HALUK GÜNEY TÜM YAZARLAR
Böyle gitmek var mıydı?
8.11.2016 | Arşiv

Böyle gitmek var mıydı?

haluk.güney@yeniasir.com.tr

Mertti... Öfkesini biriktirmez, tokat gibi patlatırdı yanlış yapanın suratına... Evelemeden, gevelemeden, en son söyleyeceğini, en baştan söyleyenlerdendi... Neşe doluydu.... Yüzünden gülümsemeyi eksik etmez, esprili kişiliğiyle pozitif elektrik verirdi çevresine... Hayatın gerçeklerinden de olsa, hastalık, ölüm üzerine konuşmayı sevmezdi... Güçlü fiziğinin altında, tertemiz pamuk gibi bir yürek barındırıyordu... Sevince tam sevenlerdendi... Yalandan "sever gibi" görünmek onun işi değildi... Adam gibi adamdı anlayacağınız... Bakmayın siz O'na "Paşa" dediklerine...
Gecesini gündüzüne katıp Yeni Asır'ı Yeni Asır yapan emektar kadronun bir neferiydi Ergun Ulcay... Mesleğine aşık, işine sadık, tuttuğunu koparan, acar bir gazeteci, arkadaşlarına, sevenlerine, sevdiklerine ölümüne bağlı bir gönül adamıydı... O hepimizin Ergun Abi'siydi...
Hem yaş, hem meslek büyüğüm olmasına rağmen O'na "abi" demek gelmezdi benim içimden...
"Nasılsın aslanım" diye sorardım hatırını...
Çünkü o içindeki çocuğu hiç terk etmeyen, küçükle küçük, büyükle büyük olan, "delikanlı Ergun"du benim için... Dedim ya neşe dolu diye...
Sürekli, muzip şakalarla damarıma basardı illa ki... Ama ne yapsa da O'na kızamazdık ki...
Çok şey yaşadık onunla... İş stresini de, balık tutma keyfini de... Düğünde göbek de attık, kaybettiğimiz bir arkadaşımızın ardından gözyaşı da döktük, karşılıklı... Hastalandığı haberini oltam denizdeyken aldım... Foça başıma yıkıldı sandım... Hastaneye doğru yol alırken Yalçın Küçükdamar ve ailemle, yüreğimize oturan ağırlığı, "Ergun güçlüdür" diye kaldırmaya çalışıyorduk...
Acil serviste elimi sıkarken duyduğum sıcaklığı hiç kaybetmemek için dua ettim günlerce...
Ergun Abim, aslanım bizi bırakmasın diye...
Olmadı... Günlerce direnen o temiz yürek, 6 Kasım 2016 pazar günü saat 16.11'de durdu... Artık Ergun abi yoktu... Haber ulaştığında, sanki yaslandığım duvarın yıkıldığını sandım... "Yapma" dedim... Yapma be aslanım... Bizler sana "Dön lütfen" diye yalvarırken, sen bize "Yine bize hasret, yine bize hüsranı" yaşattın... Olmadı be aslanım... Böyle gitmek var mıydı?

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ ASIR veya yeniasir.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.