• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608
BESİM KAZADO Dedikodulara sabırla cevap vermek... besim.kazado@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 13.10.2013, 00:00
Ajda Pekkan hakkında yapılan dedikodulara lafla değil sabırla, üstünlükle cevap verir. Kendisine atılan laflara direkt cevap verip konuyu laf ebeliğine dökmez. Tarkan da öyledir... Hepinize iyi pazarlar, bu nefis pazar sabahında. Geçen pazar New York'ta olduğumdan sizlere 'iyi pazarlar' diyemedim. Amacım bu haftanın son günü sizlere oralardaki güzelliklerden, sürpriz tanıştığım kardeşlerimizden bahsetmekti. Taa ki uçak saati dolayısı ile yetişemediğim Raisa ve Vanessa'nın muhteşem defilelerindeki finalini akşam haberlerinin tekrarında ve de başarılı kızlarımızın Mercedes Benz İstanbul Moda günlerindeki gösterilerinin tamamanı bana göndermelerinden sonra konuyu değiştirdim.
Veeee benim canım dostum, muhteşem Ajda'nın bu kez manken olarak podyumları salladığını yazmak geldi geçti içimden. Yaaa sen nesin? Ne tür bir yaşayan efsanesin? Ne tür muhteşem bir kadınsın? Ne gibi bir eğitmensin?
Bildiğiniz gibi Ajda hiçbir zaman (Türkiye'de belki bir iki sanatçıdır ki hani biri Tarkan'dır yapılan dedikodulara lafla değil sabırla, üstünlüklerle cevap verirler) atılan laflara direkt cevap verip konuyu laf ebeliğine dökmez. İşte aylardır süren tek taraflı laf polemiğine (hani en sonda şeker kamışı gibi sallanıyor gibi, bırak yolu aç ta geçelim yıllardır geçemedik, yine estetik mi oldu?) gibi ucuz laflara kısacık bir görüntü ile tokat gibi cevabını yapıştırdı. Bir de çok sevdiği (benim kendi torunlarımmış gibi sevdiğim Etel'imizin ikizleri beraber o süper kıyafetleri yarattıkları Raisa ve Venessa'ya muhteşem bir dostluk göstererek onlarla yeni modacıların (herkese yaptığı gibi) en üst yerlerine taşıdı.

KEM GÖZDEN SAKLASIN

Ne diyeyim, Ajda'm sen farklılığını, enlerin en tepesinde olduğunu, apayrı bir kulvarda olduğunu... yine gösterdin. Allah seni kem gözlerden saklasın, her zaman peşinden gelmeye çalışanlara (?), seninle yarışma cürretinde bulunanalara örnek ol. Seni çok seviyorum, ayakta bir kez daha alkışlıyorum. Çok isterim bazı kişiler bunu idrak etsimler, sağa sola bilinçsizce tweet'ler atmanın ne kadar ucuz olduğunu anlayıp, "ben ne yapabilirim bir başıma ona buna saldırmadan ne şekilde ünlenebilirim" diyebilsinler.
Bu güzel moda günlerini kaçırmışım, yeniler harikalar yaratmış. Tek tek alıyorum haberleri. Arzum güzel İzmirimiz de bu tarz gösterilerle şahlansın. Artık kabuğumuzdan çıkalım ve de bir ikisi İzmirli olan bu çocuklarımızın gösterilerini yaptıralım. Tekelliğe paydos dermişim...

AYAĞIMIN TOZU İLE

Geldim ayağımın tozu ile (denir ya) Alsancak'ı şöyle bir dolaşıverdim. Reyhan, Sir Winston, Radika, Angelina ... Klasiklerimi. Uçaktan iner inmez Aysel'le gece sohbeti, Bu arada yeni sezonu açan eski arkadaşım Miraç'a 'hayırlı olsun' a uğradım. Bu kez balıkçı olmasın dedik Kordon'da "pepe rosso'da salata makarna yedik. Pek güzeldi. İlknur'la gittiğim sabah kahvesinde 'Alsancak unlu' da benim sabah yürüyüş arkadaşım Saffet'le rastlaştık ve de yeni yürüyüş rotası çıkardık.
Gazeteye uğradım (başta başımız Şebnem hanıma), dünya tatlısı Defne ve ortağı Ayda'yla ayaküstü sohbetler ettik. Alsancak'ı, İzmir'i belki de bundan dolayı çok seviyorum. Çık bir tur at, birkaç sohbet gözün gönlün açılıyor. Bayram günleri için de size bu son NY gezimdem ilginç şeyler anlatacağım, ama noktalamayacağım çünkü asıl haberler sonradan gelecek.
Bu arada tv'de haberlerde İstanbul'dan seyahat amaçlı giden ve gelen kalabalığı izledim, giden değil ama gelen kalabalığın İzmir ve çevresine olmasını diliyorum önümüzdeki bayram tatillerinde, hani eski fuar zamanı gibi.
Televizyondan bahsedetmişken yeni programlara bir göz attınız mı? Ben şöyle bir dolandım. 'Fashion police' moda programı ve bu programın baş sunucusu Joan Rivers... Amerika'da E interteinment TV'ın sunduğu neşeli, moda içeren bir program. Joan Revers'ı mutlaka Oscar ödül törenlerini izliyorsanız tanırsınız. 'Moda polisi'dir, kimseden çekinmez, tüm ünlülere kıyafetleri konusunda her türlü tenkidi yapar, yanındaki iki hanım bir erkek sunucu ile. Bizim yeni bir moda programına çok benzettim. Ama büyük bir farkla, sevdiğine alkış sevmediğine tu tu kaka yapılmıyor, kişiler çok daha bilinçli ve cana yakın. Sadece programın tutulması için atışmıyorlar ve de insan harcamıyorlar. Hani bir şeyi taklit bile ediyorsak iyi taraflarını alıp edelim, biraz da mevzuları bilelim.

KUTSAL KADIN
Madem şundan bundan gidiyoruz, son günlerin herkesin dilinde olan bir beraberlikle noktalayayım dedim. Yine bir Ajda lafı ile. Ajda her zaman 'Ajda benim büyüttüğüm çocuğumdur, sanatı ile güzelliği ve başarıları ile her zaman üzerinde titrerim çünkü çocuğumdur' der. Bu yüzden ne fedakarlıklar yapmıştır bugüne kadar. Çocuğum kelimesi çok mühim bir kelimedir. Ona sahip olununca çok fedakarlıklar gerektirir. Son günlerin 'beraberim, değilim' dedikoduları ile gündeme gelen ve erkek tarafının 'o kutsal bir kadındır' diye lafa başladığı cümleler ne kadar acı bir çocuk olunca. Çocuğu sahip çıkabileceksek yapalım, yoksa iyi bir aileden çocuk sahibi olmak artık çok kolay. Maksat gerisini getirebilmek. Herkese gerekeni başarabildikten sonra mutluluklar...
Hepinize İyi pazarlar veeee ardından hayal ettiğinizden daha güzel saydıklarınız, sevdikleriniz ile huzur, sıhhat dolu bir bayram diliyorum.

Venessa ve Raisa'dan:
Koleksiyonun adı crystallized... Geleneksel vitray sanatından yola çıktık; içindeki çiçek desenleri ve renklerinden ilham aldık ve onlara yoğunlaşarak bir koleksiyon yarattık. Camın saydamlığını da transparan kumaşlar ve camdan aksesuarlarla yansıttık.


Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
GÜNÜN YAZARLARI
BİZE ULAŞIN