ABDURRAHİM ŞENOCAK TÜM YAZARLAR
Ya yeşil büyüyeceğiz, ya da geleceğimizi tüketeceğiz
11.9.2017 | Arşiv

Ya yeşil büyüyeceğiz, ya da geleceğimizi tüketeceğiz

Bilimsel ve teknolojik gelişmeler son yıllarda iklim değişiklikleri ve doğal kaynakların aşırı kullanımı gibi sorunları gündeme getirmiştir.
Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) yirmi birinci yüzyılda mücadele ettiği iki temel sorundan ilkinin zararlı iklim değişikliğinin ve doğal kaynakların bozulması; ikincisinin ise, yoksulluk ve işsizlik olduğunu belirtmiştir.
Bu durum geçen haftalarda yazdığımız "sürdürülebilir kalkınma" hedeflerine yönelik uygulamalara neden olmuş, yeşil işler, yeşil ekonomi, yeşil büyüme gibi yeni kavramlar ortaya çıkmıştır.
Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) yeşil işleri "Çevresel, ekonomik ve sosyal olarak sürdürülebilir girişimlere ve ekonomilere liderlik ederek zararlı çevresel etkiyi azaltmaya yardım eden ve aynı zamanda insan onuruna yakışır işler yaratan ve dönüştüren işler" olarak tanımlar.
Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP)'na göre yeşil ekonomi, ekonomik büyümeyi hızlandırırken sosyal refahın adil dağılımını ve kalkınmaya katkı gibi toplumsal yararlarını çevresel riskleri azaltarak sağlar.
Ertesi yıl Türkiye'nin de içinde bulunduğu üç ülkede ILO tarafından "Yeşil Ekonomide İnsana Yakışır İşler Projesi" yürütülmüştür. Proje sonunda elde edilen raporda Türkiye'nin konuyla ilgili çalışmaların henüz başında olduğu ve sektörlerinde lider şirketlerin gelecekte de mevcut durumlarını korumaları ve çevreye olan olumsuz etkilerini azaltmak için dönüşümün kaçınılmaz olduğu tesbit edilmiştir.
Yeşil büyüme ile birlikte çevrenin korunmasına ilişkin politikalar günümüzde ülke ekonomilerindeki yapısal dönüşümü sağlayacak önemli araçlardır. Çevreye ve ekonomiye olan yararlı etkilerinin yanı sıra yeşil işlerle birlikte istihdam alanları genişleyecek ve insan kaynağının gelişimine katkı sağlanacaktır.
Bunun en güzel örneklerinden biri geçtiğimiz günlerde rüzgâr enerjisine yapılan yatırımdır.
Proje aşamasında çalışan mühendisten; yatırım için bankada kredi veren çalışana, türbinlerin pervanelerinin bakım onarımını yapan teknisyenden; enerji hesaplamasını yapan danışmana kadar bütün çalışanlar yeşil büyümeye katkıda bulunuyor. Çünkü yatırım hem ekonomiyi destekliyor, istihdamı artırıyor, hem de çevreci ve insan onuruna yakışır iş sunuyor.

RÜZGARA YATIRIM

Bu tanımlara bakıldığında yeşil işlerin, çevresel iyileştirme sağlamanın yanı sıra, "saygın iş" tanımına uyan, özgür, eşit, güvenli, çalışan haklarına saygılı, iş sağlığı güvenliği koşullarının yerine getirildiği, çalışanların yeterli ücrete sahip olduğu üretken ve insan onuruna yakışır koşullarda çalışmayı sağlayan işler olduğu anlaşılır.
Dünyada 2005 yılında bu konuda adımlar atılmaya başlanmıştır. Ülkemiz de 2012 yılında Brezilya'da gerçekleştirilen Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Zirvesi'ne katılım sağlamış ve zirve öncesi hazırlanan "Türkiye Sürdürülebilir Kalkınma Raporu: Geleceği Sahiplenmek" adlı raporda, Türkiye'nin "gelişmekte olan bir ülke olarak sürdürülebilir kalkınma yolunda sosyal faydaları artırarak ve çevreyle uyumlu ekonomik ve sosyal politikalar geliştirerek büyümesini sürdüreceği" vurgulanmıştır.

ÇASGEM'E GÖREV

Yeşil işlerle ilgili henüz yolun başında olan ülkemiz için bu tür yatırımlar artırılmalıdır.
Bu noktada, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Eğitim Araştırma Merkezi (ÇASGEM)'ne önemli görevler düşüyor:
Yatırımların artması için; şirket sahiplerinin ve çalışanlarının, iş gücüne katılım sağlayacak gençlerin ve eğitimcilerin, kamu çalışanlarının ve sivil toplum kuruluşlarının farkındalıklarının arttırılması.
Bununla birlikte, insanların yeşil işlere geçmesine olanak sağlayacak, herkes tarafından erişilebilir beceri eğitimlerine yönelen yaşam boyu öğrenme stratejilerinin güçlendirilmesi ve benimsenmesi.
Yine, yeşil işler ile ilgili sektör bazında eğitim modülleri hazırlanması ve uygulanmaya konulması...
Çünkü;
Yakın gelecekte sürdürülebilir kalkınma için başka bir yol yok, ya yeşil büyüyeceğiz, ya da geleceğimizi tüketeceğiz.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ ASIR veya yeniasir.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.