14 Haziran 2012, Perşembe
AMK: açık, mert, korkusuz(!)gazetecilik
AMK adlı spor gazetesi gündemin üstüne tüy dikti.
Birçok kadın köşe yazarı bu isimde bir gazete çıkmasını protesto etti. En son MEDİZ (Kadınlar Medya İzleme Grubu) bir boykot başlattı.
Sonuna dek haklılar.
Gazeteyi çıkartanlar "Biz aslında kadınları kastetmiyoruz, aslında şuna çakıyoruz, buradan bilmem n'apıyoruz" diye kendilerini savunuyorlar ama olay o kadar basit değil.
"Amk", gündelik hayatta -kelime anlamını fazla düşünmeksizin- hem kadınlar hem de erkekler tarafından çok kullanılıyor olsa da, bir gazete adı olarak ortaya çıktığında işin rengi değişir.
Bir kere, küfür olayına nasıl baktığıma açıklık getireyim. Yaratıcı/mizah içeren küfürleri, şiir gibi küfredenler (yani, söven) insanları severim. Sonuçta, dingili kırık bir dünyada yaşıyoruz. Bu kadar adaletsizlik karşısında aşırı terbiyeli takılmaya hiç gerek yok.

SORUN İÇERİKTE

(Bizde) Ağızlara sakız olmuş tüm küfürler kadın bedenini, cinsel birleşmeyi ve farklı cinsel tercihleri aşağılayan türden.
Ha diyeceksiniz ki, başka dillerde durum farklı mı? Misal, İngilizce'de. Yoo. Orada da f*uck aşağı, f*ck yukarı. Hem de öyle böyle değil. Yıllar önce bir kontakt lens kursu için 1 aylığına Şikago'ya gitmiştim ve hayatımın kültürel şokunu yaşamıştım. Bilen bilir, Amerikalılar iş hayatında çok formaldir. Özellikle kadınlar. Tayyörler, makyaj, şık saçlar... Gıcır gıcır bir görüntü verirler. Bizim kursta da öyleydi. Ama bu şık şıkıdım kadınlar hiç durmadan f*ck you şeklinde takılıyorlardı. İnsanı hakikaten irkiltiyor bu durum. Bizde, bir iş toplantısında bir kadının "s*ktir" dediğini duysanız ne hissedersiniz, düşünün. ABD'de ise bu sözcük kadının erkeğin, herkesin ağzında sakız.
Ama İngilizcede yaratıcı/mizah içerikli küfür de çok. Kadın bedenini aşağılayan yığınla sözcüğün yanında, erkek bedenini de aşağılayan bir sürü küfür var. Yani, hiç olmazsa bir denge kurulmuş, bir çeşit demokratik zemin var.
Bizde ise, aman ha! Erkek bedenini, erkek cinsel organını ti'yer alan tek bir küfür sözcüğü bulamazsınız. Varsa da kullanılmaz. Tabudur.
Başta da dediğim gibi, sövgü/küfür sözcükleri yaratıcılık ve zeka ister.
Sen düzene başkaldırıyorum diye tutup kadınları fena halde aşağılayan bir kelimeyi gazete adı yapıyorsan, düzene kafa tuttuğun konusunda fena halde hayal görüyorsun demektir.
Şayet erkek cinsel organını ti'ye alan bir sözcükle çıksaydın karşımıza, o zaman şapka çıkarırdık bak.
Çünkü kadınların bunca eziyet gördüğü, dövüldüğü, sakatlandığı, tecavüze uğradığı, öldürüldüğü bir ülkede, muhalif olmak ve bu düzene kafa tutmak adına öyle bir sözcük işe yarayabilirdi.
Ama nerede o mizah anlayışı, nerede o yürek?

SELÜLİT GAZETECİLİĞİ

Kadın bedenine saldırıların sonu yok.
Deniz mevsimi açıldı ya, selülit gazeteciliği dönemi de başladı. Hangi gazeteyi açsanız şunun selülitleri, bunun kırışıkları, ötekinin sarkıklıkları...
Okurları çok ki herhalde, bu tür haberlerin(!) ardı arkası kesilmiyor. En son Madonna'nın kollarını bile zumlamışlar.
Hiçbir dönemde erkek milleti bu kadar cahilleşmemiş, bu kadar ruhsuzlaşmamıştı bu ülkede.
Ve hiçbir dönemde kadınlar bu denli aşağılanmamıştı.
Öyle bir boktan dönemde yaşıyoruz ki, bir kadının gülüşü/sıcaklığı/ruhu/sevecenliği hiçbir şey ifade etmiyor bu naylon erkeklere.
Öte yandan, zaten kadınlarda da gülüş/sıcaklık/sevecenlik kalmadı. Bu kadar hor görülmeye, bu kadar sevilmemeye "gerçek kadın" mı kalır ortalıkta?



Künye | Reklam | İletişim | Ayın Burcu | Önemli Telefonlar | Eczaneler