İşi gücü dans öğretmek

Giriş Tarihi:25.08.2012, 16:21 Güncelleme Tarihi:25.08.2012, 16:21

İnşaat mühendisi ama mühendisliği bıraktı. Uzakdoğu savunma sanatları uzmanı fakat müsabakaları da bıraktı. 34 yaşındaki Okan Özbek'in içindeki dans tutkusu herşeyi unutturdu. Öyle ki şimdi 17 yıllık tecrübesiyle içi kıpır kıpır olan ama piste ayakta durmayı bile beceremeyenlere dansı öğretiyor. Onunla kalbindeki dans ateşini pistteki o sırrı konuştuk

ŞAFAK İNCE (HABER MERKEZİ)

Mersin'de gözlerini dünyaya acan Okan Özbek, 12 yaşında Uzakdoğu savunma sporu, karete eğitimi almaya başladı. 15 yaşında bu kez dansla tanıştı. Sokaklarda geliştirdiği dansıyla çeşitli yarışmalarda ödüller aldı. Yıllar içinde karetede kara kuşağa yükseldi, sonrasında 1.Dan oldu. Karadeniz Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünden mezun oldu. Kickbox serüveni başladı, sıfırdan kahverengi kemere çıktı. Ancak dansı tercih etti. İlk başlarda Rap, Reggae eğitimi aldı araya askerlik ve iş hayatının girmesinin ardından Latin Dansları'na "merhaba" dedi. Şantiye şefliği ve teknik ofis sorumlusu olarak çalıştığı için Türkiye'nin çeşitli kentlerine gitti ve dansını da çeşitli hocalardan dersler alarak geliştirdi. Bugün ne mühendis ne kareteci. Tam 17 yıllık tecrübeye sahip profesyonel bir dansçı. 5 yıldır Karşıyaka'daki Dans Hall Dans ve Spor Salonu'nu işletiyor. İşi dans öğretmek. Biz de onunla bu işi konuştuk.
- İnşaat mühendisisiniz. Size ayda 50 bin dolar maaşla iş teklif ediyorum ama bir daha dans yok?
Ayda 50 bin dolar mı? Tabiki hayır. Şaka bir yana inşaat mühendisi meslektaşlarım çok iyi kazandığını biliyorum. Ama dansı bırakmam.
- Zaten bende de 50 bin dolar yok. Dans yaşamınızda bu kadar mı önemli?
Dansın gecesi gündüzü olmadığı halde kıyaslama yaptığınızda mühendisin kazandığının yarısını kazanamazken, dansı tercih etmemin bir tek nedeni var. Dans benim hayatım.
- Karate nasıl başladı?
Tarsus Amerikan Koleji'nde yediğim dayaklardan sonra kareteye başladım. Dövüş filmlerin videolara alır ve filmi izlemekten ziyade her hareketi dondurup, o hareketleri 10-20 kez tekrarladım.
- Karate sporcusu iken dans da nereden çıktı?
Dansa doğuştan başlamışım. Daha bebekliğimde müzik duyduğumda elimi ve ayaklarımı kıvırtır, güler ve hareketlenirmişim. Sonrasında karete idmanı yaptığım Amerikan barın üzerinde ahşaptan bir süs vardı. Ona 100'e yakın blok çalışması yapardım, çok emek verirdim. Ama bir yandan oynamaya dans etmeye devam ediyordum. Ne zaman ki ortaokulun sonundayken Dr. Alban, Vanilla ICE gibi rap patlamaları oldu, işte dans da o zaman başladı. Onların kliplerdeki dans hareketlerini gördüm, işte o zaman ben bu dansı yapmalıyım dedim ve bu kez onların videolarını izleyerek rap yapmaya başladım.
- Yeteğiniz var mıydı yoksa, dansı da alanında uzman hocalardan mı öğrendiniz?
Yeteneğim vardı. Zaten yeteneği olmayan biri 20 yıl bile ders alsa, profesyonel olarak bu işi yaptığında yeteneği olanla yarışamıyor. Ama yetenek haricinde tabi çok sayıda hocadan ders aldım.
- Dans ve Uzakdoğu sporunun ortak bir yanı var mı?
Evet var. Denge, koordinasyon, vücut farkındalığı ve vücut hakimiyeti. Yani yaptığınız hareketi, vücudunuzun farkında olarak bilerek dengeli yapmak size çok kolay öğrenme imkanı sunuyor.
- Bende müzik kulağı sıfır, hayatta şarkı söylemem. Pistte ise yanıma bir odun koysanız, beni ayırt edemezsiniz. Çevremizde yüzlerce insan dans etse, odunla ben sonsuza kadar hareketsiz kalabiliriz. Beni oynatabilir misiniz?
Oynatırım. odun kadar hareketsiz ve kaabiliyetsiz olsanız da dans ettirebilirim. Hobi düzeyinde dans etmek isteyen insanların gerçekten yeteneğe ihtiyaçları yok. Yetenek, profesyonel olmak isteyenler, bu işten para kazanmak isteyenler için gereklidir.
- Dans edebilmenin sırrı nedir?
Dansı engelleyen, dans etmenizin önüne geçen unsurları biliyorum. Öğrenci iyi öğrenmek ve dans etmek istiyorsa benim sözlerimi çok iyi dinleyecek ve bana güvenecek ve sonucu olarak da sabredecek. Benim, kendisini, kendisinden çok daha iyi anladığım ve buna çok şaşıran hayran kalan öğrencilerim oldu ama yine de sabredemediklerinden dansı bir düzeye kadar öğrenip bıraktılar. En önemli unsur, sabır.
- İzmir dansı biliyor mu?
İzmir dansı çok seviyor. Ben Türkiye'de birçok şehir gördüm, bu nedenle rahatlıkla söyleyebilirim, İzmir kadar çoğunlukta dansı, eğlenceyi seven başka bir şehir halkı yoktur. Zaten bu nedenle buraya yerleştim ve burda eğitmen olmaya karar verdim.
- Peki İzmirli en çok hangi dansı tercih ediyor?
Roman, Zeybek ve Salsa.
- Sizce bunun nedeni ne olabilir?
Yapılarına çok uygun.
- Dans öğrenmek için en çok kimler geliyor, örneğin evlenecek ama düğünde dans fobisi olan mı? Stres atmak için çare arayan mı? Sosyalleşmek isteyen mi?
Her dans için gelen kitlesi farklı. Düğün dansı için hep bayanların isteği sonucu geliniyor, ilk dans yani açılış dansı için görkemli bir açılış için bayanlar hayal kuruyorlar. Keşke erkekler de biraz hayal kursalar da o istekli bayanların bir kısmını vazgeçirmeseler, her evlenecek çift birlikte gelseler dans dersi alsalar. Düğün, insan hayatında kaç kez yapılıyor bir düşünseler.
- Evlililk dışında?
Sosyal latin dansları salsa, bachata, merengueye sosyalleşmek isteyenler geliyor Bu danslara başlama şekli, aynı benim başlama şeklim gibi oluyor. Ya sevgilisinden ya da eşinden ayrılanlar, sorun yaşayanlar, ev ve iş arası mekik dokuyup diğer sosyalleşme şekillerini beğenmeyenler, şehire ya da semte yeni taşınmış olanlar, iş değiştirmiş olanlar, çevresi olmayanlar ya da yaptığı işi çevre gerektiren insanlar. Bunu daha da arttırabiliriz.
- Sizin sevdiğiniz dans türü nedir? O dansı yaparken ne hissediyorsunuz?
Ben yaptığım ve yapabildiğim her dansı çok seviyor adeta kendimden geçiyor, başka dünyalara yolculuk yapıyorum. Salsa yaparken şovmen yönüm ortaya çıkar. Bachata acıların dışa vurumudur, arabesk yönümü ortaya koyar. Tango, Rumba dansları tutku ve karizmatik yönü ortaya çıkarır. Merengue, Zumba eğlenme ihtiyacını giderir. Cha cha, Swing sizi partide hissettirir. Waltz, Avrupa'da bir baloya katılmışsınız havası verir, aristokratsınızdır. Zeybek; ben burdayım, buranın ağası benim duygusunu hissettirir.
- Sektörün sorunları hiç mi yok?
Sektörün sorunları saymakla bitmez açık oturum konusudur, saatler sürer.
- Sizce ben umutsuz vakamıyım?
Ben sizden çok umutluyum!

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ ASIR veya yeniasir.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.