Yazı Dizisi  
Şampiyonluğun öyküsü

1 I 2 I 3 I 4 I 5 I 6 I 7 I 8 9 I 10 I 11 I 12 I 13 I 14 15 I 16 I 17 I 18 I 19 I     

Hazırlayan
Sinan Genç


Göztepe gitti, geldi

Edirnespor, Kartal yenilgileri ve Kuşadası'nda kaçan galibiyet, sarı-kırmızılı takımı ateşin ortasına attı

Çember daralıyordu. Her maç, Göztepe için final niteliği taşıyordu. Tehlike kapıdaydı. Bu yolda, 3. Lig'e düşmek de vardı. Kimse bunu aklının ucundan bile geçirmek istemiyordu, ama gerçeğin ta kendisiydi.

Göztepe, zor dönemi atlatabilmesi için en azından bir deplasmandan galibiyetle dönmeliydi. Düşme hattındaki Beylerbeyi'nin 21, Düzce'nin 25, Zonguldak'ın 29 ve Göztepe'nin 31 puanı vardı. Göztepe, bir an önce ligde kalışını garantilemek istiyordu.

Göztepe Edirne deplasmanı için yola çıkmıştı. Havaalanında tanıdık biri vardı: Ünlü Tarot, Sevinç Ciho... Sarı-kırmızılı futbolculara moral veren Ciho, "Edirne maçını 3-1 kazanacaksınız" dedi.

Keşke Ciho'nun dedikleri çıksaydı. Tam tersi çıktı. Göztepe, iyi oynamasına rağmen Edirne'ye yenildi.
Göz-Göz, renktaş rakibinin hızlı golcüsü Murat Yavaşgül'ü durduramadı. Eski İzmirsporlu Murat Yavaşgül, attığı golle Göztepe'yi yıkarken birçok net gol pozisyonunu değerlendirememişti.

Soyunma odasında büyük bir hüzün vardı. Tüm futbolcuların başları öndeydi. Giray Bulak ise kapının önündeydi.

Edirneli futbolcular Bulak'ın önünden geçtiler, büyük bir coşkuyla...

Bulak, yanındakilere işaret ederek; "İşte bakın, biz bundan başaramıyoruz. Onlar bizden daha inançlı. Davaya baş koymuşlar..."

Edirne maçı sonrasında yine hüzün çöktü Göztepe'ye... İşler hiç de iyi gitmiyordu.
Göztepe'nin bu defa rakibi, hiç yenemediği Kasımpaşa'ydı. Kasımpaşa maçı Göztepe için dönüm maçıydı.

Tüm taraftarlara çağrı yapıldı:
"Haydi Göztepe için sahaya!"

Zaten çağrı yapılmasa da maça geleceklerdi. Nasıl evde kalabilirlerdi ki... Koskoca bir çınar ölüm döşeğindeydi.

Tribünlerde 10 bine yakın taraftar büyük bir coşkuyla takımlarını destekliyordu.
Göztepe, Kasımpaşa defansını delmekte çok zorlandı. 58. dakikada Engin, attığı golden sonra tekerlekli sandalyedeki yeğeni Ayşe'ye koştu, "Bu senin için" dedi, öptü. Tribünler ayağa kalktı. 70. dakikada Yücel, Göztepe'nin galibiyetini perçinledi. Evet, Göztepe biraz olsun nefes almıştı ama önünde hem anlamlı, hem de korkulu bir maç vardı. Sıkı durun: Kartal.

Göztepe Kartal'ı bu sezon hiç yenememişti. Ayrıca o Kartal, Göztepe'ye tarihinin en ağır yenilgisini tattırmıştı ve üstelik Göztepe'nin durumu çok kritikti. Mutlaka puan alması gerekiyordu.

Göztepe, tüm takımların doping kontrolünden geçirilmesi için uyarıda bulundu.

Futbolcular formalarının altına giydikleri tişörtün üstüne, "Kartal'ı yeneceğiz..." diye yazdırmışlardı.
Ancak, Göztepeli futbolculardan hiç birisi ne gol atmayı ve o tişörtün üstüne yazılan mesajları kimseye okutamadılar. Göztepe bir Kartal maçından da eli boş döndü: 0-3.

Ligin bitimine 4 hafta kalmıştı. Zonguldak ile 1, Düzce ile 6 puan fark kalmıştı. Kuşadası maçını Göztepe'nin rahat kazanacağını düşünüyordu herkes. Hiç de öyle olmadı. Yine sahada Bulak bilmecesi yaşandı.

Göztepe tribünleri tıklım tıklım. Göztepe iyi başlıyor. 32. dakikada Ayhan, 58. dakikada Yücel, skoru 2-0 yapıyor. Sayısız gol kaçırıyorlar. Son 5 dakikaya girildiğinde Bulak, bağırıyor öğrencilerine, "Geri dönün, geri dönüüüün!" diye..

Futbolcular neye uğradıklarını şaşırıyorlar. Kuşadası yarı alanını terkeden futbolcular defansa çekiliyorlar. Dakika 89... Kazanılan penaltı atışını Birol gole çeviriyor. Bu, bir uyarıydı. Islıklar çalınıyor, hakemin gözünün içine bakılıyor. Ama, maç bitmiyor. Uzatma dakikaları oynanıyordu. Gürhan şut orta karışımı vurdu, Nevzat seyretti, B.Şener topu ağlara bıraktı: 2-2.

Kazanıldı, denilen maç, berabere bitti. Göztepeli futbolcular başları önde soyunma odalarına giderken, taraftarlar daha karamsarlaşmıştı, "Üçüncü Lig artık kaçınılmaz" diyordu ve ekliyorlardı:

Kuşadası'nı yenemeyen Göztepe, Beylerbeyi'ni deplasmanda nasıl yenecek?

Göztepe Beylerbeyi'ne yenilirse, ve Düzce deplasmanda Zonguldak'tan puan alırsa aradaki puan farkı bire inecek. Göztepe son hafta Düzce deplasmanına gidecek. O atmosferde maç kazanması çok zor.
Hesaplar, hesaplar, hesaplar...

Kısacası Göztepe'nin Beylerbeyi'ne yenilmesi demek bir anlamda 3.Lig'e düşmesi demekti. Rakip Beylerbeyi ligden düşüşü kesinleşmiş bir takım. Prestij için oynuyorlar. Ama hiç kimsenin gözünün yaşına baktıkları yok.

Göztepeli futbolcular için artık bu maç, son maç. Ya kazanacaklar, ya da kazanacaklar. Taraftarlar ve futbolcular maç gününe kadar bildikleri tüm duaları okudular.

Ve maç günü geldi çattı. Göztepeli futbolcular o kadar çok heyecanlıydı ki anlatamam. Maçtan saatler öncesinde Beylerbeyi Stadı'na gidildi. Sarı-kırmızılı futbolcular Beylerbeyi'nin köhne, terkedilmiş Stadı'nın şeref tribününe oturdular. Beylerbeyi Stadı'nın zemini toprak. Yan tarafta insan boyunda otlar. Oraya kaçan topu almak imkansız. 8-10 top, 90 dakikaya yetmiyormuş meğer.

Göztepeli taraftarlar yavaş yavaş yerlerini aldılar ve ellerinde davullarla başladılar tezahratlarını yapmaya... Amatör maç bitecek, Göztepe için tarihi bir maç başlayacak!...

Ne büyük rezalet!

Maçın başlamasına kısa bir süre kalmıştı ki, sahada oynanan amatör küme maçının sonlarına doğru kavga çıktı. Öyle bir kavga ki, anlatılır gibi değil. İki takımın futbolcuları, teknik adamları, hatta yöneticileri birbirine girdi. Sahada yumruklar, tekmeler, tokatlar konuşuyor. 3-4 güvenlik görevlisi var, onlar da çaresiz. Bu olay yüzünden 14.00'te başlaması gereken maç, 14.25'te başlayabildi.

Önce Beylerbeyi çıkıyor sahaya. Hiç taraftarı yok. Göztepe taraftarları alkışlarla Beylerbeyi'ni tavlamaya çalışıyor. Sarı-kırmızılı futbolcular sahaya çıktığında ise tribünler ayağa kalkıyor, büyük coşku, büyük heyecan.

Yürekler gümbür, gümbür... Herkes korkuyor. Ya Göztepe yenilirse...

Göztepe maça hızlı başlıyor. Devamlı rakip kalede. Ama Beylerbeyi çetin ceviz. Bir geliyor, pir geliyor. Göztepeli futbolcular stresli. Altıpastan kaçan goller, direkler ve kaleci...Kurthan'ın bir şutunu ise Beylerbeyi'nin defans oyuncusu elle kesiyor, hakem "devam" diyor. Ve 9. dakikada Beylerbeyi 1-0 öne geçiyor. Ağlayanlar, kızanlar, beddua edenler... Taraftarlar çıldıracak gibiydiler.

Giray Bulak ise soyunma odasında futbolcularına son çağrısını yapıyor: "Arkadaşlar, bu takımı düşüren futbolcular olarak anılmak istemiyorsanız, çıkın ve adam gibi oynayın!"

İkinci yarıda bambaşka bir Göztepe var sahada. 47. dakikada Aykut, eşitliği sağlıyor. 56 ve 67. dakikalarda Kurthan, 79. daikada Serkan, maçı kazandırıyor. Tarihi şanlı Göztepe, bu galibiyetle ligde kalıyor.

Bir sonraki hafta Göztepe, Zonguldak'ı Yücel (2) ve Engin'in golleriyle 3-2 yendi. Maç ücretsizdi. 10 bine yakın taraftar Zonguldak'taki maçta kendilerine el-kol hareketi yapan İsa Ertürk'e fena yüklendi. Taraftarlar yüzlerce su şişesini, konfetiyi hatta ayağındaki ayakkabıları Ertürk'ün bulunduğu yedek kulübesine fırlattı. Ertürk, kulübeden dışarı çıkamadı. Göztepeli futbolcular ise her golden sonra Ertürk'ün önüne geçip samba yaptılar.

Göztepe hem ligde kalışını garantilemiş, hem Zonguldak'tan intikamını almıştı. Ligin son maçında Düzce ile deplasmanda golsüz berabere kalan Göztepe, maceralı ve korku dolu sezonu tamamlamıştı.
Göztepeli taraftarlar ise bu defa mutluluktan ağlıyordu.

  .