• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608

Ailem için mühendis kendim için müzisyen oldum

Arap müzikleri, caz ve klasik batı müziğini sentezleyen “Ailem istediği için mühendislik okudum ama hiç bu meslekte kariyer yapmadım. Benim için aşk, acı, umut, güzellik, barış, huzur gibi duyguları ifade etmenin yolu sanat” dedi

Ailem için mühendis kendim için müzisyen oldum
Giriş Tarihi: 18.7.2020

İngiltere'de yaşayan Filistinli şarkıcı, besteci ve yapımcı Omar Kamal, çok çeşitli ve çok kültürlü müzikal anlayışıyla Frank Sinatra'dan Michael Jackson'a, Arap dünyasının kült isimleri Mohammed Abdelwahab ve Fayrouz gibi isimlerin şarkılarına kadar seslendirdiği geniş repertuvarıyla kısa sürede dünya çapında bir isim haline geldi.

Ortadoğu'dan dünyaya açılan sanatçılardan biri olan Omar Kamal'ın ilk albümü, 2015 yılında Michael Buble gibi efsane isimlerle de çalışan Emmy ödüllü yapımcı Dave Pierce ve Metallica, Jon Bon Jovi, Aerosmith gibi isimlerin yapımcılığını da üstlenmiş bir diğer efsane yapımcı Bob Rock ile uluslararası bir iş birliği içinde hazırlandı. Sanatçının ilk albümü "Serenade" 2017'de yayınlandı.

Michael Jackson ve Sir Paul McCartney ile çalışan isimlerin de yer aldığı ilk albümü Serenade ile Arap dünyasının Frank Sinatra'sı olarak adlandırılan Omar Kamal, kısa süre içinde kariyerinde hızlı bir yükselişe geçti.

Omar Kamal 2018'de, "müzikle ışığa yolculuk" konseptinden ilham alarak hazırladığı 'Show Me The Light' adlı ikinci albümündeki beste, düzenleme ve şarkı sözleri dünyanın en iyi isimlerini bu albümde buluşturdu.

Albümde, Los Angeles'ten Londra'ya orkestra şefleri, Lübnan'dan Şili'ye söz yazarları ve Londra'dan İstanbul'a enstrumanistler, yapımcı olarak Omar Kamal'ın vizyonuyla bir araya geldi. Sesini Orta Doğu'dan dünyaya duyuran Omar Kamal ile müziğini ve iki gün önce yayınlanan Arapça şarkısı Bladi'yi konuştuk.

EĞİTİM ALDIM
Müzikle ilgili bir kariyer yapmaya nasıl karar verdiniz?
Küçük yaşlardan beri sahnede olmayı ve performans sergilemeyi, hatta dünyanın her yerinden insanların keyif alacağı müzikler yapmayı hayal ediyorum. Tutkum hatırlayabildiğim kadarıyla hep müziğe yönelikti. Ancak ailemin isteği ile üniversitede mühendislik okudum. Ama mühendislik ile ilgili hiç kariyer yapmadım.

Nasıl bir ailede büyüdünüz? Sizin dışınızda ailede müzikle ilgilenen var mı?
Annem Fayrouz, bir meleğin sesine sahipti ve Lübnanlı şarkıcı Fayrouz'a çok benziyordu ancak profesyonel olarak şarkı söylemeye hiç başlamadı. Evde bir piyano vardı, annemin şarkıları, müzikle ilgili ilk hatıralarım oldu.
Hem erkek kardeşimin, hem de kız kardeşimin piyanoda çaldığı ya da ders verdiği zamanları hatırlıyorum.
Tüm ailenin piyano başında hem çalıp hem de söylediği akşamlar vardı. Ailemdeki hiç kimse profesyonel bir müzisyen olmasa da, büyüdüğüm evin etrafında çok fazla müzik vardı.

SESİM BİR ENSTRÜMAN
Filistinli bir şarkıcısınız. Müziğinizde Ortadoğu'nun izleri var. Müzikal yaklaşımınızı nasıl tanımlıyorsunuz?
Müziğimi uluslararası ve kültürler arası olarak tanımlıyorum. Sesimi bir enstrüman olarak kullanma eğilimindeyim ve farklı müzik geçmişim sayesinde her zaman değişik sesleri ve türleri bir araya getirip harmanlamaya çalışıyorum. Esas olarak klasik, caz, Arapça şarkılar ve dünya müziğinden etkileniyorum. Şarkılarımdaki arka plan çoğunlukla klasik batı müziği, çünkü ana odak noktam klasik piyano. Filistin'de büyüdüm, bu yüzden tarzım Arap müziğinden de etkileniyor. Frank Sinatra, Fayrouz, Mohammad AbdelWahab ve hatta Michael Jackson ve Freddy Mercury etkilendiğim isimler arasında. Ses türüme gelince sanırım müzik tarzına bağlı olarak bariton yada tenor olarak kullanabiliyorum.


MÜZİKAL BİR GÜNLÜK
● İkinci albümünüz "Show Me The Light" harika bir repertuvara sahip. Şarkı seçerken nelere dikkat edersiniz. Şarkılarınız nelerden ilham alıyor?
Show Me The Light, albümdeki şarkıları istediğim tarzda seslendirebildiğim için yaratıcı bir deneyimdi. Albümü oluşturmak için iki yıl harcadım. Bu iki yıl boyunca yaşadıklarımı da içeren müzikal bir günlük oldu diyebilirim. Bazen bir kompozisyon, müzik veya şarkı sözleri ruhunuzun söylemeye çalıştığı bir tezahür oluyor. Benim için aşk, acı, umut, güzellik, barış, huzur ruhun kendini sanat biçiminde ifade etmesinin itici güçleri.

KARANTİNADA DÜZENLEDİ
● Birkaç gün önce Arapça bir şarkı yayınladınız. Bladi ne anlatıyor?
Bladi, Filistin'i anımsatan bir şarkı. Şarkı ilk olarak Lübnanlı şarkıcı ve söz yazarı Ahmad Kaabour tarafından yazılmış ve icra edilmiş, Filistin folklorunun önemli bir parçası haline gelmiştir. Filistin'i ziyaret ederken bu şarkıyı yeniden düzenlemeye karar verdim. COVID sürecinde Londra'daki karantina günlerinde kaydetmeye karar verdim. Güçlü elektronik bir sound oluşturmak için elimdeki kaynakları kullandım. Bu parçayı coşku ve pozitiflikle sunmak için güçlü bir yol arıyordum. Umarım dinleyici de şarkının arkasındaki duyguyu hisseder.

● Türkiye'ye daha önce geldiniz mi? Burası hakkında neler biliyorsunuz?
Türkiye'deki hayranlarınıza bir mesajınız var mı? Ailemle bir ziyaret için en son 2018'de Türkiye'ye geldim. Elbette Arap ve Türk kültürleri çok yakın. Müzikte ve medyada büyük bir kültürel alışveriş var. Geçtiğimiz günlerde Barbaros'la Instagram'da canlı sohbet etme fırsatı buldum. Sahnede sunduğumuz tarzlara baktığımızda çok fazla benzerliklerimiz olduğuna inanıyorum, sesini de çok beğendim. Sohbetimiz sırasında beni çok rahat ettiren özel bir kişiliğe sahip, onunla şahsen tanışmayı dört gözle bekliyorum. En son albümümde iki şarkıda İstanbul Strings ile kayıt yapmanın zevkini yaşadım. Türk izleyiciyle tanışmak için gerçekten sabırsızlanıyorum ve onlarla gerçek ilham ve duygu ile harika bir müzik deneyimi yaşayabileceğimizi umuyorum. Kalbimde Türk halkına miras bir sıcaklık var. Türkleri çok seviyorum ve gelecekte de güçlü ve sağlam bir bağımız olacağından eminim.

İLK DUYGU KAYBOLURSA ŞARKI DA KAYBOLUR
● Beste de yapıyorsunuz. Beste ve icra arasında farklar neler?
Stüdyo kayıtlarından sonra miks ve mastering aşamasında nelere dikkat edersiniz? Seslerin büyüsü ve birbirleriyle nasıl etkileştikleri asla şaşkına dönmeyi bırakmayacağım bir gizem. Bu yüzden müziği oluştururken bu aşama benim için her zaman bir öğrenme eğrisi olacak. Kayıttan sonra tam olarak aradığım şey, parçayı ham formunda oluştururken sahip olduğum duyguyu korumak veya yükseltmek. Eğer o ilk duygu kaybolursa şarkı da kaybolur. Beste yapmak performanstan daha samimi ve özel. Performansta daha fazla anlık baskı var, beste yapmak ise daha sezgisel bir süreç. Beste yaparken daha fazla zamanınızın olması her zaman iyi sonuçlar çıkacağı anlamına da gelmiyor. Stüdyoda beste yaparken ve çalışırken sahnede olduğumdan daha rahat hissediyorum, ancak birini diğerine tercih etmek istemiyorum. Sahnede olmak adrenalin ve performanstan aldığınız memnuniyet açısından elbette bir stüdyoda veya piyano başında olmaktan daha büyük bir haz.

BURCU ILGIN

Ailem için mühendis kendim için müzisyen oldum haberine yapılan yorumlar ( yorum)

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ ASIR veya yeniasir.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Turkuvaz olarak kişisel verilerinizi işliyor, aynı zamanda kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen tüm çabayı gösteriyoruz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin aydınlatma metnine veri politikası sayfasını ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.

  • SON DAKİKA