Yazı Dizisi  
Şampiyonluğun öyküsü

1 I 2 I 3 I 4 I 5 I 6 I 7 I 8 9 I 10 I 11 I 12 I 13 I 14 15 I 16 I 17 I 18 I 19 I     

Hazırlayan
Sinan Genç


İlk tren kaçtı

İki defa averajla şampiyon olan, bir defa 1. Lig'de kalan, bir kez de 3. Lig'e düşmekten kurtulan Göztepe, averajla 1. Lig treninin ilk seferine yetişemedi

Oktay Çevik'li Göztepe, çıktığı ilk maçta deplasmanda Elazığspor ile 2-2 berabere kaldı. Göztepe maçın 87 dakikasını 2-1 önde geçti. Ancak İnanç'ın kafa golüyle, üç puandan biriyle yetinmek zorunda kaldı. Şeker engelini zor da olsa 2-1 ile aşan Göztepe, İstanbul Büyükşehir Belediyespor'a deplasmanda 3-2 kaybetti. Göztepe yıllar sonra ilk defa İnönü Stadı'nda oynadı. Şeref tribününde Erdoğan Arıca vardı. Arıca, Çevik'i yanlış takım kurmakla, sistemi altüst etmekle suçladı ve basın önünde eleştirdi. Arıca ile Çevik'in arası iyice bozulmuştu.

Göztepe evinde kazanıyor ama deplasmanda galip gelemiyordu. Şampiyonluk için deplasman galibiyetleri şarttı. Göztepe evindeki Sarıyer maçını kazandıktan sonra 1834 kilometre uzaklıktaki Vanspor maçına yani en uzun deplasmana gitti.

Ama Göztepe'yi Van'da kötü bir sürpriz bekliyordu. Göztepeli futbolcular Van Havaalanı'na indiklerinde sarı bayrakların dalgalandığını gördüler. Sarı bayrakları ANAP bayrağı sanan Göztepeli futbolcular, hava alanı dışına çıktıklarında bayrakların HADEP bayrağı olduğunu farkettiler. Güvenlik güçleri kafilenin çıkışına izin vermedi. Göztepeli futbolcular yaklaşık yarım saat güvenlik nedeniyle hava alanında bekletildi.

Van yağan kar nedeniyle bembeyazdı. Kafile otele yerleşti, çalışma için Van Stadı'na gidildi. Vanlı yöneticiler Göztepe ile yakından ilgilendi. Ancak, Van Stadı'nın zemini bembeyazdı. Futbolcular kar üstünde idman yaptı. Maçtan bir gün önce Van Stadı güçlükle kardan arındırıldı.

Stres diz boyuydu. Vanspor çok iyi bir hava yakalamıştı. Zor bir maçtı. Göztepe, hiç ummadığı bir yenilgi aldı. Sarı-kırmızılı ekip Vanspor'a 6-2 yenilmişti. Şampiyonluğa oynayan Göztepe, deplasmanda tam altı gol yemişti.

Bu yenilginin yankıları uzun sürdü. Göztepe, zirveden bir anda beşinciliğe düşmüştü. Bıçak kemiğe dayanmıştı. Play-Off'un ikinci yarısı Kayseri maçıyla başlıyordu. Bu maç mutlaka kazanılmalıydı.

Kayserispor, Mustafa'nın 29. dakikada attığı golle öne geçti. Göztepe taraftarı tribün gücünün bir maç sonucunu nasıl değiştireceğini gösterdi. Kayseri eski Belediye Başkanı Şükrü Kayatepe, protesto edildi, "Türkiye laiktir, laik kalacak" sloganları atıldı. 10. Yıl Marşı hep bir ağızdan söylendi. Tepkilere dayanamayan Karatepe, stadı terketmek zorunda kaldı.

Bir çok ulusal gazete bu haberi birinci sayfadan gördü.

Metin'in penaltısıyla skoru eşitleyen Göztepe, öldürücü darbeyi Hasan ile vurdu. Türkiye Göztepe taraftarını konuşuyor, Karatepe'ye gösterilen tepki manşetleri süslüyordu.

Sıra Rize maçına gelmişti. Aslen Rizeli olan Teknik Direktör Oktay Çevik, takımı dört gün önceden bu deplasmana götürdü. Ancak, Rizesporlu yöneticiler ajan gibi çalışıp Göztepe'nin idman yapmasını engellediler. Stat girişinde ise Göztepeli futbolcu ve yöneticilere kötü davrandılar. Bu kötülere bir de hakem Muhittin Boşat'ın kötü yönetimi eklenince durum daha da vahim oldu.

Göztepe Ceyhun'un kırmızı kart gördüğü maçta Rizespor'a 2-0 yenildi. İzmir dönüşünde aynı uçağa binen maçın hakemi Muhittin Boşat, "Ceyhun, kırmızı kart görmeseydi, Rizespor kesinlikle bu maçı kazanamazdı!" diyordu.

Neyse, Play-Off zorlu bir maratondu. Göztepe ile Denizli, İzmir'de kader maçına çıktı. Göztepe evinde rahattı. Her ne pahasına olursa olsun kazanıyordu. Denizli maçını da 2-1 kazandılar ama dünyaları kaçırdılar. Göztepe bu galibiyetle puanını 20'ye çıkardı. Horoz ise 18 puanda kaldı. Göztepe için fikstür çok avantajlıydı. İlk maçta Göztepe'nin rahat yendiği Aydınspor, stresli ama kolay bir maçtı. Çünkü, ligin dibindeki Aydınspor'un ilk 5 şansı bile çok azdı. Aydınspor maçına taraftarlar akın akın geldi. Aydınsporlu taraftarlar kapalı tribüne alınırken, Göztepeliler kale arkasına sıkıştırıldı. Bomboş statta yağmur altında Göztepeli taraftarlar hiç susmadılar, takımlarını desteklediler. Ama Göztepe rakibini küçük görmenin faturasını 2-0'lık yenilgiyle ödedi.

Aydın maçı bir kazaydı. Nasıl olsa Göztepe evinde rahat kazanıyordu. İşte bu düşünce Göztepe'nin tüm planlarını alt-üst etti. Göztepe evinde Elazığspor'dan öyle bir şamar yedi ki, bir anda 1.lig hayal olmaya başladı. Ömer Kaner yönetimindeki Elazığspor, Göztepe'ye öyle bir ders vermişti ki, o ders Göztepe'yi şampiyon yaptı.

Göztepe evinde uzun bir aradan sonra ilk defa yenilmiş ve taraftarının müthiş tepkisine hedef olmuştu. Konfeti ve bozuk paralar Teknik Direktör Oktay Çevik ve futbolcuların üzerine yağmur gibi yağıyordu. Göztepeli taraftarlar futbolcuları ruhsuzlukla suçlarken, Başkan Aydın Bilgin'den hepsini satmalarını istediler. Futbolcular ise taraftarlara küsmüştü. Ama daha öncede söylediğimiz gibi bu maç onlara çok iyi bir ders olmuştu.

Herkesin "bitti" dediği dönemde ümitler yeşerdi. Göztepe, ligin dişli ekibi Şekerspor'u deplasmanda 3-2 yenerek, "yarışta ben de varım" mesajını verdi. Ardından evinde İstanbul Büyükşehir Belediyespor'u yenen Göztepe, daha sonraki olaylı maçta Sarıyer'i deplasmanda yenmeyi başardı. Bu arada Kayserispor, İstanbul Büyükşehir ile son dakika golüyle berabere kalmış, Rizespor deplasmanda Şekerspor'a 4-2 yenilmişti. Ne var ki Denizlispor çok büyük sürpriz yapmıştı. Göztepe'yi İzmir'de yenen Elazığspor, kendi sahasında Denizlispor'a yenilmişti. Denizlispor, puanını 29 yaptı, averajla ikinci sıraya yükseldi. Vanspor ise evinde Aydınspor'u yenerek puanını 32 yapmış ve artı 19'luk averajla 1.Lig'i garantilemişti. İkinci takım kim olacaktı? Denizlispor, evinde Şekerspor ile Göztepe ise Vanspor ile karşılaşıyordu. Göztepe bu maçta mucize bekliyordu. Denizli'nin evinde Şekerspor'a puan kaybetmesi, Göztepe'nin de lider Van'ı yenmesi gerekiyordu.

İlk yarıyı Ceyhun'un golüyle 1-0 önde kapatan Göztepe'nin kulağı Denizli'deydi. Dakikalar 69'u gösterdiğinde Hasan durumu 2-0 yaptı. Ama aynı dakikada Denizlisporlu Hasan'ın gol haberi geldi. Stat bir anda sus-pus olmuştu. 32'şer puanlı Van ile Denizli 1.Lig'e çıkmış aynı puanı toplayan ve onlardan daha fazla galibiyet alan Göztepe averajla üçüncü olmuştu.
Göztepe artık son şansını Antalya'da 1.Lig'e terfi maçlarında arayacaktı.

Hırslandıran mektup

Yeni Asır'da yayınlanan hasta bir taraftarın mektubundaki mesajlar, Göztepeli futbolcuları baraj maçları öncesi adeta dopingledi

Göztepe, 1.Lig'e hiç bu kadar yaklaşmamıştı. 1.Lig umutları sanki bir kuş gibi parmakların arasından uçup gitmişti. Göztepe averajla 1.Lig'in kapısından dönmüş taraftarların inancı ise iyice sarsılmıştı...
Herkes Antalya'da oynanacak olan ekstra play-off maçlarında Göztepe'nin bu moralle başarılı olamayacağı kanısındaydı.
Antalya'da 24-30 Mayıs tarihlerinde oynanacak maçların kuraları Ankara'da çekildi. Göztepe adına kuraya Emrah Ulcay katıldı. Göztepe şanslı bir kura çekti. Play-Off'tan gelen Rizespor ve Kayserispor ile büyük yatırımlar yapan Yozgatspor diğer grupta mücadele etti. 24 Mayıs'ta Batman Petrol-Marmaris, Göztepe-Ankaraspor maçı vardı.
Kura güzeldi ama futbolcular hala averajla kaçan 1.lig'in olumsuz havasını yaşıyordu.
Antalya'daki ekstra play-off maçları öncesinde Göztepeli futbolcular Kuşadası'nda kampa girdi. Kimsenin gözünü uyku tutmuyordu. Kaçan şampiyonluk onları derinden etkilemişti. Uykulu gözlerle sabah yataklarından yataklarından. Kahvaltıdan sonra bindiler otobüse...
Hepsi başka bir alemdeydi sanki...
Kaptan Aykut Canik ve kaleci Ramazan heyecanlıydı. Otobüsün arkasında toplanan arkadaşlarının yanına yanıştılar:
"Beyler Yeni Asır'da ki yazıyı okudunuz mu?"
Herkes ilkindi.
"Ne yazısı?" diye sordular.
Ramazan ile Aykut başladılar hararetli, haraletli anlatmaya.
İki futbolcu anlatıyor, diğerleri pür dikkat dinliyordu:
Adının açıklanmasını istemeyen, daha doğrusu kimsenin kendisine acımasını istemeyen bir Göztepe taraftarı yazmıştı yazıyı, "Futbolculara Mektup" diye...
Göztepeli taraftar akciğer kanseri olduğunu ve bir yıllık ömrünün kaldığını söylüyordu ve ekliyordu:
"Ölmeden ne olur şampiyonluğu bana yaşatın!"
Futbolcuların hepsi daldı gitti. Duyguların önüne geçmek, yazılanlardan etkilenmemek ve o duygulara kayıtsız kalmak elde değildi...
İşte o anda herkes işin ciddiyetini çok daha iyi kavradı. O gün herkes kendi kendisini yargıladı, şampiyonluğa gerçekten çok inandı.
Futbolcular belli ki çok etkilenmişlerdi Göztepeli taraftarın yazısından. Antalya'ya gider gitmez hemen faksla İzmir'den yazıyı istettiler ve bulundukları katın duvarına yapıştırdılar...
Okudular, bir daha okudular, döne döne, ezberlercesine...
Antalya'da hep ama hep onu konuştular.
Yazı aynen şöyleydi:
Sayın Osman Gençer,
Size yazıp yazmamakta uzun süre karar veremedim. Ancak, kaybedecek bir şeyimin olmadığı için zor da olsa yazmaya karar verdim...
Kendimi bildim bileli Göztepeliyim ve aynı zamanda YENİ ASIR okuruyum.
Göztepemiz ile ilgili tüm yazıları takip ediyorum.
Ben maalesef "akciğer kanseri"yim. Doktorlar en iyi ihtimalle bir yıllık ömrümün kaldığını söylüyorlar. Bunu duygu sömürüsü amacıyla yazmıyorum.
Göztepe'nin 1.Lig'e çıktığını görebilmem için belki de bu benim son şansım. Sizden ricam, Göztepeli futbolcularla ve Oktay hocamızla konuşmanız. Bencillik olabilir ama bu sefer benim için oynasınlar. Göztepe belki seneye veya obür seneye 1.Lig'e namağlup çıkabilir.
Ben buna yetişemiyebilirim...

Antalya'da kamp
Antalya'da sarı-kırmızılı ekip kampa girmişti. 24 Mayıs'da Göztepe'nin Ankaraspor maçı vardı. O gün futbolcular otelin bahçesinde ter idmanı yaptılar. Ardından, odalara çekildiler.

Rakip Ankaraspor'du. Göztepe'nin bu sezon hiç yenemediği Ankaraspor. Çok tehlikeli bir takımdı. Hazırlıklar tamamlanmış, maç günü heyecan doruğa ulaşmıştı. Kafile büyük umutlarla Antalya Atatürk Stadı'nın yolunu tuttu. 20.00'deki maç öncesinde stat dolmuştu. Kimler yoktu ki... Futbol Federasyonu Başkanı Haluk Ulusoy ve ekibi, Türkiye'nin her köşesinden teknik adamlar, yöneticiler ve menecerler doldurmuşlardı şeref tribününü...

Tüm Türkiye Antalya'daki maçlara odaklanmıştı.
Göztepeli futbolcular, "Ankaraspor'u yenersek şampiyonuz" diyorlardı. Tribünlerde ise bini aşkın Göztepe taraftarı vardı. Göztepe Ankaraspor maçına Ramazan-Kural, Aykut, Şevket - Günal, Nail, Remzi, Ceyhun, Mehmet - Hasan ve Mustafa 11'i ile çıktı. Çok stresli bir maçtı. Ankaraspor direniyor, Göztepe bastırıyordu. Ama gol bir türlü olmuyordu. Herkes yumruklarını sıkmış, heyecan yerinden duramıyordu.

"Ya bir kaza golü yenilirse, ya ilk günden İzmir'e dönülürse" diye düşününler çoğaldı ki, bu karamsar hava yerini biranda coşkuya bıraktı. Maçın 67. dakikasında Aykut, Hasan'a nefis bir pas attı. Hasan, yükseldi ve kalecinin üstünden topu ağlara gönderdi. Ellerini açarak tribünlere, taraftarlara doğru koştu. Göztepeli taraftarlar bir anda kükredi. Stat yıkılıyordu. Bir anlaşmazlık sonucunda golü atan Hasan, kendi takım arkadaşlarına bağırınca maçın hakemi Hasan'a sarı kart gösterdi. Bu kart Hasan'ın dördüncü sarı kartıydı. Bu demekti ki, Marmaris'i yenen Batman Petrol maçında Hasan yoktu. Kalan 23 dakika bir türlü geçmedi. Maçın hakemi bitiş düdüğünü çaldığında, Göztepeliler rahatladı. Evet, Göztepe ilk engeli geçmişti.

25 Mayıs'ta oynanan Ç.Rize-Mersin'i, Yozgat da final oynar denilen Kayseri'yi eledi. Çevik, 27 Mayıs'ta oynanan Batman Petrol maçında ilk 11'i bozmadı. Sadece kart cezalısı Hasan'ın yerine Kurthan'a görev verdi.

Böylesine büyük önem taşıyan maç öncesinde statta müthiş bir dostluk havası esiyordu. Çünkü, Göztepe'ye Batmanlılar gibi birçok takım ve taraftarları da sempati duyuyordu. Ancak, Batman çok tehlikeli bir ekipti. Doğu Grubu'nun en güçlü ekibi olan Batman Petrol'ün çok etmili oyuncuları vardı. Öyle ya onlar da buralara kolay gelmediler. Ayrıca Göztepe'nin golcüsü Hasan yoktu.

Mustafa'nın maçı
Hasan yoktu, ama Göztepe'nin İzmirspor'dan transferi "Buldozer Mustafa" vardı. Batman Petrol maçı Mustafa'nın maçı oldu. Genç golcü ilk 18 dakikaya iki gol sığdırdı. Kaleci Ramazan'ın sakatlanması, Batman'ın 76. dakikada gol bulması maçı zorlaştırmıştı. Kalan 12 dakika kabus gibi geçti. Batman Petrol bastırıyor, Göztepe direniyor, taraftarlar da ıslıklar çalarak maçın bitmesini sabırsızlıkla bekliyorlardı. Ve hakem sonunda düdüğünü çaldı ve orta yuvarlağı gösterdi. Evet, artık Göztepe finaldeydi.

Play-Off'ta 1.Lig'i averajla kaçıran Göztepe final kapısına dayandı. Antalya Göz-Göz Göztepe sesleriyle inliyordu. İzmir'den gelen haberler ise futbolcuların morallerini üst seviyeye çıkarttı. İzmir'de caddeler tıkanmış, sokaklar dolmuş ve mahşeri bir kalabalık toplanmıştı. Sabahlara kadar şampiyonluk şarkıları söyleyen Göztepe taraftarları finali sabırsızlıkla bekliyordu.

Bir sonraki gün Yozgat'ı eleyen Rizespor Göztepe'ye finalde rakip olmuştu...
Bu strese can dayanmazdı. Herkes bayraklarını hazırlamış ve Antalya'daki final maçı için organizasyonlara başlamıştı bile...
Futbolcular Göztepe'ye 18 yıl sonra şampiyonluk özlemini tattırmak istiyorlardı. Ama onlar için özel birisi vardı. En büyük dilekleri o kanserli taraftarlara ölmeden şampiyonluk coşkusunu yaşatmaktı...


  .