• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608
Uzaktan eğitim okullar ve ekonomi GONCA ELİBOL Uzaktan eğitim okullar ve ekonomi gonca.elibol@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 07.09.2020, 00:00

Covid- 19 vakaları tekrar artmaya başladı, salgınla mücadele devam ediyor. 'Evde kal' çağrıları, maske zorunluluğu, hijyen ve sosyal mesafe kuralları hastalığın yayılmasını büyük ölçüde önlüyor. Ancak toplumdaki bazı bilinçsizce davranışlar salgını hızlandırıyor.
Devletin kısıtlama tedbirleri, cezai işlemleri, sağlık çalışanlarının vefatları ve hasta yakınlarının haykırışları bile sorumsuzluğun önüne geçemiyor.
Sorumsuzluğun faturası çocuklara kesiliyor. Okulların açılışının ertelenmesi, eğitim hakkının kısıtlanmasına yol açıyor.
Çünkü okul, sadece derslerden ibaret değil!
Aynı zamanda sosyal ve psikolojik gelişmenin sağlandığı, düşünce ve davranışların geliştiği bir eğitim ortamıdır. Uzaktan eğitim yeterli değil. Uzaktan eğitim; ikinci diplomayı almak, yabancı dil kursu ve kişisel gelişim eğitimi için cazip olabilir.
Dünyada uzaktan eğitime bakıldığında; yüz yüze eğitime erişim imkanına sahip olmayan, zaman ve maddi yetersizlik sorunu olanlar için alternatif bir eğitim modeli olduğunu görürüz. İlk kez 1840'ta İngiltere'de Isaac Pitman tarafından mektupla uzaktan eğitim başlamış, 1856 Almanya, 1907 Fransa derken, gelişmiş ülkelerde giderek yaygınlaşmıştır.

BEKLENTİYİ KARŞILAMIYOR
Ülkemizde 1927'de ilk temeller atılmış, 1950'de Ankara Üniversitesi Bankacılık ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü'nde uygulanmıştır. 1950'li 1960'lı yıllarda bu model yaygınlaşmış, 1968'de Mektupla Uzaktan Eğitim Merkezi'nin adı Radyo ve Televizyon Eğitim Merkezi olarak değişmiştir.
Yükseköğretimde ilk olarak 1982'de Eskişehir Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi'nde başlamıştır.
Uzaktan eğitimin başarısı için sağlam bir alt yapı gerekir. Bazı gelişmiş ülkeler bu alanda başarı sağladı. Ancak ülkemizde halen bu sistemin başarısı tartışma konusudur. Her ne kadar Milli Eğitim Bakanlığı, öğrencilerin derslerden geri kalmaması için EBA üzerinden programlar yapsa da, onca emek yine de yeterli gelmemektedir.
Çünkü eğitim genele yayılamaz. Her çocuk özeldir ve öğrenme düzeyi farklıdır.
Okulda öğretmenler, çocuğun dersi öğrenip öğrenmediği anlarlar, gerektiğinde özel olarak ilgilenirler, tekrar ederler veya soru sorarlar. Araştırmalar uzaktan eğitimin beklentiyi karşılamadığını göstermektedir.
Çocuklarımızın eğitim hakkından geri kalmaması için virüsle mücadeleyi sürdürmemiz gerekiyor. Sağlık Bakanlığı talimatlarına uymamız şart.

ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİ
Öte yandan okulların kapalı olmasının ekonomi boyutu da önemli. Hatta AVM ve plajlar tıklım tıklım doluyken, okulların kapalı kalması eleştirilen konular arasında yer alıyor. Birçok meslek grubu, eğitim sektöründen besleniyor. Bazı sektörler zor günler yaşıyor. Ayrıca 2020 ikinci çeyreğinde Türkiye ekonomisi yüzde 9,9 daralmıştır. Bunda okulların kapalı olması büyük etkendir. Talep yetersizliği çarkın dönmesini engellemektedir. Talep arttıkça arzın artmasına yol açtığından ekonomik büyüme anlamına gelmektedir.
Çin'de Wuhan normale dönmüş, dünyada korona ile mücadele eden İtalya, Almanya, Fransa, İngiltere, Amerika ve hatta Ortadoğu'da İran gibi birçok ülke gerekli tedbirlerle yüz yüze eğitime başladı. Ülkemizde ise yeni formüller ile 21 Eylül'de okulların açılması sağlanmalıdır.
Vaka olması durumunda ülke geneline yönelik değil, münferit değerlendirme yapılabilir. Çocuklar, yetişkinlerden daha tedbirli. Onların geleceğini düşünelim, okullarından ayırmayalım!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
GÜNÜN YAZARLARI
  • SON DAKİKA