CAHİT SÖNMEZ TÜM YAZARLAR
İzmir İktisat Kongresi
17.2.2017 | Arşiv

İzmir İktisat Kongresi

cahit.sonmez@yeniasir.com.tr

Türkiye ekonomisinin temellerinin atıldığı "İzmir İktisat Kongresinden" bu yana tam 94 yıl geçmiş.
Çok güzel tasarlanmış ve güzel mantıksal kurgusu yapılmış bu kongrede hem devletin hem de özel sektörün ekonomideki ağırlıklarının arttırılması, avantajlı olduğumuz sektörlere öncelik verilmesi odak noktasına konmuş. Birçok savaş sonrası her açıdan yıpranmış bir ülkenin böyle kararları alabilmiş olması gerçekten etkileyici...
Öncelikle kararları kısaca hatırlayalım, ardından bu itici güç ile ne kadar kayda değer yol aldığımıza değinelim...
Kongrenin sacayakları şöyle oluşturulmuş; Sanayi ve tarım sektörlerinin ön plana çıkarılması, hammadde bağımsızlığının sağlanmasına yönelik üretim yapılması, özel kesimin ekonomi içindeki rolünün artırılması, üretim için gerekli finansmanın sağlanmasına yönelik bankaların kurulması ve üretilen malların taşınması için yol ağlarının örülmesi...
Dikkat ederseniz rasyonel ve efektif algoritma çizilmiş bir yerde...

MİSAK-I İKTİSAT FELSEFESİ

Bu algoritma ile aslında iktisadi kalkınma hedeflenmiş.
Yani kısa süreli palyatif önlemler yerine zorlu süreçten kalıcı düzelmeye geçişi sağlayacak uzun vadeli kararlar alınmış Kongrede. Zorlu süreci tam da bu noktada biraz açalım...
Avrupa kapitülasyonlar, tazminatlar, ekonomik ayrıcalıklar, Boğazlar ve Irak sınırının belirlemesi konusunda Türkiye'yi köşeye sıkıştırmak istiyordu.
Dayatmalarla Türkiye'yi, ekonomik açıdan bağımsız ve özgür bir devlet olarak görmek istemiyorlardı. İşte bu yüzden siyasi bağımsızlık kadar ekonomik bağımsızlığa Kongrede özel vurgu yapıldı. Öyle iktisadi temeller oluşturulmalıydı ki kendi kaynaklarıyla üretim yapabilsin ve tüketimde de kendi mallarını tercih etsin. Zaten iktisadi kalkınma da ekonomik bağımsızlık ilkesi üzerine inşa edilmeye çalışılmış. Diğer bir deyişle İzmir İktisat Kongresinin ana teması misak-ı İktisat oldu. Ulu önder deyişi Kongrenin ve sonrasında izlenecek yol haritasının ana felsefesini net bir şekilde ortaya koyuyor.

NEREDEN NEREYE!

Kongre ile ilgili dikkat çeken diğer bir konu ise ekonomin her kesiminden bin 300 civarında delegenin katılımıyla geniş uzlaşı platformunda bu kararların alınmış daha doğrusu benimsenmiş olması. Bu yüzden kararlar 1938 yılına kadar sekteye uğramadan büyük oranda uygulanmış.
Küçük tezgahlardan seri üretim yapan fabrikalara geçilmiş, Ziraat Bankasının tarım kredisi plasmanı sağlanmış, yeni bankalar kurulmuş, kilometrelerce demiryolu ve karayolu yapılmış, işçilere sendikal haklar tanınmış.
Gelelim kat ettiğimiz yola...
Bakın çıkış noktasındaki birkaç verinin hangi seviyelerde olduğuna... Kişi başına düşen milli gelir sadece 45 dolarlarda, ihracat yıllık 51 milyon dolar ve ithalat 87 milyon dolarlarda idi.
Buğday üretimi 1 milyon tonun, pamuk üretimi 100 bin tonun altında kalıyordu. Nüfusun yüzde 75'i kırsal kesimde yaşıyor, ortaokulların öğrenci sayısı 6 bin, liselerin 1000 civarını ancak buluyordu.
Şimdi ilk 20 ülke içine giriyoruz milli gelir büyüklüğü açısından, kişi başına düşen milli gelir ise 10 bin dolara ve dış ticaret hacmi 400 milyar dolara ulaşıyor. Birçok krizlere, 1970'lerde 70 sentlere muhtaç olduğumuz koşullara rağmen bu noktalara gelebilmişsek işte İzmir İktisat Kongresinde atılan güçlü temellere ve sonrasında belli sürede olsa tavizsiz uygulanan bu kararlara borçluyuz.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ ASIR veya yeniasir.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.