tümü
Özgün Öztürk - Diğer Yazıları
- İletişim
- SMS: oz yaz boşluk bırak mesajını yaz 4122'ye gönder. (1,60TL) MH:02165317373
Daha önce de dedim, hakimler ve savcılar tarafından dikkate alınana kadar da demeye devam edeceğim. Amerika'yı yeniden keşfetmeye gerek yok. FBI araştırmış ve tüm suçluların çocukluğunda hayvana şiddetle sabıkalarına başladıklarını ispatlamış. Bir diğer bakış açısıyla çocukların ve yetişkinlerin hayvana şiddetini önlediğinizde çocuklara ve yetişkinlere işlenecek suçları da engellemiş olursunuz aslında.
Geçen hafta da faydalandığım çarpıcı araştırmasından bir bölümle sözü sevgili dostum İstanbul Barosu Hayvan Hakları Komisyonu Başkan Yardımcısı Avukat Deniz Tavşancıl Kalafatoğlu'na bırakıyorum:
"Size çocuk ve hayvan tacizinin, esasında birbiri içine geçmiş ruhsal rahatsızlık olduğunu bilimsel verilerle anlatmak istiyorum.
Zoofili: Hayvan seviciliğini,
Bestiyalite: Zoofilinin ötesinde hayvanlarla cinsel ilişkide bulunmayı,
Pedofili ise: Yetişkin bir bireyin ergenlik öncesi yaştaki çocuklarla cinsel eylemler içine girmesini ifade eder ki bir tür sapkınlıktır.
Kabul edilen gerçek; hayvana karşı yapılan eziyet ve işkencenin, şiddet ve anti sosyal hareketlerle ilişkili olduğudur. Hayvana karşı yapılan eziyet, genelde saldırı, uyuşturucu bağlamlı suçlar, tecavüz, seks suçları, hırsızlık ve kundakçılık dahil gayri yasal davranışlarla birlikte meydana gelir.
Hayvana eziyet, özellikle de evcil hayvana karşı eziyet, yakın eşe karşı, aile içi şiddet bağlamında da oransızca meydana gelme eğilimindedir. Özellikle şiddet gören bir ailede yetişen çocuk, ebeveyni model alacak ve bu gücü hayvanlar üzerinde deneyecektir.
Hayvanların, insanlar tarafından cinsel amaçlı kullanımları, binlerce yıllık bir geçmişe sahiptir. Bu davranışlar, insanlar tarafından çeşitli nedenlerle kınanmıştır. Genellikle dinsel nedenlerle veya ahlaki açıdan, ama aynı zamanda basitçe insanların aklına hayvanlara karşı cinsel ilgi duyan insanlar geldiğinde, tiksindirici bulunmuştur.
Her nedense, günümüz modern zamanında birçok şey açıkça konuşulabiliyorken, hayvan tecavüzü- tacizi, son kalan tabu olarak yerini korumaktadır.
İster pedofili olsun, ister bestiyalite; sağlıklı bir beynin ve sağlıklı bir ruhun kabul etmek istemeyeceği gerçekleri içerir. Özellikle ülkemizde uzun yıllardır, üzerleri farklı nedenlerle örtülmektedir. Sonuçta da işlenen suçlar, korkunç sayılara ulaşmıştır. Biri, cinsel ihtiyaç adı altında kanıksatılmaya çalışılmakta, diğerinde ise aile içi durumun saklanması gerekliliği inancı ile hasıraltı edilmektedir.
Toplumumuzun tuhaf adlandırılabilecek iki yüzlü bir namus ve ayıp anlayışı vardır. Başkaları duymadığı ve bilmediği müddetçe, yapılan hiçbir şey ayıp olarak kabul edilmez."
Namus? Ya da namussuzluk?
Nokta.