04 Şubat 2010, Perşembe
yeniasır
Kahramanmaraş
Kahramanmaraş
35/55°C
Lig zorlaşıyor
Aliağa Petkim-Darüşşafaka maçını televizyondan izlerken aklıma gelen başlığı kullandım bu hafta. Takımlar kümede kalma olsun, Play-Off'a girme mücadelesi olsun, ligin sonuna yaklaşıldıkca iyice sertleşmiş durumda. Daçka düşme adına son şanslarını oynamakta. Haliyle eksik yakaladığı Aliağa'yı yenerek umut tazeledi. Dışarıda kazanamayan Aliağa ise evinde kazanmaya devam etmesi lazım. Çünkü hehlike henüz geçmiş değil. Ayrıca zor birkaç hafta onları bekliyor.
Pınar KSK ise her zaman söylediğim gibi disiplinden kopmadan oynadığı Oyak Renault maçını seyircinin de devreye girmesiyle 4. çeyrek sonlarında yakaladığı ivme ile kazandı. Maç içinde sırasıyla değişik oyuncular önemli katkılar verdi. Ama en önemli katkıyı bana göre son çeyrekte Valentin Pastal koydu. Son bölümün sonlarında adeta Oyak Renault'nun birinci skoreri Famutimi'ye çemberi göstermedi. Valentin'i bu perfonmansından dolayı kutlamak lazım. Yeni gelen oyun kurucunun kumaşı ve tecrübesi iyi. Zaten Avrupa'nın önemli liglerinde oynamış bir oyuncu. Tek handikapı zamana ihtiyacı olması....
Bornova uzun süre önde götürdüğü maçı kazanamadı. Tofaş'ın tehlike sınırında olması son maçlarını kayıpla geçmeleri Tofaş açısından bu maçın önemini artırdı.. Maçdaki en kritik yüzde, 23 ile atılan üçlük yüzdesinde olmuş. Ayrıca kaçırılan 8 faul atışını da unutmamak lazım. İki sayı farkla biten bir maçta, verilen 7 tane hücum ribaundu, maçın kaybedilmesinde önemli faktör olmuş. Bornova'nın asıl talihsizliği ise Cüneyt Erden'in omuzundaki sakatlık. Bu kadar olumsuz koşullar altında bile Bornova'nın kazanma adına her şeyi yaptığını belirtmeliyiz...

Bir basketbol hikayesi
Sene 1994. Yine 1. Lig kulübünün genç takımı, İstanbul'a gitmek için santral garajda, bilette gösterilen peronda otobüs beklemektedir. Takım İstanbul'a gidecektir. Fakat yine aynı otobüs firmasına ait bir başka otobüs de yola çıkmak üzere hazırlık yapmakdadır. O otobüsün kara yağız muavini başına geleceklerden habersiz ağzında sigarası işini yaparken, bizim takımın antrenörünün gözüne takılır. Fiziği son derece sert ve uzun olan muavine, "Yaşın kaç" diye sorar.. Muavinin yaşının daha genç takıma uydugunu öğrenince hayrete kapılan antrenör, bu sefer "Basketbol oynamak istermisin?" der. "Evet" yanıtını aldıktan sonra kartını verir ve kulübe davet eder. Alt yapılarda az oynamanın sıkıntısını zaman zaman çekse de bir çok 1. lig takımının formasını giyen ve hala oynamakta olan o muavin, kulübe ilk geldiği gün sigarayı da bırakmıştır...

Künye | Reklam | İletişim | Ayın Burcu | Önemli Telefonlar | Eczaneler