‘246’ belgesel tadında bir kurtuluş destanı

Giriş Tarihi:12.12.2016, 17:08 Güncelleme Tarihi:12.12.2016, 17:10
Cuntacı FETÖ darbe girişimini gazeteci gözüyle “246” kitabında anlatan Altınışık, sabaha kadar bombaların yağdığı, meydanlarında kurtuluş mücadelesinin verildiği Türkiye’nin 246 şehidiyle birlikte, tanklara siper olan gazilerinin öyküsünü yazdı

Gazeteci Osman Altınışık, 30 yıllık gazetecilik deneyimiyle 15 Temmuz ihanetinde verilen kurtuluş destanını kaleme aldı. Cuntacı FETÖ darbe girişimini gazeteci gözüyle "246" kitabında anlatan Altınışık, sabaha kadar bombaların yağdığı, meydanlarında kurtuluş mücadelesinin verildiği Türkiye'nin 246 şehidiyle birlikte, tanklara siper olan gazilerinin öyküsünü yazdı.
Altınışık'la o karanlık gecenin, halkın direnişiyle nasıl aydınlandığını yazdı.

BİR DÖNÜM NOKTASI

Hain darbe girişimi sırasında Ankara'da olduğunuzu biliyoruz. Gazeteci gözüyle kısaca o günü anlatabilir misiniz?

- Karanlık güçlerin ülkemizin birliğine kastettiği o gece bir gazeteci olarak görevimin başındaydım.
İhanet girişimini darbenin merkez üssü olan Başkent'te tüm yönleriyle takip ettim. Türkiye'nin hainlere nasıl cevap verdiğini, kahramanlıkları, milli mücadelenin ne demek olduğunu yakından izledim. Şüphesiz son yüzyılın dönüm noktasıydı 15 Temmuz.
Uhud'tu, Bedir'di, Çanakkale'ydi, Malazgirt'ti... Bir milletin, kutsalına, vatanına göz dikenlere karşı, verecek canından başka bir şeyi olmayan aziz milletin cevabıydı. Türk milleti, 15 Temmuz darbe girişimine karşı destansı bir mücadele verdi.
Bir milletin kanla yazılan direnişi ve vatan mücadelesini gazeteci gözüyle anlatmaya karar verdim. Böylece 'acı-kahramanlık-fedakarlık ve cesaretle' örülen, yaşanmış olay ve öykülerden oluşan kitabım "246" doğdu.

ÇARPICI BİR KAPAK

Kitap kapağı ilk bakışta siyah bir pasaportu andırıyor? Kapak seçimini siz mi yaptınız?

- Kitabın kapak konusunda gazeteci dostum Ercan Halıcı'nın fikirleri bu çarpıcı kapağı ortaya çıkardı. Sıradan kapakların üzerinde olmasını istedim. Bir farkındalığı olmalıydı. Uzun sure tartışkın, konuştuk... Zaman zaman gerildiğimiz anlar oldu. 15 Temmuz'u en iyi anlatan kapak olduğu kanısındayım. Tasarım desteğini de işinin en iyisi olan Özlem Nurver verdi. Siz hayal edersiniz birilleri gerçekleştirir. Bu kapak fikri Ercan Halıcı ile ortak hayalimizde...
Hakkı teslim etmek gerekir. İçime sinen güzel ve bir o kadarda başarılı bir çalışma oldu. Bu vesile ile teşekkür ediyorum tüm emeği geçenlere... 15 Temmuz şehitlerine rahmet diliyorum... Mekanları cennet olsun. Gazilerimize şükran arz ediyorum. Tedavi görenlere acil şifalar temenni ediyorum.

'HER SATIRINDA İRKİLDİM'

"246"yı yazarken neler hissettiniz?

- Daha önce 'Haberin Seyir Defteri' ve 'B'aşka Vakit Kalmadı' isimli kitaplarımı yayınladım.
İlk iki kitabımı da oldukça farklı duygularla yazmıştım. Ancak 246'yı yazarken ben olmaktan çıktım, gözyaşı ile her satırında irkildim. Helikopterden yağan mermilere 'dur' diyen Ömer'lerin, Ahmet'lerin, Ali'lerin ve Cennet'lerin vatan mücadelesindeki şahadete giden öykülerini yazarken hiç ben olamadım.

GURUR VE GÖZYAŞI

Tankın altında ezilen babasını ardında bırakıp şahadete yürüyen Elif'lerin hikayeleri var bu kitapta. Milletin imkanları ile ihanete başvuranlara karşı direniş ve diriliş bir emir komuta zinciri içinde başladı. Bu ülke ikinci kurtuluş destanını Başkomutanı ile birlikte yazdı, 246 evladını toprağa verdi. Bu yüzden kitap da ihanet girişiminin yaşandığı gecede, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın vatandaşları başkomutan olarak sokağa çağırdığı sözleriyle başlıyor. Ben de okuyucularım gibi çok heyecanlıyım çünkü bu kitap bana değil onlara, onların ölümsüz destanlarına ait.
Gerek meslek, gerekse de özel yaşamımda onca olaya şahit biri olarak bir milletin diriliş öyküsünü yazarken gurur ve gözyaşını tutamadım.

TANKLARA SİPER OLDULAR

Kitapta hain girişimin merkez üssü Ankara'da yaşananlar geniş yer tutuyor, değil mi?

- Evet. "246"da ihanetin savunma cephesi olan, en fazla şehit ve gaziyi veren Ankara'nın o gecesini anlattım. Genelkurmay'da, Meclis'te, Özel Harekat'ta kısaca ihanetin baş gösterdiği hemen her yerde vatana karşı canını feda eden kahramanlar ve tanklara siper olan gazilerin hikayeleri, kitapta birinci ağızdan anlatıldı. Kalkışmanın ilk anlarından gün ağarana kadar verilen mücadelenin her ayrıntısı yer alıyor. Yaşadıklarımdan yola çıkarak bu vatana can veren şehitleri kahraman gazilerin destanını yazdım. Ben de okuyucularım gibi çok heyecanlıyım çünkü bu kitap bana değil onlara, onların ölümsüz destanlarına ait.

Öncelikle 3. Kitabınız olan "246 & Bir Kurtuluş Destanı" için güzel dileklerimi sunmak isterim. Bugüne kadar basılmış 3 kitabınız var ve her biri birbirinden güzel övgüler aldı ve almaya devam ediyor. Başarılı bir gazeteci olarak yoğun iş temposuyla çalışıyorsunuz. Zamanınızı verimli kullandığınız aşikar. Bu verimi nasıl sağladığınızı sormakla başlamak isterim.

- Öncelikle güzel dilekleriniz için teşekkür ederim. Zamanı iyi kullanmak adına iyi bir planlama yaptığım doğrudur. Bizim meslekte zamanı verimli kullnamak kadar planlamakta çok önemli.
Bu bağlamda güne erken başlayıp geç bitirenlendenim. Son iki yılda üç kitabım yayımlandı. Tüm iş hayatımın dışında kitaplarım için özel saat dilimleri bu eserelin ortaya çıkmasın vesile oldu.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ ASIR veya yeniasir.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.