Sezonun acısını müşteriden çıkarıyorlar

Giriş Tarihi:12.08.2017, 22:50 Güncelleme Tarihi:12.08.2017, 22:50
Alaçatı’da her köşe başında fırsatçı gibi müşterinin cebinden parasını nasıl alırım diye hareket edilirse, kalite diye nitelendirilen zenginler kaçar gider

Çeşme'de her yaz tartışmaların baş köşesinden yemek fiyatları ve adisyonlar gelir.
Bu konuyla ilgili herkesi itham etmemek lazım ama kulağıma fısıldananlar ve bildiklerim hiç de hoş değil. Bir diğer tartışma konusuna gelirsek mekanlardaki ses ve şikayetler. Bu konuda da birçok mekan ve konut sahibi ikili oynuyor dersem birilerini biraz kızdırmış olurum ancak, yalan da söylemiş olmam. Öte yandan, Alaçatı'da kalite düştü deniyor biz de yazıyoruz ancak nedir bu kalite? Bu sorunun yanıtlarını da sizleri için aramaya karar verdim.

İKİ KİŞİ EN AZ 400 TL

Şimdi gelelim başlığımızdaki konumuza. Denen şu Alaçatı ve Çeşme çok pahalı. Doğru, katılıyorum size. Gastronomi restoranları, kaliteli mekanlar bazında bu tespit biraz haksızlık olsa da her restoran da bu 'kalite' başlığının arkasına sığınıp fiyatları yükselttikçe yükseltti bu yaz. Sezon kısa ve beklendiği gibi değil. Durum böyle olunca birçok restoran bu durumun acısını müşteriden çıkartıyor. Mekanınıza gelen müşterilerin bir bölümü çok zengin olabilir ama bu kimseyi kazıklama hakkını size vermiyor.
Öyle restoranlarda da bu kazıklama olayı başlamış ki şaşarsınız.
İsimlerini yazmayacağım ama Alaçatı'yla adı özdeşleşmiş bazı mekanlar da ne yazık ki bu furyaya katılmış durumda. Duyduklarımdan bir örnek aktarayım size. Örneğin geçtiğimiz günlerde bir çift oturmuş. 50 cl'lik bir içecek, 5-6 meze, salata ve bir ara sıcak söylemişler ve gecenin sonunda hesap 500 lira gelmiş.
Ana yemek yok dikkatinizi çekerim. Bu örnekleri çoğaltabilirim de. Ama böyle olmaz, ayıptır, yazıktır. Sonra kalite düştü.
Düşer elbette, her köşe başında fırsatçı gibi müşterinin cebinden parasını nasıl alırım diye hareket edilirse, kalite diye nitelendirilen zenginler kaçar gider. Bu durumu konuşuyorlar zaten. Sizin kalite dedikleriniz zengin olabilir ama keriz değiller. Sonra ben bunları yazınca Çeşme'yi kötüleyen isim oluyormuşum. Bırakın bu işleri, fırsatçılık yapmayın. Alaçatı'yı da bitirmeyin...

Mekanlar birbirlerini şikayet ediyor

Şimdi gelelim ses konusu ve şikayetlere. Çeşme'nin Aya Yorgi koyunda yıllar önce alevlenen mekanlardaki ses tartışmalarının büyük bir çoğunluğu bu yaz Alaçatı'ya taşındı.
Öyle ki ses çıkmayan mekan yok. Elbette restoranda, kafede, eğlence mekanında müzik olacak ancak bu başka bir şey.
Sokaklarda müzik sesleri birbirine girmiş durumda.
Ama asıl konu sesten şikayetçi olanların mekan sahipleri ve işletmecileri olması. Herkes kendi ayağına sıkıyor aslında. Gece hangi mekanın işi az ise iş yapan komşusunu şikayet ediyor. Bu durum aynı mahalle ve sokak içindeki dükkanlarda yaşandığı gibi arasında 15 kilometre mesafe olan işletmeler arasında bile yaşanıyor.
Örneğin geçtiğimiz yıl Alaçatı Port'taki makanlar için 300 şikayet olmuş bunun 100'ü Aya Yorgi bölgesinden gelmiş. Arada 15 kilometre var. Alaçatı içinde evlerini kiraya verip, satan, kişiler de bu şikayeti yapanlar arasında.
Bir diğeri ise Alaçatı'da oteli ya da evi olup bu mekanlarda eğlenip yemek yiyenlerinde şikayetçi olması. Yani anlayacağınız, ses konusundaki şikayet ve durum tam bir çorbaya dönmüş durumda.

Kalitesiz dedikleri halkın ta kendisi

Birçok mekan, "kalite yok, kalite yok" diyor. Biz de bu durumu haberlerimize yansıtıyoruz. Bu kalite denen kitleyi biraz anlatayım size. Çok parası olan, mekana iyi para bırakıp, bahşiş atan kişi. Yani zengin insan. Gerisi, kalitesiz. Alaçatı ve Çeşme'deki mekanların kalite tanımlaması bu.
Yani dondurma yiyen, kumru yiyen, fantezi müzik dinleyen, su içen kişi, yani orta halli insan kalitesiz. İşletme para kazanmak isteyecek ama halkı da yerden yere vurmanın bir anlamı yok. Zengin kitlenin ürettiği mal ve hizmetleri satın alan o kalitesiz dediğiniz halk. Bu kitle onlarla zenginleşiyor. Herkes babasından milyon liralarla doğmuyor, özel okullarda, batı ülkelerinde okuma fırsatı da yok. Kalitesiz bakış açısı o kadar fazlalaştı ki iş hakaret boyutuna geldi. Hobi için işletme açan babadan zenginler purolarını yakıp sokaktan geçenleri aşağılıyor. Durum şuna benziyor. Köy kahvaltısına bayılıyorlar ama köylüden nefret ediyorlar. Bir hatırlatma yapayım. Kuşadası aynı kibrin işletmecileri ile doluydu. Şimdi ne hallerde.
Bu gidişle 2-3 seneye kadar Alaçatı'da, kalitesiz dediğiniz halkı hanut yaparak mekanınıza davet etmeyin de benden söylemesi. İyi Pazarlar...

KAHRAMAN DURAK

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ ASIR veya yeniasir.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.