| Şampiyonluğun öyküsü |
1 I 2 I 3 I 4 I 5 I 6 I 7 I 8 9 I 10 I 11 I 12 I 13 I 14 15 I 16 I 17 I 18 I 19 I |
Tırmanış durduEleme Grubu'nda iyi bir çıkış yapan Göztepe, Klasman Grubu'nda taraftarlarına hayal kırıklığı yaşatıyordu. Teknik Direktör Giray Bulak'la taraftarlar arasında sorunlar çıkmaya başlamıştı Kongreden önceki Göztepe 8 maçta 1 galibiyet, 1 beraberlik ve 6 yenilgi almış 6 gol atıp kalesinde 18 gol görmüş ve puan hanesine sadece 4 puan yazdırarak ligin dibine demir atmıştı. Yeni Asırlı Göztepe ise 10 maçta 4 galibiyet, 5 beraberlik ve 1 yenilgi alarak 16 gol atmış, kalesinde 13 gol görmüş, puan hanesine 17 puan yazdırmış ve ligde kalma yolunda ümitlenmişti. Göztepe'nin Edremitspor'dan transfer ettiği Şevket ise 18 maçın tamamında oynamış, tek bir sarı kart dahi görmemişti. Camia bu cefakar futbolcuya "Mehmetçik" lakabı takmıştı. Bu arada yönetim, Antalya'da yapılan devre arası kampında Teknik Direktör Giray Bulak'ın isteği üzerine Edirnespor'dan Ayhan, Gaziantepspor'dan Serkan'ı transfer etmişti. Göztepe hazırlık maçlarında Bucaspor'a 2-0, Alman Stahl takımına 4-2 ve Torbalıspor'a 2-1 yenilmiş, Alman Plauen'i 2-1, Çorumspor, Gaziemir ve Aliağa Belediyespor'u aynı skorla 3-1 yenmişti. Eleme Grubu'nu Edirnespor'u 2-0 yenerek kapatan Göztepe'ye kura sonucunda Klasman Grubu'nun ilk maçında da Edirnespor rakip oldu. Giray Bulak, her fırsatta 9 puan üstündeki lider Kartal'ı geçeceklerini iddia ediyor ve 1. Lig'in hayal olmadığı mesajlarını veriyordu. Ne yazık ki, bırakın 1. Lig'i, Göztepe bu süper kadrosuna rağmen 2. Lig'de kalmayı bile güçlükle başaracaktı. Neyse lig başlıyordu. Edirnespor maçı hazırlıkları tamamlandı. Teknik Direktör Giray Bulak, her fırsatta öğrencilerini bu ilk maç için uyarıyordu: "Aman dikkat..." Düşme hattındaki Edirnespor ile Göztepe'nin arasında 6 puan fark vardı. Göztepe, bu maçı kazanırsa ligde kalma yolunda işini garantiye alacak, zirve için hesaplar yapmaya başlayacaktı. Ancak, evdeki hesap çarşıya uymadı. Göztepe, ne yaptıysa olmadı. Edirnespor sanki etten duvar örmüştü. Taraftarlar, Edirnespor'dan alınan ve hazırlık maçlarında iyi bir performans sergileyen Ayhan'ı merak ediyordu. Ama Bulak, Ayhan'ı ilk 11'e almadı. Maç da golsüz bitti ve Bulak, yine hedef adam haline geldi. Bulak, öyle eleştiriliyordu ki; spor yazarları onun takımı iyi kuramadığını, oyunu iyi okuyamadığını ve agresif olduğunu yazıyorlardı. Bulak ise eleştirenleri eleştiriyor, "Herkes işine baksın" diyordu. Bu arada Bulak, Kasımpaşa maçı öncesinde eleştiri oklarına hedef olan Kazım ile Can'ı kızağa çekeceğini açıkladı. Kasımpaşa maçında müthiş bir mücadele vardı. Maç 0-0 bitti, ama maçta yaşanan güzellikler hiç unutulmayacaktı. Bir çok takımın ayakları titreye titreye, çekinerek gittiği Kasımpaşa'da Kasımpaşalı taraftarlarla Göztepe taraftarları arasında müthiş bir dostluk kurulmuştu. Göztepe'ye büyük sempati duyan Kasımpaşalı taraftarlar, Göztepeli taraftarları ağırlamış, onlara kahvaltı yaptırmış, maçı da birlikte izlemişlerdi. Türkiye'de fanatizmiyle tanınan Kasımpaşalı taraftarlar, statlarına ikinci defa Göztepe bayrakları ve pankartlarının asılmasına izin verdiler. Kasımpaşalı taraftarlar Göztepe, Göztepeliler de Kasımpaşa taraftarlarını tribüne çağırdılar ve alkışladılar. Yaşananlar güzeldi, eksiklere rağmen deplasmandan alınan puanlar güzeldi. Göztepe, bu maçta Yüksel, Yücel ve Ceyhun'un ayağından bir çok gol pozisyonunu değerlendirememişti. Ama sonuçta düşmeme mücadelesi veren bir takım için puan puandı... Göztepe, puanını 23'e çıkardı, yerini korudu; ama altındaki takımların puan almasıyla aradaki fark azaldı. Ve müthiş maç için geriye sayım başladı. Rakip Kartalspor'du. O Kartalspor ki Göztepe'yi 7-1 yenmiş, tarihi hezimet yaşatmıştı... Herkes Kasımpaşa maçının bitiminden hemen sonra Kartal maçına motive olmaya başladı. Teknik Direktör Giray Bulak, haftanın ilk idmanında futbolcularını çekti kenara ve konuşmasını yaptı: "Benim için oynayın, prestijimiz için oynayın, Göztepe için oynayın" Ama lider Kartal, çok iyi bir takımdı. Altındaki Kuşadası'nın da kendilerine yetişmemesi için bu maçı mutlaka kazanmak zorundaydı. Maç günü geldi çattı. YENİ ASIR'ın başlığı aynen şöyleydi: "Göztepe golü unuttu" Sarı-kırmızılı ekip Edirne, Kasımpaşa'dan sonra Kartal ile de berabere kaldı. Futbolcular Bulak'a sözlerini tutamamıştı, aynı zamanda da alttaki takımlarla aradaki puan farkı da iyice azalmıştı. Göztepe için tehlike sinyalleri çalmaya başladı. Taraftarlar maç sırasında Bulak'ı protesto ettiler. Bulak'ı takımı kuramamakla, motive edememekle, geç oyuncu değiştirmekle suçlayan taraftarların aleyhte tezahüratlarına kızan Bulak, tribünlere hareket yapınca tansiyon iyice yükseldi. Bir anda Bulak'ın üzerine pet şişeler, konfetiler yağmaya başladı. Bulak, soyunma odasına ancak güvenlik güçlerinin yardımıyla ulaşabildi. Futbol bu, ne olacağı belli olmaz. Büyük ümitlerle İzmir'e getirilen, hava alanında omuzlara alınan Bulak, Göztepe taraftarlarının hedefi haline gelmişti. Şevket Özçelik "Bilanço berbat. 9 Puanın sadece 3'ü alınabildi" derken Hasan Elidemir, "Aslında Giray Bulaklı dönemin ilk haftasında tehlike, ben geliyorum diyordu" demişti. Bunalım diz boyuydu. Bulak ve futbolcuların morali sıfırdı. Artık, tek ümit kalmıştı o da Kuşadası maçı. Yani bundan önce Göztepe'nin 3-1 yendiği Kuşadası. Vefalı taraftarlar her zaman olduğu gibi yine takımlarının yanındaydı. Çok stresli bir maçtı, çünkü Göztepe ilk 3 maçında sadece üç puan almış, tehlike çemberinin içinde dolaşıyordu. Lider Kuşadası ise ligde iyice havasını bulmuştu. Maça yine 5 bini aşkın Göztepe taraftarı geldi. Tribünlerde heyecanlı bekleyiş ve coşku vardı. İki takım da kontrollü oynuyordu. Gol bir türlü gelmiyordu. Kadroya alınmadığı için Yücel'in Bulak ile arası kötüydü. Bulak, sürpriz yaparak sezon başında İnegölspor'dan transfer edilen B.Serkan'ı ilk 11'e aldı. B.Serkan, bir dönem Piontek'in Ümit Milli Takım'da gözdesi olan bir futbolcuydu. Ama Göztepe'de yıldızı sönük kalmıştı, havasını bulamamıştı. Ve işte o Serkan, Aykut'un pasını almış ve kaleci Can'ın üstünden topu ağlara göndererek Göztepe tribünlerini ayağa kaldırmıştı. Golden sonra Göztepeli Ceyhun, tribünlere koşmuş ve tellere yapışmıştı. Taraftarlara bağırıyordu: "En büyük sizsiniz, en büyük Göztepe..." Diğer futbolcular Ceyhun'u tellerden indirmeye çalıştılar ve bunu güçlükle başardılar. Çünkü, bu hareket sarı kart demekti. Ceyhun'un da sarı kartı vardı ve Ceyhun, tellere tırmandığı için takımını 10 kişi bırakmıştı. Stresli dakikalar başladı. Kuşadası gol üstüne gol kaçırıyordu. 90. dakikada ise rakibine sert giren golün kahramanı B.Serkan ikinci sarı karttan kırmızı kart gördü. Maç bitti. Göztepeli taraftarlar derin bir "ohh..." çekti ve Göztepe Klasman Grubu'nda ilk galibiyetini aldı. |
. |