Futbol dünyası gençler için iş fırsatlarıyla dolu

Giriş Tarihi:21.08.2010, 17:14 Güncelleme Tarihi:21.08.2010, 17:14

Akşar, futbol kulüplerinin endüstrileşmesiyle beraber kurumsal bir yapıya büründüğünü işletme, iktisat, sağlık, hukuk ve iletişim gibi alanlarda eğitim alan gençlere çeşitli kariyer imkanları sunduklarını söylüyor

Spor ve futbol hayatımızın her an içinde. Öyle ki bazılar neredeyse futbolla yatıp futbolla kalkıyor. Dünya kupası, Şampiyonlar Ligi ve Süper Lig derken her gün bir maç görüyoruz ekranlarda... Oldukça fazla sayıda insanı ilgilendiren futbol dünyası, son yıllarda yurtdışında veülkemizde adeta bir endüstriye dönüştü. Bunun sonucunda da çeşitli istihdam fırsatları ortaya çıktı. Biz de bu hafta futbol endüstirisinin büyüklüğü ve sağladığı istihdam olanaklarını değerlendirmek üzere Türkiye'nin sayılı futbol ekonomistlerinden Tuğrul Akşar'la konuştuk.
Futbolun endüstriyel ve sosyal yanlarını anlattığı çok sayıda makalesi bulunan Akşar, çeşitli gazetelerde yaptığı köşe yazarlığının dışında, üniversitelerde 'Spor Yönetimi, Finansı ve Ekonomisi' konularında ders vermiş bir isim.

Pasta büyük
* Dünyadaki futbol endüstrisinin rakamsal büyüklüğü nedir? Türkiye'de ne kadarlık bir endüstriden söz edebiliriz?

Deloitte'un her yıl düzenlediği Futbol Finans Raporu'nun en sonuncusuna göre futbol ekonomisinin büyüklüğü Avrupa'da yaklaşık 16.7 milyar euro civarında. Bu büyüklüğün yaklaşık 7.9 milyar eurosunu, yani yaklaşık yarısını İngiliz, İtalyan, Alman Fransız ve İspanyol liglerinden oluşan 5 büyük lig oluşturuyor. Avrupa'da yaratılan futbol pastasının büyüklüğü bu kadar.
Ülkemizde futbol pastasının büyüklüğü ise, yaptığım çalışmalara göre yaklaşık 1 milyar dolar civarında. Bu, çok küçük bir oran değil. Yaklaşık 800 milyon euro yapıyor ve 16 milyar 700 milyon euroluk Avrupa pastasının yaklaşık yüzde 5'ine denk geliyor. Bu rakamın paylaşımına baktığımızda ise Türkiye'de futbol gelirlerinin yaklaşık yüzde 38'ini üç büyük kulübün aldığını görüyoruz.
Futbolun ilişkili olduğu çok önemli sektörler var. Medya, elektronik, reklam ve halkla ilişkiler, tekstil ve elektronik bunlardan bazıları. ciddi cirolar var. Futbol o kadar enteresan ki, bu sektörlerle de ilave katma değer sağlıyor. Bunları dikkate aldığımız zaman yeryüzünde yaklşık 200-220 milyar dolar civarında bir pazar yaratıyor. Bu pazar da doğal olarak her ülkede her kesime iş ve istihdam olanakları sağlıyor.
Diğer taraftan da insanları bir arada tutabilmesi ve ortak heyecana yönlendirmesi gibi sosyal özellikleri de var. Yani futbol bugün 200 milyar dolar civarında gelir yaratan bir gösteri endüstrisine dönüşmüş durumda. Özellikle 90'lı yıllardan sonra futbolun endüstriyelleşmesi, onu ciddi biçimde ticari karaktere bürüdü. Bu ticari karakter de bugün futbolun iş olsun diye oynanmasına yol açtı. .
* Futbolun ticarileşmesi iyi bir şey midir?
Bu, yeni iş ve istihdam olanakları yaratıyor ve bu nedenle önemli bir şey. Yeni pozisyonların açılması yeni insanlar için iş fırsatı sağlıyor. Ama diğer taraftan baktığımızda futbolun ticarileşmesi kulüpler açısından da finansal kutuplaşma dediğimiz bir takım olumsuz durumlara yol açıyor. Nedir bu? Zengin, büyük takımlar daha büyürken küçük takımlar daha da küçülüyor. Takımların arasındaki finansal uçurum açılıyor ve bu da takım rekabetlerini olumsuz etkiliyor. Yeterli bütçeye sahip olmayan kulüpler büyükler karşısında rekabet edemiyor ve hep büyük takımlar şampiyor oluyor.
Bir başka önemli konu da futbol parasallaştıkça spotifliğe yakışmayan şike ve bahis olayları futbolu sakatlamaya başlıyor. Futbol masum bir oyun olduğu halde ne yazık ki parasallaşma bu gibi olumsuzlukları beraberinde getiriyor.
* Sevgi ve gönül bağından sıkça bahsedilen futbolda kulüplerin şirketleşmesi, taraftarın da müşteri olarak algılanmaya başlanması futbolun özündeki bu duygusal bağları olumsuz etkiliyor mu?
2005'te yaptığım bir araştırmaya göre taraftarlar yıllık gelirlerinin bir kısmını destekledikleri kulüplere ayırıyorlar. Bugün futbol kulüpleri daha fazla nasıl gelir elde edebiliriz arayışı içerisine girdi. Stad kapasiteleri sınırlı olduğundan, koltuk sayılarını artıramayacaklarına göre koltuk başına katma değeri
artırabilmek için bir arayış başladı. Bu nedenle stadlar 24 saat yaşayan yerler haline getirildi. Doğal olarak taraftar da tuttuğu takıma ciddi paralar harcayan 'taraftar tüketici'ye dönüştü. Kulüpler de taraftarı müşteri olarak görmeye başladı.
Müşteri velinimetimizdir anlayışı burada da geçerli. Müşterisine iyi davranan ve konfor sunan takımlar daha çok para kazanıyor, yapamayanlar ise daha az kazanıyor. 90'lı yıllardan öncesine baktığımız zaman kulüplerin gelirleri sadece maçlardan gelirken, bugün artık naklen yayın gelirleri başta olmak üzere sponsorluk, lisanslı ürün satışı gibi çok ciddi gelirleri var. Bugün bilinçli taraftar ciddi şekilde takımına para harcıyor, lisanslı ürünler satın alıyor. Kulüpler taraftarı müşteri olarak görüyor ve pazarlama stratejileri oluşturuyor. Bence bu zon derece doğal ve normal.

Başkan olmak
* Türkiye'de kulüplerin şirketleşmeye başladığını görüyoruz. Ancak Avrupa'da kulüp şirketleri birer ikişer batıyor. Bunun sebebi ne olabilir?

Futbol kulüpleri, sektörün endüstriyelleşmesiyle kurumsal yönetişim mantığıyla hareket eden örgütler haline geldi. Çok fazla gelirleri olan bu tür örgütleri artık sadece dernek vakıf olarak yönetmek çok kolay olmuyor. Ancak şirketleşmek bütün sorunların çözümü olmuyor. Avrupa'da futbol kulüpleri arasında şirketleşip iflas eden, küme düşen takımlar
var. Bu anlamda endüstriyelleşmek bir şekilde şirketleşmeyi zorunlu hale getiriyor. Dernek statüsünde olan istisnai büyük kulüpler de var. Günümüzde futbol parasallaştı, dernek statüsünde işi götürmek zor. Kurumsal yönetim mutlaka kulüp yönetiminde egemen olmalı, yoksa bunun üstesinden gelmek kolay değil.
* Türkiye'de bir işadamı neden bir futbol kulübüne başkan olmak ister?
Futbol tüm dünyada çok etkin bir nufuz oluşturma aracıdır. Başkan olursanız politikacılara ulaşma şansınız var. Ayrıca toplum içinde son derece prestij sağlayan bir görev. O nedenle yönetici ya da başkan olmak nüfuz oluşturuyor.
* Futbol bir endüstri ise istihdama olan katkısı nedir?
1990'ların sonu 2000'lerin başından itibaren futbol kulüplerinde yeni kariyer olanakları ortaya çıktı. O nedenle bazı üniversiteler spor ve futbol yönetimi eğitim programları açtı. Futbol artık bir iş kolu ve çok önemli bir pastası var. Sektörde yer alarak pastadan pay almak istiyorlar. Yurtdışında bu işleri yapan finansal ve pazarlama işlerini yürüten kişiler çok ciddi paralar kazanıyor. Son zamanlarda futbol kulüplerinde insan kaynakları bölümleri de oluşturuluyor. Bu birimlerde pek çok kişiye ihtiyaç var. Yetenekli insanlar Türkiye ve yurdışında önemli kulüplerde önemli bölümlerde işlere sahip olabilirler. Bugün Fenerbançe'de 500, Galatasaray'da 300-400, Beşiktaş'ta 200 kişilik bir istihdamdan söz edebiliriz. Bunu Süper Lig'de oynayan 18 takımın ortalama çalışan sayısından hesaplarsak, her kulüpte ortalama 150 kişi çalışıyor dersek, Türkiye'de kulüplerde 2 bin 500'e yakın istihdam söz konusu.
* Futbol endüstrisi nasıl bir geleceğe doğru yol alıyor?
Futbolun önü çok açık ve geleceği çok parlak. Kariyer fırsatları açısından bakıyorsak önemli olan kendimize yatırım yapmak. Bu alanda çalışmak isteyenler spor yönetimiyle ilgili akademik olarak kendilerini geliştirsinler, staj yapsınlar. İstihdamın da artarak devam edeceğini düşünüyorum. İnsanlar var olduğu sürece spor devak edecek. Sporun olduğu her herde, herkese kariyer fırsatları var.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ ASIR veya yeniasir.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.