“Mutluluğum markam oldu”

Giriş Tarihi:15.11.2016, 16:36 Güncelleme Tarihi:15.11.2016, 16:36
Nurşen Eser: Mutlu bir kadınım ben. Kahkaha atmayı severim. Yaşadığımız zorlu dünyada yeterince mutsuzluk varken, bari içeceklerimiz mutlu olsun istedim

NİHAN YARKENT

Annelik duygusunu ben de yaşadığım için röportajlara minik bir ara verdik. Bu süreçte ister istemez algınız ve tüm enerjiniz de değişim gösteriyor.
Benim de öyle oldu. Çevrem ya yeni anneler ya da tecrübeli annelerle doldu. Nurşen Eser de böyle biri. Bir çocuk annesi. Başarılı bir girişimci.
Güzellik ve estetik uzmanı. Ama hepsinden öte çok mutlu bir kadın. Yaptığı işte mutlu, çocuğuyla mutlu, sağlığıya, zekasıyla, dostlarıyla ve en önemlisi vicdanıyla mutlu bir kadın. İşte bu mutluluğu aynı zamanda ilhamı da oldu. Oğlu için hazır meyve suları almak yerine kendi meyve sularını üretti. Çevresinden gördüğü ilgi üzerine spor yapanlara, diyet yapanlara, kadınlara özel "Happy Juice" (Mutlu Meyve Suyu) markasıyla seri üretime geçti.
Türkiye'nin dört bir yanından bayilik teklifi almaya başladı.
Nurşen Eser, İzmir'in kendisine mutlu bir iş hayatı sunduğunu belirterek, "Başarılı olmak için kahkaha atmayı unutmayın, yaşadığınız şehiri, insanları sevin. Mutluluğun yolunu bulamazsanız iş hayatında da başarılı olamazsınız" dedi. İşte Nurşen Eser ve mutluluğu bulma formülü.

MUTLU EDEN KENTİ SEÇTİM

- İş hayatında mutluluğu bulamayana ne önerirsiniz?

Ben meslek hayatıma muhasebeci olarak başladım.
Sonrasında bankacı oldum. 5 yıllık bankacılık tecrübesinden sonra bu bana göre son derece sıkıcı olan bir işte tüm ömrümü geçirmek istemediğime karar verdim ve istifa ettim. Sevdiğin işi yapmıyorsan, mutluluk hayalden öte bir şey olamaz. Bu kadar net.

- Sizi mutlu eden iş neydi?

Ben işten önce mutlu olacağım kenti seçtim.
İstanbul'dan İzmir'e geldim. Bu kentin havasını, suyunu, toprağını, insanlarını zaten biliyorsunuz. İzmir'de yaşamayı tercih edenlerin, nedenleri arasında ilk olarak huzur yer alıyor. Sonrasında da sevdiğim işi kurdum. Girişimciliği ve eğitimimi birleştirip güzellik merkezini hizmete açalı tam 16 yıl oldu.
Kurumsal bir yapıyla da yola devam ediyoruz.

- Peki meyve suyu üretimi nereden çıktı?

Zaten zayıflama, güzellik ve sağlık alanında 16 yıldır emek veriyorum. Kendi evimde, oğlum için ve güzellik merkezine gelenlerin sağlıklı içecekler tüketmediğinin de farkındaydım.
Bu alanda aslında geniş bir boşluk var. Ben de önce evimde ve güzellik merkezine gelenlere yönelik meyve suları üretmeye başladım. Elbette bu hemen olmadı.
Gerekli izinlerin alınması, hijyen şartlarının yerine getirilmesi, üretim bandının tamamlanması gibi işlemleri tamamladıktan sonra insanlara sundum. Çok fazla beğenildi ben de çok mutlu oldum tabi.

- Adı da mutluluğunuzdan mı geliyor.

Evet, Happy Juice bir mutluluk göstergesi. Mutlu bir kadınım ben. Kahkaha atmayı severim.
Yaptığım işle mutluyum, Çocuğumla mutluyum, sağlığımla mutluyum, zekamla mutluyum, vicdanımla mutluyum, dostlarımla mutluyum. İlham da buradan geliyor.
Yaşadığımız zorlu dünyada yeterince mutsuzluk varken, bari içeceklerimiz mutlu olsun.

VİTAMİNLERİ KAYBOLMUYOR

- Bu meyve sularını diğerlerinden farklı kılan nedir?

Lezzetlerinden, içeriğine, görsellerin tasarımına kadar her anında içindeydim ve hepsinden önemlisi, her birini aşkla hazırladım.
Diğer markaların içilemez tatlarının hiçbirinin benim içeceklerimde olmamasına özellikle dikkat ettim.
Detox diyoruz, sağlık diyoruz ama pet şişelerde sunulan içecekleri içmek zorunda kalıyoruz. Ben özellikle sağlığı pet şişeye hapsetmedim ve cam şişede olmasını istedim.
Ayrıca bıçaksız soğuk sıkım olduğu için sebze ve meyveleri tüm vitamin ve mineralleriyle şişelere doldurmuş olduk.

KUYUYA KENDİ İPİNİZLE İNİN

- Girişimcilere önerileriniz?

İzmir'den başarılı girişimcilerin çıkması çok önemli. Çünkü İzmir'in girişimcileri ne kadar artarsa kentin de mutluluk katsayısı o kadar artar. İzmirli girişimciye şunu öneriyorum, kuyunun ne kadar derin olduğu önemli değil, önemli olan kuyuya kendi ipinizle inip inemeyeceğiniz. Bunun için bir işe başlamadan önce artılarını, eksilerini, hesabını iyi yapmalılar.
Sevdiğiniz işi yapmak istemek, hiçbir araştırma yapmadan işe atılmak anlamına gelmez.

"HİÇBİR ÜCRET SAĞLIĞIMIZDAN ÖNEMLİ DEĞİL"

- Girilecek en karlı sektörlerden
birinin sağlıklı içecek sektörü olduğu söylenir. Gerçekte bu böyle mi?

İnsanlar paralarını maalesef önce sağlıklarını kaybedecekleri ardından da kaybettiklerini geri kazanacaklarına inandıkları ürünlere harcıyor. Ben hayatım boyunca sigara kullanmadım. Sigaraya her gün 10-15 lira gibi ücretler ödeyen insanların bu paraları sağlıklı içeceklere öderken ellerinin titrediğini gördüğümde dehşete kapılıyorum.
Hangi ücret, beden sağlığımız söz konusu olduğunda yüksek olabilir ki. Ben ise bu sektörde karlı bir gelirin peşinde değil sağlıklı tüketimin peşinde olduğum için yer alıyorum. Bu nedenle gerçeklerle daha keskin şekilde karşı karşıyayım. Ve şunu söyleyebilirim ki sektör hiç de uzaktan göründüğü gibi değil.

"KENDİ ÇOCUĞUMA HAZIRLAR GİBİ"

- Bebeklere, annelere, hamilelere özel ürünler görüyorum, hangisinin neye faydası var?

Ben de bir anne olduğum için, bu kadar içeceğin arasında anne adaylarına ve çocuklara yönelik bir şeyler yapmak istedim.
Cesur Kids, adını oğlum Cesur'dan aldı. Kendi çocuğuma hazırladığım hassasiyette hazırladık. 1 yaş ve üzeri çocuklara gönül rahatlığıyla içirebilir.
İçinde zencefil, ananas, portakal, kırmızı elma ve avokado ile bağışıklık sistemlerini güçlendirmeyi hedefledik. Baby&Mom anne adaylarının içeceği. Greyfurt, ananas, portakal ve avokado ile anne ve bebeğin tüm C vitamini ihtiyacını yine en doğal haliyle hazırladık. Spor yapanlara, diyet uygulayanlara yönelik de ürünler geliştirdik.
Şimdiden Türkiye'nin farklı illerinden bayilik teklifleri alıyoruz.
Suudi Arabistan'dan bile teklif geldi. Yıllardır sektörde öncü olan firmalardan birinin de ilgisini de fazlasıyla çekmiş olmalıyım ki, marka patenti için başvuruda bulunmuş.
Elbette biz daha önce bunu yapmıştık ancak bunlar gösteriyor ki doğru yoldayım.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ ASIR veya yeniasir.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.