"Türkiye bir yanardağ gibi..."

Giriş Tarihi:12.04.2015, 14:26 Güncelleme Tarihi:12.04.2015, 14:32
"Yıl sonunda fiili cari açığın yüzde 4'ler seviyesine, finansman ihtiyacı olan cari açığın yüzde 3,2'lere geldiğini göreceğiz"

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, seçimlerde tehditle oy alanların Ağrı'daki terör saldırısında yeniden ortaya çıktığını belirterek, "Bu topraklarda sebebi ne olursa olsun ölen çocukların anaları bu vatanın analarıdır. Onların döktükleri gözyaşları da bu vatanın analarının gözyaşlarıdır. Biz millet ve ülke olarak arka plandaki oyuncuları mutlaka bulup onların kökünü kurutmamız lazım" dedi.

Denizli'deki Laodikya Antik Kenti'nde Ekonomi Muhabirleri Derneği (EMD) üyeleriyle bir araya gelen Zeybekci, Denizli coğrafyasının arkeolojinin önemli merkezleri arasına girebilecek potansiyelde olduğunu, traverten ve tekstilin merkezi olduğunu bildirdi. Türkiye'nin sahip olduğu kaynak ve imkanları henüz çok düşük oranda değerlendirebildiğini, ülkenin artık hızlı büyüme dönemleri yaşayamayacağını iddia edenlerin Türkiye'yi iyi tanıması gerektiğini ifade eden Zeybekci, "Ancak ucundan dokunduğumuzda bu hale geldik. Türkiye bir yanardağ gibi. Henüz dağın altında patlamamış, kaynayan bir enerji var" dedi.

Bu bilinçle oluşturulan Türkiye'nin yeni logosu ve "Turkey Discover The Potential" sloganıyla ilgili Başbakanlık genelgesinin dün itibarıyla yayınlandığını kaydeden Zeybekci, ülkenin potansiyeli ve gücünü keşfetmeye davet eden logonun tüm kamu kurum ve kuruluşları tarafından kullanılacağını söyledi. Türkiye'nin önüne koyduğu hedeflerden şüphe duyanların bu ülkeyi yeteri kadar tanımadığını, "sırça saraylardan bu ülkeye yönelik ölçümleme ve tahminler yapmanın haksız olacağını" belirten Zeybekci, Türkiye'nin bu noktaya edilgen olarak geldiğini ancak bundan sonra etken bir ülke olarak yoluna devam edeceğini dile getirdi.

"EN BÜYÜK HASSASİYETİMİZ 'ÖTEKİLEŞTİRMEK'"

EMD üyesi gazetecilerin sorularını yanıtlayan Zeybekci, "Sırça saraylarda oturanlar TÜSİAD yöneticileri mi ?" sorusu üzerine öyle bir şey söylemediğini, TÜSİAD'ın ülkeye önemli katkısı bulunan şirketlerin bir araya geldiği bir örgüt olduğunu söyledi. Türkiye'nin potansiyelinin İstanbul'da, Ankara'da oturarak görülemediğini, yerinde görülmesi gerektiğini söylemek istediğini vurgulayan Zeybekci, "Kimse bir diğerini ötekileştirmemeli. 'Göbeğini kaşıyan adam', 'bidon kafalı', 'bunlar ne bilir' diye bir psikolojinin içinde olmamamız lazım. Bizi birleştiren en büyük şemsiye Türkiye şemsiyesi. Bu şemsiyenin altındaki herkes bu ülkenin menfaati için elinden gelen gayreti samimiyetle göstermeli. En büyük hassasiyetimiz ötekileştirmek. Ötekileştirici açıklamalar olduğu zaman da bazı tepkilerin olması doğal hale geliyor" diye konuştu. TÜSİAD'ın enflasyonla ilgili son değerlendirmeleri hakkındaki soru üzerine Zeybekci, halka karşı siyaseten hesap verme zorunluluğu olmayanların siyasi iradeye, hükümetlere haksız bir şekilde saldırmalarını hoş karşılamadığını ifade etti.

"ENFLASYON TÜRKİYE'NİN PROBLEMİDİR"

"(Enflasyon, bozulan Türkiye ekonomisinin, Türkiye'deki yapının sonucudur) derken burada kasıt sadece ekonomik yapıysa onu ayrı şekilde konuşmak lazım. Yapı derken geniş bir yapı derseniz de o bozuk yapının bir parçası, sorumlusu olduğunu kimse unutmasın" diyen Zeybekci, 12 yıl önce nüfusun yüzde 30'unun günlük 4,3 dolar gelirin altında yaşadığını, bugün bu oranın sıfıra indirildiğini, 12 yıl önce Türk insanının gelir seviyesinin AB vatandaşının yüzde 35'i seviyesindeyken bugün yüzde 56'sı seviyesine geldiğini söyledi.

Zeybekci, sözlerini şöyle sürdürdü: "Tüm bunlar eğer Türkiye'nin yapısının daha bozulduğu anlamını ifade ediyorsa bunun yorumunu milletimize bırakıyorum. Ama diğer taraftan enflasyon Türkiye'nin bir problemidir. Türkiye bu konuda çok yapısal hatalar yapmıştır. İnsanların üretimden, hak ettiklerinden daha fazla kaynak elde ederek tüketime yönelmesi, talebin arzdan daha fazla olması, üretmeden tüketme alışkanlığı inanılmaz bir yapısal bozukluktur. Karşılığı olmayan gelirle tüketme alışkanlığının son kalıntıları yüzde 150 enflasyonlardan 70'lere, 30'lara ve inşallah bu sene sonu itibarıyla yüzde 5'ler seviyesine gelecek. Bunu bir anda, 'tık' diye ortadan kaldıramıyorsunuz. Yapısal bir düzelme, sağlıklı bir şekilde devam ediyor. Enflasyona dayalı bu tarz ortadan kalktığı zaman birileri kendilerini bir daha gözden geçirirlerse onların da kendiliğinden ortadan kalkacağını unutmasınlar"

"KAYITLI EKONOMİ GELİŞTİRİLEBİLİR"

Zeybekçi, seçim öncesi net hata noksan girişi hareketliliğinin yaşandığı, bunun kaynağının belirlenmesiyle ilgili bir çalışma olup olmadığı konusundaki bir soru üzerine, "yüzde 30'un üzerinde kayıt dışı ekonomisi olan bir ülkede net hata noksan rakamlarının bu şekilde oynak olmasının ve sürekli gündeme gelmesinin kaçınılmaz olduğunu", "düzenleme ve yasaklarla kayıt içine almanın uzun süreçte mümkün olmadığını", "kayıt dışına çıkma sebeplerinin ortadan kaldırılması ve kayda girmenin cazip hale getirilmesiyle kayıtlı ekonominin geliştirilebileceğini" ifade etti. Almanya'nın da yüzde 10'luk bir kayıt dışı ekonomi oranına sahip olduğuna işaret eden Zeybekci, "Belki yanlış kelimeler kullanacağım ama Türkiye'deki net hata noksan da bizim başka bir alandaki potansiyel gücümüzü de gösteriyor. Öyle bir şey de var" dedi.

"YÜZDE 4,6 CARİ AÇIK ENDİŞELENECEK BİR AÇIK DEĞİL"

Cari açık konusunda altın ve enerji başlıkları çıkarıldığında önceki yıllara göre iyi bir performans sergilenmediği iddialarıyla ilgili soru üzerine Zeybekci, cari açığın 2013'de yüzde 7,4 iken 2014'de yüzde 6,7'lik hedefi de aşarak yüzde 5,7 seviyesinin yakalandığını ancak bu dönemde altında cari açık verildiğini bildirdi. Türkiye'nin cari açık rakamlarını sağlıklı bir şekilde anlatamadıklarını dile getiren Zeybekci, cari açığın yüzde 5,7 olmasına rağmen finansman ihtiyacı duyan cari açığın yüzde 4,6 olduğunu, ithalatta minimum fiyat uygulamalarından dolayı ithalatın 4 milyar dolar yüksek gözüktüğünü söyledi.

Türkiye'nin 17-18 milyar dolar dış ticaretini TL ile yaptığını, cari açığın finansman ihtiyacının bir bölümünün yurt içinden karşılanabildiğini, dışarıdan finansmana ihtiyaç duyan açığın ise yüzde 4,6 seviyesinde olduğunu belirten Zeybekci, "Yüzde 4,6 cari açık, Türkiye için endişe edilmesi gereken bir açık değil. Hatta yok diyebileceğimiz bir cari açıktır. Kaldı ki bu sene ocak ve şubattaki verilere baktığımızda yıl sonunda cari açığın yüzde 4'ler seviyesine geldiğini göreceğiz. Yüzde 4'ler seviyesine gelen fiili cari açık, finansman ihtiyacı olan cari açığa dönüştüğü zaman yüzde 3,2'lere geldiği görülür. Bu Türkiye için artık cari açık problemi bitmiştir denebilecek bir yerdir. Türkiye gibi yüzde 5 büyümek zorunda olan bir ülkenin nabzının, ateşinin biraz yüksek olması gayet normaldir. Benim yaş ortalamam 40 değil, 30 yaşa yeni geldim" ifadesini kullandı.

Ağrı'da yaşanan terör saldırısıyla ilgili soru üzerine Zeybekci, saldırının son derece üzücü olduğunu, bu coğrafyada kardeşlik istediklerini, "bir kaç soysuz hariç" bu ülkedeki insanların tamamının huzur ve barış istediğini belirtti. Zeybekçi sözlerini şöyle bitirdi: "Ama ben şunu da söylemek istiyorum. Bu topraklarda sebebi ne olursa olsun ölen çocukların anaları bu vatanın analarıdır. Onların döktükleri gözyaşları da bu vatanın analarının gözyaşlarıdır. Biz millet ve ülke olarak arka plandaki oyuncuları mutlaka bulup onların kökünü kurutmamız lazım."

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ ASIR veya yeniasir.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.