| Şampiyonluğun öyküsü |
1 I 2 I 3 I 4 I 5 I 6 I 7 I 8 9 I 10 I 11 I 12 I 13 I 14 15 I 16 I 17 I 18 I 19 I |
Göz
yaşları silinmiş herkes bayrağını alıp Alsancak
Stadı'na koşmuştu... Tribünlerde 20 bine yakın
taraftar tüm İzmir'i inlettiUyuyan dev uyandı Yönetim önce Teknik Direktör Giray Bulak ile ardından Vansporlu Kurthan ve Aykut, Şekersporlu Yücel, Trabzonsporlu Kazım, Galatasaraylı Ceyhun, Ankaragücülü Yıldıray ile anlaşmıştı. Göztepe'yi ilk defa Edirnespor maçında izleyen Teknik Direktör Giray Bulak "evet" demişti ve şartlarını ortaya koymuştu. Yönetim de Bulak'ın şartı olan "transfer" konusunu çözümlemek için harekete geçti. Bulak için de Göztepe gerçekten büyük bir riskti. Bir önceki yıl Karabükspor'u şampiyon yapan ve 1.Lig'e çıkartan Bulak, ortaya kariyerini koymuştu. Göztepe'yi bu durumda ligde bırakmak gerçekten her babayiğidin harcı değildi. Bulak, yönetime liste verdi. Daha önce görüştüğü futbolcularla yöneticileri konuşturdu. Göztepe yönetimi de vakit kaybetmeden hemen görüşmelere başladı ve bir bir transferleri yapmaya başladı. Transferleri duyan Göztepe taraftarları duyduklarına inanamadılar. Bu futbolcuların Göztepe ile imza attığına inanamadılar. Fotoğraflara tekrar tekrar baktılar. Vansporlu Kurthan ve Aykut, Galatasaraylı Ceyhun, Ankaragücülü Yıldıray, Şekersporlu Yücel, Bursaspor'lu Nevzat, Trabzonsporlu Kazım artık Göztepeliydi. Teknik Direktör Giray Bulak İzmir'e gelecekti. Haberi alan Göztepeli taraftarlar hemen Adnan Menderes Hava Limanı'nın yolunu tuttular. Davullarla, zurnalarla Giray Bulak'ı omuzlara aldılar. Bulak ise kendisine mikrofon uzatan gazetecilere oldukça anlamlı konuştu: "Önemli olan omuzlarda karşılanmak değil, giderken nasıl gittiğinizdir!" diyordu... Aslında taraftarların kalbini kazanan Bulak'ın gidişi hiç de korktuğu gibi olmadı. Bulak, belki omuzlarda gitmedi ama Göztepelilerin büyük sevgisini kazanarak gitti. Neyse, yönetim Kurthan, Aykut, Kazım, Yıldıray ve Yücel gibi yaptığı müthiş transferlerle camiaya özgüven kazandırırken, taraftarlar da, Düzcespor maçı için kampanya başlatmıştı. İsmail Kocaoğlu ve arkadaşları okullara giderek öğrenci taraftarlara bilet dağıttılar. Tribünlerin dolması için büyük çaba sarfettiler. Tüm lig maçlarına aynı formayla çıkmak zorunda kalan ve bazen oyuncu değişikliklerinde dahi birbirlerinin şortlarını giymek zorunda kalan Göztepeli futbolculara Puma'dan özel formalar getirtildi. Göztepe hem yeni teknik adamıyla, hem yeni futbolcularıyla ve hem de yeni formalarıyla herşeye yeniden başlamıştı. O güne kadar ortalama 5 bin kişiye maç oynayan Göztepe tribünleri ayağa kalkmıştı. Camia ayaklanmıştı. Yeni Göztepe, İzmir futbolunu ayağa kaldırdı. Sarı-kırmızılılar yaklaşık 20 bin kişinin izlediği maçta Düzcespor'u 3-1 yendi. Sarı-kırmızılılar bu galibiyetle puan durumunda iki basamak birden üste çıktı. Beylerbeyi ve Edirnespor'u altına çekmeyi başaran Göztepe'de artık bayram vardı. Yeni transferlerin hepsi Düzce maçında oynadı. Önce 4. dakikada Yücel, gol perdesini açtı. Ardından 57. dakikada Kurthan ve son olarak 64. dakikada Yıldıray Göztepe'ye o çok özlenen galibiyeti getirdiler. Evet uyuyan dev uyanmıştı. Teredütle Göztepe'ye gelen futbolcular ise karşılarında 20 bin sevdalı insanı görünce şok olmuş bu şokları ümitle kaybolup gitmişti. Artık Göztepe'de herkes geleceğe güvenle bakıyordu. Ama kolay değildi. 9 puanlı Göztepe'nin ligde kurtuluşunu ilan edebilmesi için önünde çok ama çok zor günler vardı. Sadece inanmak yetmiyordu. Sahada savaşmak ve mücadele etmek lazımdı. Takım gerçek havasını bulmuştu. Artık herkes biran önce ligin ateş çemberinden kurtulmanın hesaplarını yapıyordu. Ama herkes teredütteydi. Hepsi ayrı takımdan gelmiş bu futbolcular acaba bu şekilde nereye kadar gidebilirlerdi. Ne birlikte sezon öncesi kamp yapmışlar, ne birlikte doğru düzgün çalışmışlar, ne de birbirlerini iyi tanıyorlardı. İşte bunlar her Göztepelinin aklına takılan sorulardı. Ama ne kimse bu soruları birbirine soruyor, ne de cevap arıyordu. Onlar, izledikleri Göztepe ile mutlu oluyorlardı. Önlerinde Kuşadası ile oynanacak deplasman maçı vardı. Taraftarlar bu önemli deplasman için Düzce maçının hemen ardından planlar yapmaya başladılar bile. Tüm Göztepeliler dönüşü muhteşem olan Göztepe'yi desteklemek için birbirlerine Kuşadası maçıiçin randevu verdiler. Bu arada Bucaspor'da oynayan Yüksel de Bulak'a haber göndermişti. "Bu kadroda oynarım" diyordu. Bulak, daha önce Altay, Ç.Dardanel, Karşıyaka formaları giyen bu tecrübeli futbolcu için olumlu rapor verdi. Evet, Bucasporlu Yüksel de artık Göztepeliydi. Bulak'ı düşündüren olaylardan birisi de kaleci problemiydi. Kaleci Murat iyi bir kaleciydi ancak boyu kısaydı. Yönetimden Ankaragücülü Yılmaz, Şekersporlu Murat ve Bursasporlu Nevzat'tan birisinin alınmasını istedi. Yönetim Bulak'ın istediği Bursasporlu Nevzat'ı da aldı. Göztepe, kadrosunu her geçen gün yıldızlarla süslüyor, gelecek için ümit veriyordu. Kendisini büyük bir arenanın ortasında bulan Göztepe Teknik Direktörü Giray Bulak da, planlar yapıyordu. Yeni gelen ve gelecek futbolcularla mevcut kadrodaki futbolcularla takım kadrosu iyice kabarmıştı. Operasyon yapması gerekiyordu. Bulak, Polat, Yiğit, Cenk, Ahmet ve Arda'nın amatör takımlara, Alican, Halil, Yaşar, Gökhan ve Cüneyt'i ise kiralık olarak başka kulüplere verilebileceğini söyledi. Sezon başında Nişantaşı'ndan alınan eski KSK'li ve Göztepeli Yaşar, kararı duyar duymaz eski Teknik Direktör Ali Çağlar'ın üzerine yürüdü ve Çağlar'a küfürler savurdu. Yaşar, Çağlar'a "Senin yüzünden kiralık listesine konuldum" diyerek kızgınlığını dile getirdi. Ama artık bu tip olayları büyütmenin anlamı yoktu. Göztepe'nin tamamıyla Kuşadası Gençlik maçına motive olması gerekiyordu. Gündemde tek ama tek şey vardı. O da Kuşadası Gençlik maçı. Çünkü, Edirne ve Beylerbeyi iyi takımdı. Biran önce puanları toplayıp onlarla arasındaki puan farkını arttırmak istiyordu. Nevzat'ın da gelmesiyle takımın güveni daha da artmıştı. Çünkü, Nevzat 1. lig tecrübesi olan bir kaleciydi. Kuşadası maçı için sabahın erken saatlerinden itibaren tüm Göztepeliler yollara düştü. Kuşadası Belediye Başkanı Engin Berberoğlu'da büyük bir jest yapıp bilet fiyatlarında indirim yapmıştı. Ayrıca Göztepe'ye açık tribünün tamamını verdi. Berberoğlu'nun Göztepe'ye karşı çok sempatisi vardı. Mithatpaşa End.Mes.Lisesi'nde okuduğu çocukluk yıllarında devamlı olarak Göztepe'nin o efsanevi takımını izlemeye gidiyordu. Göztepe sevgisi Berberoğlu'nun çocukluk yıllarından kalan bir mutluluğuydu. Ancak, Kuşadası Gençlik'in de ligde hedefi zirveydi. O nedenle bu maçı mutlaka kazanmak zorundalardı. Tribünlerde 5 binin üzerinde taraftar, sis bombaları, konfetileriyle muhteşem bir görüntü oluşturdular Kuşadası Özer Türk Stadı'nda. O coşku maçın başlamasıyla doruğa ulaştı. Göztepeli taarftarlar hiç ama hiç susmadılar. 90 dakika boyunca hep bağırdılar "Göz, Göz, Göztepe" diye... Tribündeki o heyecan, sahada da vardı. Maçın 11. dakikasında Yıldıray, skoru 1-0 yaptı. 50. dakikada Ada'lı Tankut skoru eşitledi: 1-1. Ama Göztepe inanmıştı. Bu maçı mutlaka kazanacaktı. 50. dakikada Yücel çıktı sahneye: 2-1. Ardından aynı Yücel maçın skorunu belirledi. Kuşadası Gençlik: 1-Göztepe: 3. Ve Yeni Asır'la Göztepe 8 puan alıyordu. Göztepeliler çok ama çok mutluydu. Kuşadası dönüşünde tüm otoban Göztepe sesleriyle inliyor, sarı-kırmızılı bayraklarla süsleniyordu. |
. |