Müzikseverlere muhteşem bir "HEDİYE"

Giriş Tarihi:12.11.2009, 15:57 Güncelleme Tarihi:12.11.2009, 15:57
Birlikte verdikleri caz konserleriyle kulakların pasını silen üç dev isim bu kez de albüm için el ele verdi
CANAN DUZDOL

Müzik dünyasının en değerli isimlerinden oluşan caz grubu, geçtiğimiz günlerde İzmirli sanatseverlerle buluştu. Piyanoda Burçin Büke, kontrbasta Volkan Hürsever ve davulda Volkan Öktem'in bulunduğu grup Volkan Öktem'in yoğun çalışmalarından dolayı ufak bir değişiklikle; davulda Ediz Hafızoğlu ile çıktı müzik sevdalıların karşısına. Uzun zamandır bir arada çalışmalar yapan, gelecek için de iddialı projeler hazırlayan üçlü, birlikte ilk albümlerine imza attı. İzmir konserinde de yeni albümlerinden birkaç parçaya yer veren müzisyenler, dinleyicilerden büyük alkış topladı. Burçin Büke'nin 3, Volkan Hürsever'in 2 ve konserde bulunamayan Volkan Öktem'in 1 bestesinin bulunduğu "Hediye" isimli albüm, geçen hafta raflardaki yerini aldı ve dinleyenler albüme tam not verdi. 3 müzisyen şimdi yeni projelere yelken açıyor.
Üçünüz nasıl oldu da bir araya geldiniz? Bu grubu kendiniz mi keşfettiniz?
Volkan Hürsever: Grup fikri tamamen bize aitti. Bunu kendimiz düşündük ve istedik. Zaten Burçin'le ikimiz, çok uzun zamandır birlikte çalıyoruz. Grubumuzun diğer üyesi olan Volkan Öktem'in çalışmaları çok yoğun olduğu için Ediz Hafızoğlu bize çalıyor.

SADECE CAZ DEĞİL
Normalde Volkan Öktem çalıyor sizinle yani?

VH: Evet, yoğun çalışmalarından dolayı bize katılamıyor. Bizim konseptimize en uygun kişi de Ediz olduğu için bize o eşlik ediyor.
Konserlerinizde tamamen caz mı çalıyorsunuz?
Burçin Büke: Hayır sadece caz çalmıyoruz. Biz kendi standardımızı kendimiz belirledik. Serbest çalıyoruz. Her şeyi biz hazırlıyoruz.
Hediye ortak hazırladığınız ilk albüm mü?
VH: Evet. Burçin'in daha önce albüm çalışmaları oldu ama beraber olarak bu ilk albümümüz. 9 parça var albümde; Burçin'in 3, benim 2, Volkan Öktem'in 1, bir de üçümüzün ortak bir parçası bulunuyor.

FOÇA TANGOSU SEVİLDİ
Albümde yer alan "Foça Tangosu", İzmirliler tarafından hayli sevildi. Dilerim albümünüz hak ettiği yeri bulur. Albümü tamamladınız peki sırada ne var? Diğer yandan müzik çalışmaları devam ediyor mu?
BB: Tabii, hepimiz ayrı gruplarda da yer alıyoruz. Solo çalışmalarımız da oluyor. Aynı zamanda bu grupla da çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Peki somut bir projesi olan var mı aranızda?
VH: Bizde proje asla bitmiyor. Arkadaşım Güç Başar Gülle'nin ud, kontrbas ve perküsyondan oluşan bir albümü vardı; ben daha önce orada çalmıştım. Bu, dünya genelinde çok ses getirecek bir çalışma. Şimdi yine Güç ile akustik gitar ve kontrbas seslerinden oluşan bir albüm yapıyoruz. Bir de tar, kontrbas ve kemençeden oluşan bir başka albümde daha çalıyorum. Türk Musikisi'ne yöneliyorum biraz.
Eğitiminiz ne üzerine?
VH: Ben 10 sene Mimar Sinan Üniversitesi'nde Klasik Müzik eğitimi aldım. 15 sene caz çaldıktan sonra Haliç Üniversitesi Türk Musikisi Konservatuarı'nda yüksek lisans yapmaya başladım. Tek isteğim Türk Musikisi'ni öğrenmekti. Çünkü içinde Türk motifleri taşıyan birçok projede yer alıyorum. O yüzden işin derinine inmek istedim. Bunlar beni son dinleyişleriniz artık, bundan sonra caz çalmayacağım.

TAMBURİ VOLKAN EFENDİ
Türk Musıkisi ve tasavvuf ezgileri yükselen bir trend oldu aslında..

VH: Yükselen bir trend değil de anlaşılan bir değer diyelim, yavaş yavaş anlaşılmaya başlayan. Çünkü trend olursa işin tadı kaçar, büyüsü bozulur. Ben de yeni yeni anlıyorum aslında Türk Müziği'nin ne büyük bir deniz olduğunu. 40 yaşından sonra başladım ama zararın neresinden dönülürse kardır.
Enstrüman olarak ne çalacaksınız?
VH: Artık tambur çalıyorum ben, hatta Tamburi Volkan Efendi diye espri yapıyorlar.
Peki başka bir çalışmanız olacak mı birlikte?
BB: Onu zaman gösterecek ama Volkan'la(Hürsever) piyano ve kontrbastan oluşan duo bir albüm yapmayı düşünüyoruz.

İsimler değil müzik konuşuyor
Üçlü olarak sahneye çıktığınızda konseri doğaçlama gerçekleştiriyorsunuz. Bu esnada koordinasyonu nasıl sağlıyorsunuz?

Ediz Hafızoğlu: Her parçanın belli bir kalıbı var, biz de onun üzerinden yükseliyoruz. Ama bunu yaparken de belli bir sınırımız var. Birbirimizi dinleyerek ortak bir şey paylaşmaya çalışıyoruz. Amacımız müziğe hizmet etmek. "En iyiyi nasıl sunarız"ın kaygısını taşıyoruz. Hepsi bu.
Peki o sınırlar nedir?
EH: Kuzey cazına yakın aslında. Dingin müzik demek istemiyorum, ama cazın sınırlarının dışına çıkarak kendi tarzımızı yaratıyoruz. Sınırlarımızı da bu belirliyor.
BB: Bunu biz beğeniyoruz ama bu demek değildir ki rock müzik ya da diğerleri kötüdür. Her müzik türünün kendine özgü çekici yanları var. Bizse hepsinin ortasını bulmaya çalıştık ve insanları konser salonlarına çekelim istedik. Kısacası insanları müzik dinlemeye alıştırmaya çalışıyoruz. O yüzden de bizim konserlerimizde isimler konuşmuyor, sadece müzik konuşuyor.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ ASIR veya yeniasir.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.