• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608
Tadında bırakmak HAKAN URGANCI Tadında bırakmak hakan.urganci@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 01.12.2019, 00:00

Tadında bırakmak bir sanattır bence ve her konu için geçerlidir.
Oyuncular da bu kurala istisna değil... Geçmişte, işlerinin performansla ilgili olduğunu bilen zarif oyuncular, iyice yaşlanmadan bir kenara çekilirlerdi. Elbette oyunculuğun bir yaş işi olmadığını biliyorum ama eğer inandırıcılık için belli bir yaş aralığı varsa, ondan bahsediyorum.
Örneğin oyuncu/yönetmen Clint Eastwood, her ne kadar artık iyi görüntü vermese de, yaşına uygun rollerle geliyor beyazperdeye... Maalesef tüm oyuncular bunu yapmıyor. Özellikle eğer aksiyon/macera konusunda ünlenmiş isen, işin daha da zor...

SERT ADAMLAR

Bruce Willis, yaşının iyi örneklerinden.
Yani güzel yaşlananlardan... Die Hard serisinin belalı savaşçısı, hala iyi fiziğe sahip. Buna rağmen serinin yeni filmi çevrilse, bu kez huzur evinde hasta bakıcılarla mı savaşır, emin değilim...
Arnold Schwartzenegger, bir dönemin sert erkek ikonu. Conan, Terminator gibi rollerin hakkını verebilen tek insan. Hala Terminatör serisi devam ediyor ve serinin son filmi Dark Fate'te de kendisini izliyoruz. Arnold da yaşlanınca sıfatına 'nur' inenler sınıfından... Yüzü sanki daha bir hoş ama dünya vücut geliştirme şampiyonu olarak sırtını dayadığı fiziğini artık asla atletsiz göremiyoruz. Hatta bol şeyler giyiyor. Filmin bir noktasında, genç Terminatörü bilgisayar vasıtasıyla tekrar yaratmışlar ki gayet de güzel olmuş.
Sylvester Stallone de Arnold gibi sert çocuk kontenjanından bir ağabeyimiz.
Hiçbir zaman 'güzel adam' olmadı ama hiç bu kadar da çirkin olmamıştı.
Yıllar Sylvester'e hiç yaramamış. Yüzü artık tamamen ölümün maskesine dönmüş. Buna rağmen hala Rambo filmi çekiyor. Seksenine merdiven dayamış bir dedenin o kalple düzinelerce adamı dövmesini, parçalamasını artık mantık kaldırmıyor. Yapmayın.
Çekilin artık...

İTALYAN İRLANDALI

Şimdi gelelim Robert de Niro'ya...
De Niro, hep oyunculuğuyla (ki bana kalırsa hep aynı karakterdir, ne oyunculuğu?) konuşuldu. Özellikle üzerine yapışan mafya babası tiplemeleriyle tanındı. Yıllar yılı hangi karakteri canlandırsa hep bu garip sırıtışlı mafya üyesi olarak kaldı. Martin Scorsese'nin (belli ki eski günlerin anısına) Netflix için çevirdiği üç buçuk saatlik gangster destanı İrishman'da da Jimmy Hoffa'nın tetikçisi İrlandalıyı canlandırıyor. Bir kere mavi lensler oyuncuda çok sırıtmış. Bir İrlandalı ancak bu kadar İtalyan olabilirdi!
Scorsese'nin kült oyuncusu ile tekrar çalışma fantezisi, bu filmde 'çalışmamış'...
Her ne kadar Al Pacino filmde ışıldasa da De Niro, bir türlü inandırıcı olamıyor. Özellikle yetmişlerinin sonundaki aktörün otuzlu yaşlarını az bir makyajla ama yaşlı beden diliyle canlandırmaya çalışması filmi bitiriyor.
Ne kadar makyaj yapılsa da aktörün gözleri ölü bakıyor. Yani öyle gençlik sadece siyah saç ve kırışıksız tenle değil, gözle belli oluyor. Yönetmen de tadında bıraksaydı, en azından oyuncuların gençliğini genç oyunculara emanet edebilseydi harika bir film olabilecek iken sadece bir nostalji öğesine dönüşüyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN