22 Ağustos 2009, Cumartesi
yeniasır
Kahramanmaraş
Kahramanmaraş
35/55°C
İzmir kayığı da neymiş?
İletişim
SMS: ay yaz boşluk bırak mesajını yaz 4122'ye gönder. (1,60TL) MH:02165317373
İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin 2005 yılında yaptırdığı 12 İzmir kayığından beşi karada çürümeye terk edilmiş!
Ne bekliyordunuz? Olacağına bakın.
Sanki denizdeki yedi kayığın durumları pek mi iyi? Kim görüyor, kim biliyor, hangi İzmirli yararlanıyor onlardan?
İzmir kayıklarının kıymetini bilmek için İzmir aşığı olmak lazım. Büyükşehir Belediyesi'nden bu duyarlılığı boşuna beklemeyin.
Adamlar dönmüşler körfeze popolarını. Körfez yeniden b.k çukuru oluyor, ceset gibi kokuyor ama oralı değiller.
Taş devrinden kalma körfez vapurlarının hali malum. Hala ihale açacaklar da yaptıracaklar. Deniz otobüsü, sürat feribotu nedir bilmiyorlar, deniz taksilerinden haberleri yok.
İzmir kayığının önemini ve değerini nerden bilecekler?
Üçkuyular'da İzmir Ticaret Odası öncülüğünde yapılacak "Cruise Limanı"nı bile angarya görüyorlar. Gemi turizminden, gemi ile gelen turistin öneminden bihaberler.
Marina nedir, yelken sporu nedir anlamıyorlar.
Yüzde 56 oyla seçildiler ya, yanlarına kimsecikleri yaklaştırmıyorlar.
Konak Pier'de İzmir'in marina gereksinimini vurgulamak ve İzmirli gençlere yelken sporunu sevdirmek amacıyla bir fotoğraf sergisi açılmış.
Son yıllarda katıldığı ulusal ve uluslararası yarışmalarda pek çok başarıya imza atan "Drakula Yelkenlisi Yarış Ekibi"nin lideri sanayici Ramazan Karakundakoğlu'nun tablo güzelliğindeki 50 fotoğrafının yer aldığı serginin tüm geliri yelken sporunun gelişimi için kullanılacakmış.
Sergi 30 Ağustos'a kadar açık. Bunu duydular mı acaba?
Partili-partisiz herkes şimdiden birbirine "Bu adamları daha 4.5 yıl nasıl çekeceğiz?" diye soruyor.
Moraliniz bozulacak ama, Metro ve Aliağa-Menderes hızlı tren projelerinin de birkaç yıl içinde gerçekleşmelerini boşuna beklemeyin.
Sözün özü, yazık oluyor İzmirli'ye ve bu güzelim şehre.

Kulaklarımızın pası silindi
Bütün gazeteler, Emel Sayın-Ferhat Göçer konserlerinin doyumsuzluğundan söz ediyor. Ya televizyon programlarının güzelliği neydi?
Emel Sayın'ınki "Konuk Sanatçı"lık falan değildi.
Müthişti.
Televiyonlarda son zamanların en güzel, en düzeyli Türk Sanat Müziği konseriydi.
Sevgili karım Kuşadası'ndan telefon edip de ne yaptığımı sormasa kaçıracaktım.
- Şöyle uzanarak, Sarah Brightman'nın DVD'sini izliyorum.
- Sarah'ı bırak, Emel'i aç. Ferhat Göçer'in "Biri Bana Gelsin" programını kaçırma. Emel'i çok seversin. Bir de bol buzlu viski koy kendine!
Gerçekten de Emel Sayın denilince akar sular durur. Ailece hayranıyız çünkü.
Karımın dediklerini yaptım ve taaa 30-40 yıl öncesine gittim.
Yeni Asır'ın "Yılbaşı" ekinde yıldızlar falı verecektik. 1969 yılında neler olacağını ünlü yıldızlara sormuştuk.
Bunlardan biri de Emel Sayın'dı. Onu ilk kez o zaman tanımış, hayran kalmıştım.
Fuar Lunapark'taki, Dalyan'daki konserlerini de hiç unutmam.
Hep, "Emel olsun, çamurdan olsun" derdim.
Ferhat Göçer'in programında dört saatin nasıl geçtiğini doğrusu anlayamadım. Emel, rahmetli Safiye Ayla'nın meşhur ettiği "Çile Bülbülüm" şarkısıyla final yaparken de aynı sözü tekrarladım.
"Emel olsun..."
Aynı gece bir başka kanalda İbrahim Tatlıses'in "İbo Show"u vardı. TRT-1'de ise müzik programı Akşam Sefası.
Emel Sayın farklıydı.
Show TV bu programı tekrarlamalıdır.

KILÇIK
İnsanlar köprü kuracakları yerde, duvar ördükleri için yalnız kalırlar.

Künye | Reklam | İletişim | Ayın Burcu | Önemli Telefonlar | Eczaneler