BESİM KAZADO TÜM YAZARLAR
Macias, Dario Moreno ödülünü almaya geliyor
25.11.2009 | Arşiv

Macias, Dario Moreno ödülünü almaya geliyor

besim.kazado@yeniasir.com.tr

Sylvie Vartan, Jude Law, Mario Frangoulis... Derken şimdi de daha evvel de tanıştığım ünlü Fransız starı Enrico Macias'ı misafir etme şansına sahip oldum. Arkadaşım organizatör Erkan Özerman, ünlü sanatçının Ajda Pekkan'la Dario Moreno Ödülü almak üzere Türkiye'ye geleceğini söyledi. Beni İstanbul'daki ödül törenine davet etti. Ben de koyu bir İzmirli olarak Dario Moreno sokağının İzmir'de olduğunu ve bu ödülü orada vermenin daha manalı olacağını söyledim. Kendisi de "Aklım yattı çok daha anlamlı olur" dedi. Hemen Londra'da bir konser dizisi için bulunan sanatçıyı aradı ve ödülün İzmir'de verileceğini söyledi. Macias çok mutlu olduğunu, İzmir'e gelmenin ona büyük bir sürpriz olduğunu söyledi. Çünkü dünyada en çok bulunmak istediği şehirlerden biri İzmir'miş.
Böylece gazetemizin Genel Yayın Yönetmeni Şebnem Bursalı'yı aradım. Durumu anlattım. Kendisi Sayın Başkanımız Hakan Tartan'ı haberdar etti. Yenilik ve güzelliklere çok açık olan Hakan Bey, 6 Aralık'ta böyle bir etkinliğe candan yardımcı olacağını belirtti. Çok şık hazırlıklar yapacağına emin olduğum değerli Başkanımızın desteği organizasyon ekibini ve beni çok mutlu etti.
Böylece sanatsever İzmir'imiz bir dünya starını daha ağırlayacak. Buna önayak olduğum için de çok mutluyum.

Ruhsal ve bedensel dinginlik atölyesi
Ebru İlter, benim 2000 yılında Altın Yunus'ta tanıştığım çok değerli ve güzel İzmirli gencecik bir işkadınıdır. Geçen akşam bana arkadaşlarıyla yemeğe geldi. Çok değişik ve güzel bir yaşam merkezi açtığını öğrendim. Alsancak'ta kişisel gelişim, öğrenci koçluğu reiki, thai chi, sağlıklı beslenme, pilates, gülerken yoga, yaratıcı drama, ingilizce eğitimleri gibi alanlarda atölye, yaşam, kişişel gelişim ve danışmanlık merkezi adı altında güzel bir yer açtığını söyledi. Ben de ancak ziyaretine gittiğimde tüm bu alanlarda uzman eğitimlerle karşılaştım. Atölye Yaşam'ın çok kısa zamanda zihinsel, bedensel ve ruhsal yorgunluklara kalıcı çözümler getireceğine inanıyorlar. Ben de bu ekiple bunu başaracaklarından eminim.

Alsancak'ın yemek odası
Alsancak'ta ev yemeklerinin rakipsiz durağı Radika... Sahibi Filiz, benim çok yakın arkadaşımdır. Daha evvel Alsancak'ta başka bir restoranda yemekleri hazırlayan Filiz, şimdi kendi yerini işletiyor. Hakiki Ege mutfağını en güzel şekilde Alsancak'a sunuyor. Her gün bütün mönüyü yeniden hazırlayan arkadaşımızın yeri adeta insanın evi gibi... Herkes büfeden istediği yemekleri seçiyor, alıyor, istediği yere oturuyor. Bu şirin yemek odasında Şenay Düdek'i, Dr. Levent Buda'yı, Oya Corsini'yi Dilek Süten'i Uğurkan Erez'i, Reyhan'ın sahiplerinden Tuncay Bey'i, İstanbul'dan Selma Türkeş'i ve onlarca gurmeyi görebilirsiniz. Ortağı Beki ve komşusu Aysel'i akşamüstleri Aysel'in bahçesinde(Radika'nın bitişiği) fasulye ve bezelye ayıklarken görebilirsiniz. İnanın şimdi bir kahve içmeye Radika'ya gidiyorum. Pek uğurlu geliyor.

Güzel Ege...
Geçtiğimiz cumartesi çok sevdiğim mimar arkadaşlarım İlknur ve Murat'la Sakız Adası'na gitmeye karar verdik. Akşamına da döndük. Harikaydı. Sabah gider gitmez markete gittik. (Zaten iki büyük market var, gidenler bilir.) Vanilyalı yoğurt hastası olduğum için önce onu aradım. Ardından birkaç değişik peynir tabii... Samimi söylüyorum kendimi İzmir'de bir markette sanıyordum. Etrafımda Rum'dan fazla Türk vardı. Oradan Mesta'ya geçtik. Aşıksan, sevgilinden ayrıldıysan, yalnızsan, kimsen yoksa Mesta'ya gittin mi bir tuhaf oluyorsun. Küçücük sokaklar, evler arası köprüler, kafelerin bulunduğu meydan bir de sessiz oluşu bu duyguları tetikliyordu. Tabii ki yediğimiz hakiki 'aterina'lar, ev köfteleri, peynirli salataları bir yana Çeşme'mizi çok andırıyordu. Bu arada Çeşme'yi tek gecerim. Ama arada bir Sakız'a gitmek de hoş oluyor. Sakın unutmayın aynı durakta bir taksi 90 euro fiyat verip de bunda ısrar ederken arkasındaki taksi aynı güzargah için 60 euro verince biraz şaşırdık. Her şeye rağmen seyahat birkaç saat için bile olsa güzel oluyor. Tabii Sakız'ın reçeli bile yapılan çam fıstığının, dolmanın saymakla daha çok sinirimi bozacağım şeylerin bizden gittiğini düşününce asabınız bozulmazsa... Bugün de 1970'lerin çok güzel filmi Natalie Wood, Warren Beatty'nin oynadığı 'Yeşillikler Üstünde'nin (Splendor in the Grass) meşhur bir şiiri vardı...
Sararan yaprakların güzelliğini
hiçbir şey geri getirmez
ama hayat üzülmeye değmez