02 Ekim 2009, Cuma
Engelliye vergi indirimi ve erken emeklilik-2
Salı günkü yazımızda engelli sigortalılarımızın vergi indiriminden yararlanma koşullarını ve emeklilik açısından sağladıkları avantajları anlatmıştık. Ayrıca, bu avantajlarla ilgili yasal düzenlemeleri tarihsel süreç içerisinde açıklamaya başlamıştık.
6 Ağustos 2003 tarih ve 4 bin 958 Sayılı Kanun'un öncesinde engelli vergi indiriminden yararlananlar arasında, engellilik derecesi açısından bir ayrım yoktu. Engelli derecesinin yüzde 40 ve üzerinde olması halinde, vergi indirimi başlıyor ve emeklilik için 15 yıllık sigortalılık süresi ile 3 bin 600 gün yeterli oluyordu. Ancak 4 bin 958 Sayılı Kanun ile değişikliğe gidildi. Bir kere, vergi indirimine esas alınan engellik derecesi önem kazandı. I, II ve III. derece engelli vergi indiriminden yararlananların emeklilik koşulları farklılaştırıldı. Bu farklılığa giderken, I. derece engelli vergi indiriminden yararlananlar için 15 yıl 3 bin 600 günden emeklilik koşulu korundu. Fakat II ve III. derece engelli vergi indiriminden yararlananların, emekliliklerinde gereken hizmet süresi ile prim ödeme gün sayısında bir miktar artış oldu. Ayrıca eski sigortalıların kazanılmış haklarının korunması için de sigortalılık tescil tarihine göre bir kademeli geçiş sistemi kuruldu.

İSTATİSTİKLERE GÖRE
Önceki yazımızda, I ve II. derecede engelli vergi indiriminden yararlananların yeni emeklilik koşulları ile kademeli geçiş sistemini anlatmıştık. Bu gün de III. derece engelli vergi indiriminden yararlananların emeklilik koşullarını açıklayacağız. Bu kapsama, engel oranı yüzde 40 ile yüzde 59 arasında olanlar giriyor. Vergi indiriminden yararlananların büyük kısmını da engel derecesi bu sınırlarda kalanlar oluşturuyor. Gelir İdaresi Başkanlığı'nın istatistiklerine göre, 1981-2008 devresinde 293 bin 521 kişiye çalışma gücü kayıp oranı verilmiş. Bunlardan 107 bin 163 kişi engel oranı yüzde 40'ın altında kaldığı için indirimden yararlanamamış. İndirimden yararlanan 186 bin 358 kişiden 117 bin 537'sinin çalışma gücü kayıp oranı yüzde 40-59 arasında. Dolayısıyla 4 bin 958 Sayılı Kanun ile emeklilik koşullarında yapılan değişikliğin engelli vergi indiriminden yararlananların büyük kısmını ilgilendirdiğini söyleyebiliriz.
III. derece engelli vergi indiriminden yararlananların da 6 Ağustos 1991 tarihinden önce sigortalı olmaları halinde, kazanılmış hakları korunuyor. Onlar eskiden olduğu gibi, 15 yıl sigortalılık süresi ve 3 bin 600 gün şartını yerine getirmeleri halinde hemen emekli olabilirler. Bu tarihten sonra sigortalı olanlarda ise kanunda yer alan kademeli geçiş sistemine göre;
* 7 Ağustos 1991-6 Ağustos 1994 devresi sigortalı olanlar 16 yıl, 3 bin 760 gün,
* 7 Ağustos 1994-6 Ağustos 1997 devresi sigortalı olanlar 17 yıl, 3 bin 920 gün,
* 7 Ağustos 1997-6 Ağustos 2000 devresi sigortalı olanlar 18 yıl, 4 bin 80 gün,
* 7 Ağustos 2000-6 Ağ3ustos 2003 devresi sigortalı olanlar 19 yıl, 4 bin 240 gün,
* 6 Ağustos 2003-30 Eylül 2008 devresi sigortalı olanlar 20 yıl, 4 bin 400 gün şartı aranıyor.

Başvurular ne zaman ve nereye yapılmalı?
Engellik vergi indiriminden yararlanmak isteyenlerin dikkat etmesi gereken bazı hususlar var. Bunların başında, vergi indirim başvurusunun ne zaman ve nereye yapılacağı geliyor. Bu indirim sayesinde erken emekli olabilmek için, önce vergi indirim talebinde bulunup, çalışma gücü kayıp oranının tespit edilmesi gerekiyor. Diğer ifadeyle, engelli vergi indiriminden fiilen yararlanmak şart. Engellilik hali mevcut olmakla birlikte indirim başvurusu geç yapılmış ya da engellilik sonradan meydana gelmiş olabilir. Önceki çalışmalarınızın vergi indiriminden yararlanmadan gerçekleşmiş olması sonucu değiştirmiyor. Ancak bu statüde en az bir gün dahi olsa çalışmanız gerekiyor. Vergi indirim başvurusu da SGK'ya değil, illerde Defterdarlık Gelir Müdürlüğü'ne, bağımsız vergi dairesi bulunan ilçelerde Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne ve diğer ilçelerde Mal Müdürlüğü'ne yapılmalı.

Sevk ve rapor işlemleri
Müdürlükler, başvuruyu alınca sigortalıyı bu raporları vermeye yetkili en yakın devlet hastanesine sevk ediyor. Hastaneden verilen sağlık kurulu raporu doğrudan işleme alınmayıp Maliye Bakanlığı'nda da ayrıca onaya tabi oluyor. Sigortalılarımızın en çok yaptığı hatalardan birisi de işe giriş sağlık raporlarını ya da çeşitli amaçlarla aldıkları raporların yeterli olmalarını sanmaları. Oysa vergi indirimi için alınan rapor farklı. Yine engelli vergi indirimi için alınan çalışma gücü kayıp oranları ile SGK'ya yapılan maluliyet başvurularında verilen malullük raporlarının oranları da farklı olabiliyor. Örneğin geçtiğimiz günlerde bir okurumuzun sakatlık vergi indirim raporunda çalışma gücü kayıp oranı yüzde 62. İkinci derece indirimden yararlanıyor. Ancak SGK'ya başvurusu üzerine düzenlenen maluliyet raporunda çalışma gücü kayıp oranı yüzde 58 geldi. Sonuca itiraz etmek durumunda kaldı. Demek ki, oran tespiti yapan kurumlar farklı olduğu için farklı ölçüler uygulanıyor.

Künye | Reklam | İletişim | Ayın Burcu | Önemli Telefonlar | Eczaneler