tümü
Yücel Öziçer - Diğer Yazıları
- İletişim
- SMS: ye yaz boşluk bırak mesajını yaz 4122'ye gönder. (1,60TL) MH:02165317373
Önce Melek Yargıcı'nın fotoğrafları düştü gazetelere.
İstanbul Tarlabaşı'nda yaşadığı evden bir görüntü ile..
Yerde oturmuş. Sağı solu sigara izmaritleri ve bira kutularıyla dolu. Saçı başı dağılmış... Beti benzi atmış...
Mankenlik günlerine rahmet okutan bir perişanlık hali.
"Aşkta ve işte hayal kırıklığına uğradığı için kendisini alkole verdi" denilmiş haberde. Daha önce de defalarca yapıldığı gibi...
Alkollü iken ağzına mikrofon, gözüne kamera dayayan da çok oluyor.
Bu hafta da Özlem Savaş vardı magazin manşetlerinde. Katıldığı bir yaşgünü partisinde şarap kadehlerini birbiri ardına devirince rezalet çıkardığı, mekandan kapı dışarı edildiği yazıldı. Sokakta kaldırım üzerine çökmüş uygunsuz pozları süsledi haberleri!
Oysa ki bu iki kadının da ciddi alkol problemi olduğu malum. Ya da en azından ben haberci olarak biliyorum. Her ikisinin de illetten kurtulmak için ciddi çabaları var.
Melek Yargıcı bir hastanede tedavi olduktan sonra "temiz"lenmiş halinin sevincini televizyon programlarında paylaşmıştı. Aynı dertten muzdariplere belki yol gösterir diye...
Özlem Savaş da öyle... O da doktor elinde şifayı bir kez değil, defalarca aradı. Bunu da gizlemedi. Açık yüreklilikle herkesle paylaştı.
Belli ki ikisi de denemelerinde henüz başarılı olamadı. Onları bu şekilde deşifre etmenin, düşene bir tekme vurmaktan ne farkı var? Zaten zor olan bir hayatı yaşayan iki genç insanı ve yakınlarını üzmenin adı habercilik olamaz. Bu durumda empati yapmak da hiç zor değil. Üstelik hayat bu; kime ne getireceği, ne yaşatacağı sürprizlere açık.
Sen çok yaşa
72 yaşındaki keman üstadı Farid Farjad geçtiğimiz perşembe akşamı İsmet İnönü Sanat Merkezi'nde konser verdi. Farjad hayranı kuzen Murat mest olduğu geceyi bakın nasıl özetledi; "Sahneye çıktı, selamını verdi, sonra eğdi başını kemanının üzerine sanki ona bir şeyler söyledi ve sonra keman ona cevap verdi. Keşke duymasaydım.. Kulaklarımı kapamak istedim yapamadım.. Ben işte orada gördüm canı yanmış bir keman sesinin ne olduğunu. Elleriyle kemanı daha bir sıktı teskin etmek ister gibi, ama keman daha çok bağırdı. Kemanın yayı telleri üzerinde gezdi, ama sanki ses kalbimden geldi, her gezdiği yerde izi kaldı yayın. Her geçtiğinde aynı yerden daha bir acıdı. Kemanın sesi fazla yaşatmazmış sahibini derler ya, inadına sen çok yaşa üstad.."