|
|
| Bilgisayarlı
sistem kazaları engelliyor Metroda sürücülerin her hareketleri kontrol altında. Örneğin, her nokta için belirlenmiş hız limitlerinin aşılması olanaksız. Çünkü otomotik tren koruma sistemi buna izin vermiyor. Sürücü ısrar ederse, sistem otomatik olarak harekete geçip treni durduruyor. Elektrik enerjisi konusunda da, üç ayrı kanal ve beş istasyondan besleme söz konusu. Bütün bu kaynaklar devre dışı kalsa bile, bu kez metroya ait jeneratörlerin garantisi var... Jeneratörler, trenler dahil tüm sistemi çalıştırıp istasyonları aydınlatacak güce sahip. Trafiğin
bilgisayarlarla yönetildiği metroda, araçların hangi
noktadan hangi durağa doğru ilerlemekte oldukları da,
yine Trafik Kontrol Merkezi'ndeki bilgisayarlardan
izleniyor. Merkezdeki cihazlar, "kilitleme",
"sinyalizasyon" ve "otomatik tren
koruma" sistemleriyle kaza olasılığını sıfıra
indiriyor.Elektronik kilitleme sistemi trenlerin güvenli işleyişinin uzaktan yönetimine imkan veren, makaslar ve sinyaller gibi hat boyu ekipmanlarını yönlendirip denetliyor. Otomatik tren koruma sistemiyle de, araçlar, sürücüler ve kontrolörlerin kurallara uyması sağlanıyor. Seyir halindeki araca maksimum hız sınırları, bir sonraki hattaki hız sınırları, sinyaller, işaretler, makaslar gibi konularda sürekli bilgi veriliyor. Sürücü, bu bilgileri paneldeki göstergelerden izliyor. Hız sınırı aşılırsa... Otomatik tren koruma sistemi, izin verilen hız sınırı aşıldığında, sürücüyü uyarıyor. Sürücü hız sınırını aşma girişiminde bulunursa, bu sistem sayesinde frenler otomatik olarak devreye giriyor ve tren duruyor. Sinyalizasyon sistemi de, tren hareketlerinin bilgisayar ekranlarından izlenmesini sağlıyor. Bu sistemle ray hattı, bilgisayar ekranında belli uzunluktaki bölümlere ayrılıyor ve her bölüme ancak bir araç girebiliyor. Araç, bloku terketmeden ikinci bir aracın aynı bloğa girmesine izin verilmiyor, böylece trenler arasında güvenli bir mesafe korunmuş ve çarpışma tehlikesi ortadan kaldırılmış oluyor. Elektrikler kesilirse... Metro elektrik
enerjisiyle çalışan bir sistem ve hattın bir
bölümü yeraltında. Bu da ister istemez insanın
aklına "ya elektrikler kesilirse..." sorusunu
getiriyor. Böyle bir durum için endişelenmenize hiç
gerek yok. Çünkü sistem, herhangi bir elektrik
kesintisinde yedek güçlerini devreye sokan ve böylece
güvenlik açısından hiçbir aksama yaşanmayan bir
sistem.İzmir Metrosu'nun güç kaynağı sistemi, ulusal şebekeden elektrik enerjisi alarak, bunu istenen voltaja dönüştürüyor ve raylı sistem içinde dağıtıyor. Metro araçlarına verilen güce "cer gücü" deniliyor. Cer trafo merkezleri İzmir'e elektrik veren üç ayrı noktadan besleniyor ve böylece herhangi bir noktada kesinti olması durumunda bile, sistem diğer besleme noktasına yönlendiriliyor. Üçyol, Konak, Basmane, Stadyum ve Sanayi istasyonlarındaki beş trafo merkezinin her birinden tüm hat beslenebiliyor. Yani, birinin bakımda ya da arızalı olması durumunda diğerleri sistemi destekleyebiliyor. Bunların dışında 10 istasyonda da bulunan yardımcı güç trafo merkezleri, aydınlatma, ısıtma, havalandırma, trafo merkezleri, atölye ve kontrol merkezlerindeki makine ve ekipmanlar için kullanılıyor. Şebeke enerjisinin kesilmesi durumunda da, acil sistem devreye girerek, kesintisiz güç kaynağı ile azaltılmış aydınlatma, sinyalizasyon, haberleşme ve acil sistemler çalıştırılıyor. Elektrik üretimi Bu gücün de kullanılamaması durumunda jeneratörler devreye girerek sistemin çalışmalarına devam etmesini sağlıyor. Ayrıca yokuş aşağı giderken ve fren yaparken jeneratörleriyle sisteme geri enerji veren sistem, böylece enerjiyi en ekonomik biçimde kullanıyor. Bütün trafo merkezleri, acil durumlar ve bakım zamanı dışında sistemin beyni dediğimiz Trafik Kontrol Merkezi'ndeki uzaktan kumandalar ve bilgisayarlar aracılığıyla çalıştırılıyor. Bu noktada "Bilgisayarlar arızalanırsa ne olacak?" sorusu aklınıza gelebilir. Bilgisayarların yedeği var. Daha ileri gidip "Olur a o da arızalandı!" diyebilirsiniz, yanıtı şöyle: Onun da yedeği var! Senkronize
sistem |
. | |