• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608
BESİM KAZADO Bayramda yurt dışında alışveriş çılgınlığı besim.kazado@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 17.10.2013, 00:00
Bayram tatili için sadece İstanbul'da 1 milyonun üzerinde kişi havaalanından tatile çıktı. İzmir 200 binin üzerinde imiş. İyi tatiller, çoğunun alışveriş ağırlıklı olduğunu düşünürsek...
Geçen hafta New York'taydım. Çok ünlü bir modaevinin müdürü olan arkadaşım bu hafta mesai yapacağını söyledi. Sebep bizim hanımlarımızın bitmek bilmez siparişleri idi. Çanta, ayakkabılar bitmiş aldığım haberlere göre. Bunu anlayamıyorum, bizde hepsi belki daha fazlası var, Paris, Milano, NY'tan yarış halinde en pahalı markaları almak niye? İstanbul- İzmir'e benzettim. Burda olanları İstanbul'dan alınca "Eee İstanbul..." der gibi.

BOMBOŞ BİR İSTANBUL
Uzun bir bayram tatili, İstanbul'dan arkadaşlarım "Mutlak gel eski İstanbul'u anlatır dururdun, trafik yok, restoranlar tıka basa değil, alışveriş rahat, tam senlik buraları" diye aradılar.
Bir şeyi anlamıyorum, şu açılışların sonu gelmeyen AVM'ler. Siz de bilirsiniz ki dünyanın hiçbir şehrinde bu kadar çok büyük markanın, bu kadar yakın mesafelerde bulunduğu pek görülmemiştir. Hatta aynı malzemeyi sunan dükkan, restoranlar bile aynı sokak üzerinde açma izni alamıyorlarmış bile. Bizde nerede? Tam trinyonluk masraflarla bir iş yeri tutuyor, hemen aynı semte rakibi daha büyük şaşaalarla açılıyor. Akmerkez, İstinye Park, Kanyon, Cevahir, Zorlu, Metrocity, Cities, Cevahir, Özdilek, Saphire, vb... Nişantaşı açık AVM'yi hariç tuttum. NY'ta 5. Cadde, Madison, Soho..., Paris Saint Germain Des Pres, Champs Elysees, Milano'da Via Spiga, Via Montenapoleone'de yıllardır elini koymuş gibi tüm mağazaları aynı yerlerinde bulursunuz. Restoranları keza, işletmecileri, garsonları bile aynıdır hemen hemen. Bu başkalaşım, bıkma, yenilik merakı nedir hiçbir zaman anlayamamışımdır.

MARKA SAPLANTISI
Bir de bilinçsiz marka saplantısı. Geçen yıla kadar hanımların favorisi 'Hermes'ti. Aman parası olan ayırtıyor, getiriyor, getirtiyordu ama olamayanlar ya sahtesi ile avunuyorlar ya da mutlak mı mutlak kollarına her türlü çabadan sonra takıyorlardı 'Hermes'i. Bu yıl müjdeler oldu, 'Chanel' eklenmiş bu savaşa. Yıllarca başta Louis Voiton'la en çok taklidi yapılan 'Chanel' çantası ayakkabısı ile 2. favori oldu. İnanın yurt dışında böyle bir hastalık yok. Anlarsanız ne çok ve ne güzel çanta, ayakkabı, giyim ve aksesuarlar var ki? Ama hani o program ve sayfalara çıkınca ne giyecek kızlarımız.
Belki 'sana ne, para var huzur var" diyenleriniz vardır. Hani içimi boşalttım.

O SES TÜRKİYE
Aman bir mevzu daha var içimi boşaltmak istediğim. Şu TV programları. Seyahatten döner dönmez akşam geçiyorum TV'un başına Tivibu'yu açıyorum (ki bayılıyorum Tivibu'ya. Tüm geçtiğimiz programları zahmetsiz izliyorum, arkadaşlar 'şuna gir, ordan şunu yaz, şuradan çık...' deyip dursalar da ki hiç sevmem uzun işleri) İlk 'yalan dünya' favorim. Sorarsanız herkes iyi, yok pavyondaki, yok dizideki... Değil bütün olarak hepsi içimi açıyor. Uyku durumum müsaitse 'O Ses Türkiye' sırada... Kim ne derse desin, çıktığı ilk günden beri bilirim Ebru Gündeş'i... Nur Yerlitaş'ın atelyesinde tanışmıştık, provasını yapmıştık. İlk defa Ebru'yu bu kadar şirin, güzel, tabii izliyorum. Bodrum'dan komşusu canım Ajda'm geçenlerde raslaşmış, kızının şirinliğini ve Ebru'nun hoşluğunu anlatmıştı. Bu programda hak verdim. Süper Ebru. Tabii ki Gökhan'ın da hakkı yanemez. Meğer ne dolu imiş. Helal olsun, ilk kez bu kadar iyi bir müzik yarışması seyrediyorum. Bazen kendimi kaptırıp o saatte ayakta bulduğum arkadaşlara da şikayet ediyorum. Mesela son bölümde yarışan Selami Şahin'in söylemesi zor bir arabeskini çok iyi söyleyen bir delakınlının Murat Boz'un grubuna girmesi, Murat'ı seçiyorum" demesi hani bir Murat Bey diyeydin, bir de 'dün kafamdaki başka idi, bu gün başka, şimdi bambaşka oldu.' demesi garip geldi. Her türlü şirinliği yapabilir karşındakiler ama senin yolun, rengin belli. Sakın Murat Boz'a negatif bir şey söylediğimi sanmayın. Çok severim hatta sizin için çok renkli bir söyleşi yapmıştım. Ama o gencin patlaması Ebru Gündeş'ti bence. Bu arada zapping yaparken rasladığım ve 'Bismillah demeden adım atmayan sayın divamızın (?) setteki çalışanlara bela okuması ve de giyimini çok metheden aynı programda konuk olan olan hanımefendinin kostümü cidden rahatsız etti bizi.
Azıcık modaya girmişken komediye dönüşen şu moda programında 2 hatta 3 kişinin değişmesi gerektiğini hala kimse fark etmedi mi? Yoksa kimse o yeni sayılan bir kişi hariç hepsi çakma modacıların programındaki kişileri değiştirmek kimsenin aklından geçmiyor mu?
Neyse şu an Bodrum yolundayım, Önümüzdeki yazımda ya canlı canlı Bodrum ya da (geçen haftadır pek bayat sayılmaz) Amerika...

TEKNOLOJİ KUYRUĞU
NY'tan bahsetmişken... Tabii ki bir çok arkadaşım şu yeni çıkan i-phone, 5S siparişi verdi. Bu arada Ahu'm (Aysal) ile çıktığım yemekte her sabah S5 kuyruğu olduğunu anlattı, sabahın 07.30'undan itibaren. Pek erken kalktığımız için sabahlardan birini (kahvaltıdan evvel) Apple store'da harcayalım dedik. Şok şok şok... Meğer saat sabahın altısında numara alıp 07.30'da kuyruğa giriyormuşsun. Sıra gelmezse ertesi güne kalıyormuşsunuz. Tahmin ediyorum 1 ay sonra telefon kuyruğu azalır çünkü, gold mini i-pad'ler geliyor. Samsung- Apple savaşları devam ederken bakalım ne geliyor ardından? Dileğim dünya savaşları bir tek yeni icatlar, moda dünyası, sanatçılar arasında olur. Hepinize iyi bayramlar sadece sevdiklerinizle....


Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
GÜNÜN YAZARLARI
BİZE ULAŞIN