CAHİT SÖNMEZ TÜM YAZARLAR
Büyüme devam ediyor
12.9.2017 | Arşiv

Büyüme devam ediyor

cahit.sonmez@yeniasir.com.tr

2017'ye ivmelenerek başlayan büyüme ikinci çeyrekte de makul seviyelerini korumayı başardı.
İkinci çeyrek büyüme rakamı ilk çeyrekte olduğu gibi yüzde 5'in biraz üzerinde gerçekleşti.
Büyüme hızının bu seviyelere gelmesi önemli... Özellikle gelişmekte olan ülkelerin hatta Çin'in hız kestiği dönemde daha da önemli... Tabi rakamın yüksekliğinin yanı sıra yüzde 5'lere nasıl ulaştığının detayları da hayati önem taşıyor iç ve dış talep dengesi açısından...
Nasıl büyüdük sorusunun yanıtından önce büyümenin anlamını kısaca hatırlamamızda fayda var.
Belli dönemde ülke sınırları içinde üretilen mal ve hizmetlerin parasal karşılığına gayrisafi yurtiçi hasıla diyoruz.
Yani Türkiye'de yerleşik gerek yerli gerekse yabancı mülkiyetli şirketlerin üç ayda ve yılda yaptıkları üretimin toplam miktarı veriyor GSYH'yı...
Üretilen miktar o yılın fiyatları ile çarpılıp toplamı alınıyor.
Bunu nominal GSYH olarak tanımlıyoruz. Nominal değerde enflasyon unsuru yer aldığından ilgili yılda üretilen mal ve hizmetler o yılın değil seçilmiş olan baz yılın fiyatları ile hesaplanıyor ki bu da reel GSYH oluyor. İşte reel GSYH'daki dönemsel değişim de büyüme rakamını veriyor.
Çeyrek değişimler bir önceki çeyrekle değil bir önceki yılın aynı çeyreği ile karşılaştırılarak ölçümleniyor. Çünkü bazı ürünlerde mevsimsel özellikler söz konusu... Bu açıklayıcı nottan sonra rakamlara ve detaylarına bakabiliriz.

İÇ VE DIŞ TALEPTEN DESTEK

Türkiye İstatistik Kurumu'na göre Türkiye ekonomisi ikinci çeyrekte yüzde 5,1 seviyesinde büyüdü. Geçen yılın aynı dönemindeki büyüme ise yüzde 4,9'lar düzeyindeymiş. Rakamların yakın olmasından genelde büyüme rakamında baz etkisinin zayıf kaldığı sonucuna varabiliyoruz.
Yüzde 5,1'lik büyümenin yüzde 3,2'si iç talepten yüzde 1,8'i ise dış talepten kaynaklanıyor.
Bu dağılımın pozitif olduğunu söyleyebiliriz.
Geçen senenin ortalarına kadar dış talebin bırakın katkısını bir de negatif etkisi oluyordu.
Nasıl uçağın dengeli hareketi için her iki kanadındaki motorların sağlıklı çalışması gerekiyorsa büyümenin de sağlıklı seyri için iç ve dış talebin bir arada devreye girmesi gerekiyor.
Sadece iç taleple gelen büyüme, kredi hacminde gelişme yarattığı gibi tasarrufların aşağı gelmesi ve buna bağlı olarak cari açığın yükselmesi gibi sonuçlar da doğurabiliyor.
İkinci çeyrek büyüme rakamında dikkat çeken diğer bir nokta, kamu kesiminin harcamalarını azaltmış olması...
Yani iç talep özel kesim tüketimleri ve firmaların yatırım harcamalarından sağlanmış.
Bu bağlamda gayrisafi sabit sermaye oluşumunda yüzde 9,5 gibi oldukça yüksek oranda yükselmiş.
Hazine destekli kredi garanti fonundan verilen kredilerin de bu gelişmede büyük rol oynadığı faktörünü de atlamayalım...

LOKOMOTİF YİNE İNŞAAT

Diğer bir detay ise uygulanan teşvik programlarının etkisinin somutlaşmaya başlaması...
Beyaz eşya ve mobilyada uygulanan vergi indirimi sayesinde dayanıklı tüketim malları tüketimindeki değişim yüzde 15,7'ye kadar çıkmış.
Büyümenin lokomotif sektörü bir süredir olduğu gibi inşaat olmuş. İnşaat ikinci çeyrekte yüzde 6,8 ile ortalamanın üzerine çıkmış.
Aynı şekilde imalat sanayi de yüzde 6,3 büyüme ile iyi bir performans göstermiş.
Yılın kalan aylarında da büyümenin benzer düzeyleri yakalaması oldukça önemli...
Üçüncü çeyrekte pek sorun görünmüyor. Zira 2016 üçüncü çeyrekte küçülmüştük.
Dolayısıyla baz etkisi güçlü olacak. Sözün özü büyümenin yüzde 5'lerde olması potansiyel büyüme hızına ulaşıldığını gösteriyor. Bu durumda hem istihdamda iyileşme hem de kaynakların atıl kalmaması sağlanacak.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ ASIR veya yeniasir.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.