Sürpriz film diye ben buna derim. Onca patırtı gürültü arasında sessiz sedasız vizyona giren "Başka Dilde Aşk" beklenenden çok daha fazla ses getirecek bir çalışma. Bir çağrı merkezinde çalışan Zeynep ve doğuştan işitme engelli olan Onur'un ilişkisini konu alan film hüznün ve komedinin harmanlandığı sımsıcak bir aşk filmi.
Onur'un hayatı kürek takımından arkadaşı Vedat'ın doğum günü partisinde Zeynep'le tanışmasıyla değişir. Gürültülü bir barda hiç konuşmadan geçen gecenin sonunda Zeynep, Onur'un işitme engelli olduğunu öğrenir. Bir çağrı merkezinde çalışan Zeynep'in hem işi hem de ailesiyle çeşitli sorunları bulunmaktadır. Zeynep, yaşadığı çevreyi sorgularken
birazda bilmediği bir dünyanın meraklıyla unuttuğu ceketini bahane ederek Onur'u görmeye gider. Bütün gün telefonda tanımadığı insanlarla konuşmak zorunda kalan Zeynep, konuşmadan anlaşabildiği Onur'la huzur bulacağına inanır.
ARKADAŞ GRUBU
Hayatın hızı, değişen yaşam koşulları nedeniyle insanların birbirinden uzaklaştığı, giderek daha da yalnızlaştığı, iletişimin adeta msn, sms gibi yollara indirgendiği günümüzde herkes kendi dünyasında yaşar oldu. Ev, işyeri, küçük bir arkadaş grubu, fakat internet ve facebook ile büyük bir sosyal grup kuran günümüz insanı, aslında kendi küçük adasını oluşturuyor. Bilmediğimiz sular, tanımadığınız insanlar korku veriyor. Hele bir de özel ilişkiye girilecekse her türlü hesap yapılıyor. Belki de bu yüzdendir sevgiler samimiyetsiz, aşklar eski aşklar gibi değil.
HAYAT KORKAĞI
Tüm bu nedenlerden dolayı Onur ve Zeynep'in ilişkisinden öğreneceğimiz çok şey var. İşitme engelli Onur, hiçbir fiziksel engeli olmayan fakat hayat korkağı insanlardan daha fazla çabalayarak, bizlere yaşamanın aslında ne kadar değerli olduğunu gösteriyor. Ya Zeynep? Bütün gün tanımadığı insanlarla çağrı merkezinde konuşan ve işinde mutsuz olan Zeynep hiç konuşmadan da anlaşabildiği ilişkisinde mutluluğu yakalıyor. Demek ki konuşmak her şey demek değil. İnsanlar kelimeler olmadan da iletişim kurabiliyor. Yeter ki iletişime açık olalım.
ŞİİRSEL ANLATIM
Aşkın kendine has dilini şiirsel bir anlatımla ele alan filmde en önemli olan şeyin sevgi ve güven olduğunun altı çiziliyor. Korkularımızın, ezberletilmiş yanlış doğruların hayatımızı nasıl etkilediğini gösteriyor. İlk başta herkes için bir nevi eğlence gözüyle bakılan Onur-Zeynep ilişkisi zamanla ciddiyete binince tepki görmeye başlıyor. Özrü olmayan bir genç kız nasıl olur da özürlü bir delikanlıyı sevebilir. Ama unutulmaması gereken bir şey var ki, "Gerçek aşk koşulsuz olan" dır. Başrolünde özürlü bir kahraman olmasına rağmen "Başka Dilde Aşk" seyirciyle öyle bir sıcak bir bağ kuruyor ki bir süre sonra Onur'un fiziksel durumunu unutuyorsunuz. Kuşkusuz bunda yönetmen İlksen Başarır'ın duygu sömürüsünden itinayla kaçmış olması büyük bir rol oynuyor. İlk filmiyle sinemaya iyi bir başlangıç yapan Başarır'ın kumaşında sinemacılık var. Kendinden emin bir şekilde hikayesini anlatan yönetmen, "Hayk Kirakosyan"ın şahane kareleriyle de inandırıcı bir şekilde filmin atmosferini yaratıyor. Ayrıca filmde öyle büyük sözler, "Issız Adam/Issız Kadın" durumları, ağır arabesk bir aşk yok. (Cihangir Cumhuriyeti de yok) Samimi, gerçek bir sevgi, yaşayan, içine adeta ruh üflenmiş karakterler var.
OYUNCU KİMYASI
"Başka Dilde Aşk" en büyük artılarından biri de Mert Fırat ve Saadet Işıl Aksoy gibi iki yetenekli genç oyuncu. Onur rolünde Mert Fırat sade ama bir o kadar etkili oyunuyla filmi olduğu gibi sırtlanıyor. Saadet Işıl Aksoy da, Zeynep karakterini öyle ince ayrıntılarla yorumluyor ki hayran olmamak elde değil. Genç oyuncu bence Yumurta ile başladığı oyunculuk kariyerine emin adımlarla devam ediyor. "Başka Dilde Aşk" bu yıldan geriye kalacak son güzelliklerden birisi. Kaçırmayın.
İyi seyirler.
Haftanın Filmi
Avatar
Filmin hik22. yüzyılda, Pandora adlı bir uyduda geçer. Bir gaz devinin yörüngesinde dönen Pandora, on ayak uzunluğunda, mavi insansı görünümlü, kabile kültürünü benimsemiş, saldırıya uğramadıkları sürece barışçıl olan Na'vi halkına ev ahipliği yapmaktadır. İnsanlar, Pandora'nın havasını solunamadıkları için, akıl bağlantısı aracılığıyla kontrol edilebilen insan ve Na'vi karışımı Avatarlar üretirler. Felç olan Deniz Piyadeleri mensubu Jake Sully bir Avatar olarak Pandora'da yaşamaya gönüllü olur. Bir Na'vi prensesine aşık olan Sully, kendisini Pandora'yı gün geçtikçe tüketen insan ordusu ile Na'vi halkının arasındaki çatışmanın ortasında bulur. Heyecanla beklenen "Avatar"ın yönetmeni "Titanic" ile Oscar'a boğulan James Cameron. Filmi üç boyutlu izlemenizi tavsiye ederim.