“Bu filmi çekmesem yarım kalırdım”

Giriş Tarihi:24.12.2016, 18:26 Güncelleme Tarihi:24.12.2016, 18:26
Gülten Taranç: Beni kısa filmlerimde işlediğim kadın dünyasını uzun metrajda da anlatmaya iten sebep, seyirciden aldığım geri dönüşler oldu. Ben bu filmi çekmesem yarım hissederdim... Asıl yolculuğum ilk uzun metrajım ile başladı

İzmir'de film çeken aslına bakarsanız sinemanın Don Kişotu'dur. Çünkü bin tane aşmanız gereken engel çıkar karşınıza.
Genç yönetmen Gülten Taranç da bu engelleri tek tek aştığı için sinemanın "İzmirli" Don Kişotu. Taranç ile ilk uzun metrajlı filmini konuştuk...

Sinema yolculuğu nasıl başladı?

Aileden geliyor. Annem müzikolog, babam yönetmen olunca pek de seçme şansım olmadı.
Müziğe daha büyük bir yeteneğim ve ilgim olduğunu düşünüyordum ama sinema ayrı bir tutku ve sanki bir hastalık gibi. Dokuz Eylül Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema TV Yönetmenlik Ana Sanat Dalı'ndan mezunum.
İlk sete gittiğim günden bu yana çok büyük bir aşkla bu işi yapıyorum. On senedir kısa film ve belgeseller çekiyorum. 'Yağmurlarda Yıkansam' ilk uzun metraj filmim, 2017'de bağımsız olarak dağıtıma gireceğiz.

TORPİL KULLANMADIM

Babanızın Ragıp Taranç olduğunu düşünürsek, seni o mu keşfetti?

Evet öyle diyebiliriz. Babam bir gün çektiğim fotoğraflara baktı ve "sende göz var" dedi.
Ailemin bu dünyanın insanları olmasının en büyük katkısı edindiğim vizyon oldu ama hiçbir zaman ailemden dolayı torpilli olmadım.

Yağmurlarda Yıkansam'ın çıkış noktası neydi?

Öncesinde Obezonlar, Dönüşüm, Consensus üçlemesi çekmiştim. Üçü de çok içselleştirdiğim dönüşüm hikayeleri. uzun metraj kadar emek vardır üstlerinde ve bir yandan da benim deneme tahtalarım.
Yapmak istediklerimin ilk adımlarını bu üç filmle atmaya başladım. Festival seyircisinden özellikle de kadın seyircilerden mailler almaya başladım. Yaşadıkları sorunları paylaştıkları ve aslında kısa filmlerde işlediğim kadın dünyasını uzun metrajda da anlatmaya iten sebep, seyirciden aldığım geri dönüşler oldu. Ben bu filmi çekmesem yarım hissederdim... Asıl yolculuğum ilk uzun metrajım ile başladı.

Her filmin perdedekinin dışında bir hikayesi vardır. Bu filmi çekmeye sizi iten neydi?

Maruz kaldığım mobingler. Ya tamamen bırakacaktım ya da en yüksek yerden geri dönecektim. Eğer sizi uyutmayan bir hikaye var ise derdiniz var ise bir şekilde çekiliyor zorluklar da film de.

KİMSE KATİL OLMAK İSTEMEDİ

Kadın sorunlarını anlatan filmde oyuncuları nasıl buluyorsunuz?


Katili kimse oynamak istemedi, Engin Benli hiç tereddüt etmeden kabul etti. Kadın oyuncuları da bulmakta sıkıntı çektim. Çok feminist olduğunu düşündüğüm oyunculardan başladım teklif götürmeye ama sanırım ilk filmim olduğu için cesaret edemeyenler oldu. Yağmurlarda Yıkansam oyuncu ekibine de yeri gelmişken teşekkür edeyim, hepsi gönüllü olarak bu filmde oynadılar.
Ödül öncesinde gösterimi için salon tahsis etmek üzere gittiğiniz İzmir Büyükşehir Belediyesi'nden "bu filmi kadınlar anlamaz" yorumu almışsınız.

Nedir bunun iç yüzü?

Entelektüel ön yargısı. Bu film Ret İnternational kapsamında Mardin ve Şanlıurfa'da gösterildi, oradaki kadınlar filmi anladılar bence İzmir'deki kadınlara da ulaşmayı hak eden bir film. Ardından film ödül aldı. Gerçek bir emek elbet ki anlaşılacaktır. Belki biraz uzun sürecek ama gösterim talepleri ve olumlu tepkiler hızla artış gösterdi. Halk bizi anlıyorsa elbet ki entelektüeller de anlayacak.

Filmin müziklerinde parmağınız var mı?

Evet filmin şarkılarını yazdım, üç sene sürdü. Annem özgün tema müziklerini besteledi.

Film demek bütçe demek, nasıl çıktınız işin içinden?

Banka kredisi, kredi kartları, birkaç küçük sponsorluk. Çok yıpratıcı bir dönemden geçiyoruz maddi manevi zor bir film yapmak.

OYUNLARLA OYUNCU SEÇİYOR

Bir filmi güzel kılan oyuncular ve ekip arasındaki o büyülü senkrenizasyondur. Bunu nasıl başardınız, özel bir yönteminiz var mı? Yani setteki
Gülten nasıldır?


Oyuncuları çekimlerden önce bir yemeğe davet ediyorum. Zor yenecek bir akşam yemeği menüsü hazırlıyorum ve onları birbirlerine bağlıyorum.
Başta anlam veremedikleri bu oyun onları kaynaştırıyor. Asıl göstermek istediğimse oyuncuların tek başlarına değil birlikte oynadıkları.
Sağındaki birinin yemek yemesine saygı duymak zorunda kalıyorsun, tıpkı oyunculuk gibi. Bu oyuncuların birlikte hareket etmesini de sağlıyor, İkinci film için yeni oyunlar düşünmeye başladım bile.

NİHAN YARKENT

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ ASIR veya yeniasir.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.