13 Nisan 2011, Çarşamba
Üç günü geçen ses kısıklığına dikkat
İletişim
SMS: fi yaz boşluk bırak mesajını yaz 4122'ye gönder. (1,60TL) MH:02165317373
Prof. Dr. Atilla Tekat: "Ses kısıklığı kesinlikle ihmal edilmemesi gereken bir bulgu. kendi kendine geçer diye beklememek gerekiyor. Yüzde 90'ı basit nedenlerden kaynaklanabileceği ve kendi kendine geçebileceği gibi, altında çok ciddi sorunlar da yatabilir."

Ses kısıklığının, üst solunum yolu enfeksiyonu gibi basit bir nedenden kaynaklanabileceği gibi ses telinin kendisinden gelişen kanserlerin de bu duruma neden olabileceğini dile getiren Prof. Dr. Atilla Tekat, "Bu nedenle hastaların üç günden fazla süren ses kısıklıklarında bir kulak burun boğaz hastalıkları uzmanına görünmelerini tavsiye ediyoruz. ses kısıklıklarının yüzde 90'ı için ciddi bir neden olmasa bile, önemli olan yüzde 10'luk kesimi kaçırmamaktır" diyor. Baş boyun bölgesi kanserlerinin erken tanısında iyileşme şansının oldukça yüksek olduğunu belirten Efes Kulak Burun Boğaz Dal Merkezi hekimlerinden Prof. Dr. Atilla Tekat'la ses kısıklığını ve nedenlerini konuştuk.
-Ses kısıklığı bir hastalık mı, yoksa hastalık habercisi midir?
Ses kısıklığı, burun tıkanıklığında olduğu gibi aslında bir bulgu. Hastanın bir şikayeti. Ses kısıklığını yapan bir sürü sebep var. Bunların araştırılması gerekiyor. Ses kısıklığı olan hastada sigara faktörü de varsa bakış açımız biraz değişiyor tabii ki.
-Ses kısıklığı ile kanser arasında nasıl bir ilişki var?

Ancak özellikle hastalarımız internete girdiği zaman en sık karşılarına çıkan neden kanser oluyor. İnternet pek çok bilgiye anında ulaşabileceğimiz bir kaynak ama aynı zamanda bir bilgi çöplüğü. Çok sık görülebilecek çok basit şeyler nedense dikkat çekmez ama en kötü, en uç şeyler dikkat çeker. Özellikle de onları okuduktan sonra gelen hastanın sorduğu ilk soru; "Kaç ay ömrüm kaldı?" sorusu oluyor. Çünkü en kötü şeyleri düşünmeye başladığında hasta demoralize vaziyette geliyor. Oysa ses kısıklığının altında, her bulguda olduğu gibi çok basit nedenler yatabileceği gibi çok ciddi nedenler de olabiliyor.


KANSER ŞÜPHESİ VARSA...
-Ses kısıklığının sebebi nasıl bulunur?

Muayene sırasında kullanılan endoskopik yöntemlerle tüm ses tellerini görme şansımız var. Ses teli üzerinde veya etrafında her türlü olumsuzluk net bir şekilde görülebiliyor.
Kanser şüphesi varsa kesin tanı biyopsi sonucunda belli olur. Raporda, "iyi huylu nodül" veya "polip" gibi bir sonuç gelirse zaten doku oradan alındığı için tedavi de bitmiş olur ama sonuç kanser şeklinde gelecek olursa, kanserin tuttuğu bölgeye ve yayılım durumuna göre cerrahi yönteme başvurulur. Seçilecek cerrahi yöntem, hastalığın ilerleme durumuna göre farklılık gösterir. Erken dönemde hastalıktan kurtulma ve iyileşme şansının da çok yüksek olduğunu hatırlatalım.
-Boğaz enfeksiyonları da ses kısıklığına yol açar mı?
Özellikle üst solunum yolu enfeksiyonlarında bazı tip virüsler, sadece bademcik ya da farenks dediğimiz bölgeyi değil, daha aşağıya doğru larenks dediğimiz ses tellerinin bulunduğu anatomik bölgeyi de tutabiliyor. Bu enfeksiyonlar sırasında o bölgede oluşan kızarıklık ve şişlik, ses kısıklığı ve sesle ilgili bozukluklara yol açabiliyor. En sık gördüğümüz sebeplerden biri bu.
-Ses kısıklığı bazı mesleklerde daha sık görülüyor değil mi?
Ses kısıklığı, sesin yoğun olarak kullanıldığı mesleklerde biraz daha ön plana çıkan bir bulgu. Öğretmenler, imamlar, seyyar satıcılar, televizyoncular, sanatçılar... Bu kişilerde özellikle sesi kötü kullanma varsa, bu şikayetleri de daha sık görüyoruz.

TÜMÖR OLUŞUMU
-Ses tellerinde tümör oluşumu nasıl fark ediliyor?

Ses tellerinin kendisinden gelişen, birtakım iyi huylu tümörler, yani orada sınırlı kalan ve büyümeyen başka bir yere sıçramayan tümörler gelişebilir. Ancak bunun yanı sıra özellikle sigara kullananlarda ya da reflusu olanlarda, ses tellerinin kenarlarındaki kabarıklıklar ve kanserin ön hücreleri şeklinde gelişen beyaz plaklar şeklindeki lezyon dediğimiz yaralar ya da kanser gelişimi de söz konusu olabiliyor. Bunların tamamının değerlendirilip, şüpheli bir durum varsa o bölgeden bir örnekleme alınması, yani biyopsi yapılması gerekir. Sonuca göre de hastanın tedavisi yönlendirilir.
-Ses tellerinden kaynaklanmayan ses kısıklıkları da görülebiliyor mu?

Ses tellerinin kendisine ait olmasa bile psikolojik birtakım bozukluklara bağlı sesin kötü kullanılması ve kötü çıkmasına sebep olabilecek durumlar söz konusu olabiliyor. Bunun altında bir sürü psikolojik neden yatabiliyor. Sesi kötü kullanmak da, ses kısıklığının yaygın nedenleri arasında yer alıyor.
-Sesi kötü kullanmak nedir? Sesi iyi kullanmak için ne yapılmalı?
Patlar tarzda konuşmamak önemli. Bir de konuşmanızı nefesiniz bitene kadar sürdürmemeniz gerekir. Konuşurken bir yüksek perdeye çıkıp, bir alçak perdeye inmek de sesin kötü kullanımıdır. Çok fazla bağırmadan konuşmak, arada ani çıkışlar yapmamak önemli. Tabii bu arada profesyonel olarak sesinizi kullanıyorsanız, solunum kaslarınızı, çene kaslarınızı göğüs kaslarınızı, diyaframınızı doğru kullanma konusunda bir eğitim almanız gerekiyor. Ses tellerinizi düzgün kullanabilmelisiniz ki sesinizi fazla zorlamayın.
-Ses kısıklığı kanserin ön habercisi ise, eşlik eden karakteristik bir bulgu oluyor mu?

Ses tellerinin tam kapanamadığını düşünecek olursanız, hasta su veya sıvı gıda aldığında bunların soluk borusuna kaçması gibi bir sıkıntı oluyor. Gıcık şeklinde, akciğerde bir şey varmış ve atmaya çalışıyormuş gibi gelen bir öksürük de belirtilerden bir tanesi.
Kanser ilerlemiş ve yemek borusunun başlangıç bölümünü tutmuşsa, yutma esnasında ağrılar ya da yemeğin takılması gibi bulgular da eşlik edebiliyor. Bunların yanı sıra genel kanser bulgularında olduğu gibi bu tür kanserlerde de kilo kaybı, iştahsızlık gibi bulgular da genel tabloya eşlik edebiliyor.
-Nodül oluşumunun tek belirtisi ses kısıklığı mıdır?
Gıcık yeklinde öksürük de nodül belirtisi olabilir. Zaten sesin bozulması, özellikle sanatçılarda çok çabuk fark edilir. Sesin çatallaşması ve ses kalitesinin bozulması da uyarıcı bir bulgudur.



Künye | Reklam | İletişim | Ayın Burcu | Önemli Telefonlar | Eczaneler