Hayatı paylaşın ki engeller kalksın

Giriş Tarihi:02.12.2016, 17:01 Güncelleme Tarihi:02.12.2016, 17:01
Sabahat Akşiray Otistik Çocuklar Eğitim Merkezi’nin öğretmenlerinden Ayhan Arslan, “Otizimin engel olduğunu düşünmek büyük engel. Fırsat verildiğinde otizimliler, birçok şeyi başarıyor. Yeter ki fırsat verelim yeter ki hayatı paylaşalım” diyor

NİHAN YARKENT

Çalışkandır, sabırlıdır, özverilidir ve en önemlisi hiç vazgeçmez. Zaten böyle olmasa özel çocukların Ayhan öğretmeni de olması mümkün olmazdı. Tanışıklığımız 10 yıl öncesine dayanıyor ve o zamanda çocukları için mücadele ediyordu.
Yıllar geçtikçe değişen bir şey olmadı. Azmine hayran olduğum Ayhan Arslan hala çocukları için koşmaya devam ediyor. Dünyanın sayılı okullarından Sabahat Akşiray Otistik Çocuklar Eğitim Merkezi'nin öğretmenlerinden. Otistik engelli, down sendromlu, zihinsel engelli, görme engelli 200'e yakın çocuğa eğitim veren ender isimlerden. Ender diyorum; neden derseniz? Ağır zihinsel engelli bir gence tuvalet eğitimi kazandırıp parti yapan başka bir meslek duydunuz mu siz? Ya da çatal bıçakla yemek yemesini öğrendiği için öğrencileriyle ağlayan bir okul biliyor musunuz? Ya da 15 Temmuz gecesi otizmli bir gencin davetli olarak katılmak üzere hazırlandığı düğün, darbe girişimi nedeniyle iptal olunca yaşadığı duygusal tepkinin nasıl onarılacağını? İşte bu okulda, böyle öğretmenlerden biri kendisi. 3 Aralık Engelliler Günü'nde biz sorduk o anlattı.
Onların en büyük isteği sadece hayatı paylaşmak. Ailelerin en büyük sorunları ise "Biz ölünce çocuklarımıza ne olacak?" sorusunun yanıtsız kalması.

"YAŞ SINIRI YOK"

Sabahat Akşiray'ın özelliği nedir?

- 2001'de proje okulu olarak açıldı, başarılı olması üzerine devam ettik. Bakanlık, diğer illerde de model olarak aldı. Bizde eğitim 3 yaşında başlıyor. Yaş sınırı yok. 23 yaşın üzerinde halk eğitim merkezimizin atölyelerinde ders alıyorlar.
Dünyada bütün engelli gruplarının olduğu tek okuluz. 200'e yakın öğrencimiz var. 42 yaşında da en büyük öğrencimiz. Hayata tutulmaya çalışıyorlar. Üretime katılıyorlar.

- Özel eğitimin farkı nedir?

- Bir kere burada sadece öğrencilere değil ailelere de psikolojik danışmanlık yapılıyor. Çünkü onlar da sosyal hayatlarını yaşayamıyorlar.
Onların da yıkımları olduğu için rehberlik servisimizde destek veriyor. Özel eğitim ne kadar erken başlarsa o kadar faydalı. Kurallı ortamlarımızı sevmeseler de öğretmeye çalışıyoruz. Biz kuralları kaldırıp onların istediği gibi davranıyoruz. Uzun süreçler uzun zamanlar alan eğitimler.
Özel eğitim sevgi meşakkat isteyen bir bölüm. Diğer öğretmenler gibi tek sınavla sonucu göremiyoruz.
Beceri öğretmeye çalışıyoruz.

Nasıl bir eğitimden bahsediyoruz?

- Bir öğrenciye tuvalet ya da yemek yeme eğitimi verebilirsek bizim ödülümüz bu, böyle mutlu oluyoruz. Sınıfımızda büyük yaşta, altı bağlanan bir kızımız vardı. Bu bir gözlem süreciydi.
Bir gün arkadaşlar 'tuvaletini yaptı' diye müjdeyle geldiler, bizim için muhteşem bir haberdi.
Başkası için normal bir şey belki ama bizim için, aile için harika haberler. Nohut yemeyen bir öğrenciye yedirdik annesi akşam arayarak teşekkür etti. Buradaki eğitim, hayatı paylaşma eğitimi.

EN BÜYÜK ENDİŞE

- Ailelerin en büyük endişesi nedir?

- Ailelerin en büyük endişeleri öldükten sonra çocuğuma ne olacak sorusu. Çocuklar büyüdükçe güçleniyor, ebeveynin gücü azalıyor. Çaresiz bir durum.

Bunun için ne yapılmalı?

- Yaşam alanları oluşturulmalı. Eğitimcilerin, sosyal hizmet uzmanlarının ailelerin yerini almalı, bununla ilgili çalışmalar olmalı.
Bu konu çok önemli. Otizmin görünme oranı 10 binde bir iken 68'de bire indi.
Aileler iyi gözlemlemeli, ilk tanıyı anne koyuyor.
O şok dönemi ne kadar çabuk atlanırsa o kadar iyi. Eğitime başlamalı. Hayatı eğitimle öğretebilirsiniz. İlaçlarla olmaz.

Otizmli çocukları diğerlerinden ayıran özellikler nedir?

- Otistik çocuklar çok farklı çocuklar.
İçlerine kapanıktırlar. Çok konuşmazlar rutinleri vardır. Standart alışkanlıkları vardır. Hayat içinde bunu yaymışlardır. Belli saatlerde belli işi yapıyorsa hep onu yaparlar.
Arabada serviste nereye oturuyorsa hep orada oturmalı. Bu tip öğrencilerimizden biri 1.98 boyunda 170 kilo, öfke sorunları olan bir öğrenci. Rutinleri var. 24 yaşında. Tatile gidecekse önceden söylendiyse mutlaka gidilmeli.
Eve zamanında gidilmesi, servisin zamanında kalkması gerekiyor. 15 Temmuz'da ülkemiz zorlu bir süreçten geçti. 16 Temmuz'da bir düğün var ve önceden kendisine söylenmiş. 16 Temmuz'da ise ne olacağı belirsiz. Herşey erteleniyor.
Gelin bunu anlatın o çocuğa, mümkün değil. İzmir dışına 3 saatlik bir yolculuğa çıkıp 'Bak düğün ertelendi, eğlence yok diyerek" gösterdik. Mutlaka görmeli.

İzmir engelliye nasıl bakıyor?

- Bugün 3 Aralık Dünya Engelli günü. Toplum olarak İzmir bilinçli diyelim engellisine sahip çıkabiliyor. Otobüslerde engelli gördüğümüzde yardım ediyoruz ama ötesine geçemiyoruz.
Olduğu gibi kabul etmeliyiz onları. Yardımcı olmalıyız onlara.

İş dünyasına bu konuda düşen görev nedir?

- 50 personelin üstü iş yerleri bir engelli çalıştırmak zorunda ancak bu durumda genelde bedensel engelli vatandaşlarımız tercih ediliyor.
Zihinsel ya da otistiklerin iş bulması çok zor.
Ama farklı olanlar da var. Örneğin 7-8 öğrencimiz Vestel'de çalışıyor. Vestel çok güzel bir işe imza attı. Bir öğrencimiz insan kaynaklarında, diğerleri yemekhanede. Bu tür işyerlerinin sayısı artmalı. Otizimin engel olduğunu düşünmek büyük engel. Fırsat verildiğinde onlar birçok şeyi başarıyor yeter ki fırsat verelim yeter ki hayatı paylaşalım.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ ASIR veya yeniasir.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.