“Londra’da en az 20 milyoner yetiştirdim”

Giriş Tarihi:17.12.2016, 18:10 Güncelleme Tarihi:17.12.2016, 18:10
Hüseyin Özer: Londra’da Türk yemeği okulu açtık. Adı da Sofra. Bizden ayrılan herkes başarılı herkes milyoner oluyor. En az 20 milyoner yetiştirdik. Bunlardan 80’e yakın restoran işletmecisi bizim sistemimizi devam ettiriyor

NİHAN YARKENT

Yoksul ve sevgisiz bir yaşamdan dünyanın sevdiği bir insan haline gelen Londra'daki Sofra ve Özer restoranlarının sahibi Hüseyin Özer Dün İzmir'e geldi...

Başarı hikayesini, yaptıklarını ve yapacaklarını anlattı..

Hakkınızda birçok hikaye var. Ailenizin sizi bir toprak ağasına verdiği, abinizin zehirlemek istediği gibi. Bunlar doğru mu?

Evet, doğru. Her çocuk gibi hayallerim vardı. Baba ve annemin ayrılmasının ardından istenmeyen çocuk olarak birkaç hayvanla birlikte bir ağanın yanına verildim. Sevgiye muhtaçtım.

Nasıl hayatta kaldınız?

Keçi güttüm. En çok isteğim okula gitmekti ama bu bir türlü olmadı. Çoban Celal emmiden okuma yazmayı öğrendim. Değnekle kara yazdım. Bizim oralar, Tokat Erbaa tozludur. Toza yazdım. Kayalara yazdım. Babam evlatlıktan reddetmişti.

Anneninize dönmediniz mi?

Hayır, annem bana bilet alarak Ankara'ya gönderdi. 11 yaşındaydım, kimse işe almadı.

Abinizin zehirlemesi?

Bir gün incir verdi, zehirliymiş. Her ne hikmetse bir ısırık aldım ve tükürdüm. Aslında o zehir benim en güzel günümdü.

Nasıl yani?

Bunu arkadaşlarıma anlattığımda bana bohçalarını açmışlardı ve ne güzel bir yemek yemiştim bilemezsiniz.

TUVALETLERDE YATTIM

Ankara'ya neden gittiniz?

Evlatlıktan reddeden babamı vurmak için kullanacağım silahı alabilecek parayı kazanmak için. Tabii ben asla böyle bir şey düşünmedim.
Ulus'ta çakmaktaşı ve çakmak benzini satıyor günde 75 kuruş kazanıyordum.
Sıhhiye'de bir tuvalette kalmaya başladım. O tuvalet benim için o kadar güzeldi ki anlatamam, çünkü yatacak bir yerim vardı.

Peki İngiltere'ye gitme kararını nasıl aldınız?

Bu kararı bir kömürlükte aldım. Hayatın en önemli kararlarını hep o kömürlükte aldım. Okuma yazmamı orada geliştirdim. Kafama iyi adam olmayı takmıştım. Kitaplar alıp okumaya başladım. Okumayı sökünce İngilizce öğrenmeye karar verdim.

Hayır, küçük bir çocuksunuz, İngiltere'ye tek başınıza gitmeyi nasıl başardınız?

Önce İstanbul'a gittim. Bu arada meyhanelerde çalışıyordum. Müşterilerle aram çok iyiydi. Büyüyordum.
Emekli bir albay ile anlaştım ve ondan İngilizce özel ders aldım.
Londra'ya gitme kararını uygulamak istedim ama uçak bileti alacak param yoktu. Otobüsten başka seçeneğim yoktu, yolculuk günlerce sürdü.

Oraya gittiğinizde nasıl bir hayat sizi karşıladı?

İner inmez gittim bir İngilizce kursuna yazıldım. Tabii bir de o dönem dönerciler vardı, onlardan birinde de iş buldum. Yıllar sonra çalıştığım bu dükkanı banka desteğiyle satın aldım. Dönerci dükkanını lüks bir restoranta dönüştürdüm.
Burası 30 yıl boyunca öyle çok iş yapan bir yer değildi, hatta sürekli kapanan bir yerdi. Benimle birlikte dükkanın kapısında müşteri kuyrukları oluştu.

Lokantacı olduğunuza memnun musunuz?

Allah sevdiği kulunu lokantacı yaparmış, ben diyorum ki sevmediği kulunu da lokantacı yapar. Bu iş öyle bir iş. Zor ama sevgiyle yapılacak bir iş. Ben farklı Türk yemekleri geliştirdim. Büyükelçiler, devlet adamları herkes kapımızdan içeri girdi. Arkasından diğer restoranları kurdum. Bunlar Londra'nın en işlek ve önemli merkezlerinde. Ve sorunuzun yanıtı, çok memnunum.

Gördüğünüz ilgiyle Türk mutfağının temsilcisi oldunuz...

Restoranlarımız her yıl 'Michelin Guide' tarafından tavsiye edilen dünyanın ilk ve tek Türk lokantası seçiliyor. Müşterilerimize Türkiye'yi tanıtan broşürler dağıtıyoruz.
Başarı hikayem birçok basın kuruluşunun dikkati çekti. Hakkımda çok haber yapıldı. Discovery Channel belgeselimi yaptı. Londra Müzesi'nde sesli sunumlarda, 2003 yılından beri konuşmalarım ve Londra hakkında hislerim ziyaretçilere sunuluyor.

YILDIZI ALDIĞIM GÜN KAYBETTİM

Michelin Yıldızı aldınız mı?

Aldık, ilk kez bir Türk restoranı Michelin Yıldızı aldı ve aynı gece kaybettik.

Bu nasıl oldu?

Biliyorsunuz Michelin denetimleri gizli olur. Yani gelen kimsenin Michelin'den olup olmadığını anlayamazsınız.
Müşteri gibi gelir. Geldiler yemeklerini yediler ve yıldızımı verdiler. O gece Fener şampiyon oldu, müdürümüz de Fener formasıyla gezince yıldız geri gitti. Yemekle aldık, servisle kaybettik. Yıldız kayması oldu.

Düzeltmek içine ne önerirsiniz?

Birlikte bir şeyler yapmamız lazım.
Öğrenciler Fransız usulü yemek öğreniyorlar, hayır efendim Türk yemeği yapsınlar. Özümüze dönelim. Fransızlar, İtalyanlar Türk yemeği mi yapıyor? Biz de kendi yemeklerimizi yapalım. Hiçbir millet başkasının yemeğini yapmıyor ama biz yapıyoruz. Türkiye'de Türk yemeği okulu açmamız lazım.

ERKEKLER DAHA İYİ YEMEK YAPAR

Siz eğitim veriyor musunuz?

Evet, Londra'da Türk yemeği okulu var adı da Sofra. Bizden ayrılan herkes başarılı, herkes milyoner oluyor. En az 20 milyoner yetiştirdik.
Çok sayıda restorancı yetiştirdik.
80'e yakın restoran, bizim sistemimizi devam ettiriyor. Büyük firmalarda bugün yönetici olan yüzlerce kişi Sofra'da çalışmıştır.
Bu başarının ardında verdiğimiz eğitimlerin payı var. Giyim, kuşam, yemek yeme sanatı, müşteri geri getirme sanatı, insan ilişkileri, sağlıklı yaşam, diyet, kendine iyi bakma, güzel konuşma sanatı gibi...
En önemlisi de bunları yaparken nasıl mutlu olursun.

Hiç okuyamadınız, peki siz öğrenci okutuyur musunuz?

Benim zenginin parasında gözüm var. Neden biliyor musunuz. Daha çok öğrenci okutabileyim diye. Özer Eğitim Vakfı'nı kurduk. Onun sayesinde öğrencilerimizi okutuyoruz.

Erkekler mi yoksa kadınlar mı daha güzel yemek yapar?

Erkekler daha güzel yapar. Çünkü romantiktirler, özenirler.

O zaman bir romantik olarak siz tüm yemekleri sevgililerinize yaptınız?

Doğru, yemeklerimi sevgililerime yaptım. Yemekleri tutturdum ama sevgilileri tutturamadım.

"TÜRK MUTFAĞINI TANITMAK İÇİN VARIM"

Mutfak sizin için ne anlam ifade ediyor?

Benim için mutfak demek Türkiye'nin tanıtımı demek. Bakın bir ülkeyi en güzel mutfağınızla tanıtabilirsiniz.
Bundan daha güçlü bir tanıtım yoktur. Oysa biz Türk yemeklerini çok kötü anlatıyoruz.
Kötü biliniyor. Evinizde mutfak güzel ama lokantada değil. Garanti kötü hizmet, kötü yemek, garanti kötü hesap ödersiniz. Ben bunu düzeltmek için varım.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ ASIR veya yeniasir.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.