanan hastalarda ise, ameliyat öncesi bu durum mutlaka tedavi edilmelidir" diyor

Diyabeti olanlarda katarakt cerrahisi sonrasında diyabetin göze verdiği zararlarda artış olabileceğine, bunun görmeyi de tehdit edebileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Tansu Erakgün, "Diyabetli hastalarda katarakt ameliyatı normal kişilerden farklılık gösterir. Ameliyat öncesinde, görme merkezinde ödem olup olmadığından OCT ile emin olduktan sonra cerrahiye karar vermelidir" diyor. Ekol Kulak Burun Boğaz Hastanesi Göz Kliniği'nden Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tansu Erakgün, sorularımızı yanıtladı.
-Diyabetin göze zararları nelerdir?
Günümüzde diyabet (şeker hastalığı), 25-70 yaş arası yaş grubunda en sık körlük sebebi olarak karşımıza çıkmaktadır. Diyabet, böbrek ve beyinde olduğu gibi gözün çok ince damar sistemini bozmaktadır. Kontrolsüz diyabette, özellikle gözün makula (sarı nokta) denen görme merkezinde oluşturduğu sızıntı ve kanamalar sonucunda hastanın görmesi ani olarak ya da zamanla azalmaktadır. Bunun dışında diyabet hastalarında gözün yüzey hastalıkları, katarakt ve glokom (göz tansiyonu) daha sık ortaya çıkmaktadır. İleri diyabet komplikasyonlarına bağlı retina yırtıkları ve retina dekolmanına bağlı körlük görülebilmektedir.

KAN ŞEKERİ KONTROLÜ ŞART
-Diyabeti olan hastalarda katarakt cerrahisi riskli midir?

Çalışmalar, "fako" denilen modern dikişsiz katarakt cerrahisinin, gözünde diyabete bağlı sorunlar (başta kanamalar olmak üzere) gelişmemiş diyabet hastalarında, diyabeti olmayan sağlıklı kişilerle aynı oranda güvenli olduğunu göstermiştir. Ancak bu durumun tek şartı vardır: Kan şekerinin kontrol altında tutulması.
Kontrol altında tutulmayan şeker hastalığında, katarakt ameliyatı geçiren gözlerde diyabet komplikasyonları ve görme azalması riski daha fazladır. Görme merkezinde diyabete bağlı kanamalar ve ödem (kalınlaşma) olan kişilerde ise katarakt ameliyatı sonrası görme merkezindeki hasar kat kat artmaktadır.
Yani katarakt ameliyatı diyabete bağlı görme kaybını hızlandırabilmektedir. Bu hastalar tipik olarak ameliyattan sonra 1-2 hafta kadar iyi gördükten sonra zaten mevcut olan şekere bağlı görme merkezi ödemi (kalınlaşma) artmakta ve hasta hızla görmesini yitirmektedir. Bu duruma katarakt ameliyatının göz içinde oluşturduğu zorunlu iltihabi yanıt sebep olmaktadır. Bu tarz gelişen görme kayıpları tedaviye son derece dirençlidir.
-Diyabetli hastalarda katarakt ameliyatı stratejisi nasıl olmalıdır?
Katarakt teşhisi konan diyabet hastalarında mutlaka ayrıntılı bir retina muayenesi yapmak gereklidir. Bunun dışında göz doktorlarına yardımcı olan birtakım tetkikler vardır. Bunların başında gözdibi anjiyosu ve OCT denilen makula (görme merkezi) tomografisi gelmektedir.
Diyabet hastasında diyabete bağlı gözdibi kanaması yoksa, katarakt ameliyatı sonrası ilk sene için 3 ayda bir rutin retina kontrolü yeterlidir. Tomografide ve anjiyoda görme merkezinde kanama ve ödem saptanan hastalarda, ameliyat öncesi bu durum mutlaka tedavi edilmelidir.

HASTAYA ÖZEL TEDAVİ

Bugün için her hastanın durumuna özel tedavi seçenekleri mevcuttur. Kimi hastaya laser tedavisi yeterlidir, kimi hastaya göziçi ilaç uygulamaları gerekebilir, kimisine de ikisi birden uygulanmaktadır. Bu durum tedavi edilmeden uygulanan katarakt ameliyatı, durumu daha da kötüleştirmektedir.

AYDA BİR KONTROL
Diabete bağlı retina ödemi olan hastalarda katarakt ameliyatı sonrası kontroller ayda bir ya da iki ayda bir gibi sık aralıklarla yapılmalıdır. OCT (görme merkezi tomografisi) kullanılarak ödem artışı olup olmadığı araştırılmalıdır. Görme miktarında azalma ve görme merkezinde ödem artışı saptanırsa laser tedavisi ya da göziçi ilaç uygulamaları ile vakit kaybetmeden tedavi edilmelidir.

Erken tedavi çok önemli
-Hastanın katarakt ameliyatından beklentileri ne olmalıdır?

Diyabet hastaları ve dolayısıyla göz hekimleri, katarakt cerrahisi sonrasında diyabetin göz komplikasyonlarında artış olabileceğini, bunun görmeyi de tehdit edebileceğini unutmamalıdır. Göz hekimi, diyabetli hastalarda katarakt ameliyatının normal kişilerden farklılık gösterdiğinin bilincinde olmalıdır. Ameliyat öncesi görme merkezinde ödem olup olmadığından OCT ile emin olduktan sonra cerrahiye karar vermelidir. Gerektiği takdirde retinayı mümkün olduğunca tedavi ederek katarakt ameliyatına hazır hale getirmelidir. Cerrahi sonrası özellikle ilk 6 ay boyunca, sık aralarla kontrol yaparak diyabetin retina komplikasyonlarının gelişmediğinden emin olmalıdır. Görmeyi tehdit eden bir durumda ise erken tedavi etmeye yönelmelidir.

"Multifokal mercek tercih edilmemeli"
Diyabeti olan hastada katarakt cerrahisinin mümkün olduğunca az travma ile, göz dokularına zarar vermeden uygulanması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Tansu Erakgün, "Bu şekilde cerrahi sonrası gelişecek iltihabi reaksiyon en az düzeyde tutularak diyabetin göz komplikasyonlarının ilerlemesi önlenmelidir. Bu hastalarda göz içine konacak merceğin kalitesi iyi olmalı ancak multifokal mercek denilen ve bugünlerde moda olan hem uzağı hem yakını net görmeye yönelik mercek kullanılmamalıdır. Bu mercekler, gerektiği takdirde ameliyat sonrası laser tedavisini zorlaştırmaktadır" diyor.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ ASIR veya yeniasir.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Künye | Reklam | İletişim | Ayın Burcu | Önemli Telefonlar | Eczaneler