• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608
Tarımda jeotermal yatırımlara evet sorunlara hayır! İSMAİL UĞURAL Tarımda jeotermal yatırımlara evet sorunlara hayır! ismail.ugural@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 11.07.2019, 00:00

Tarımda yenilenebilir enerjinin kullanımı çok önemli. Ve bu önem giderek yükseliyor. Türkiye bilindiği gibi güneş, rüzgar ve jeotermal enerji potansiyeli yönünden dünyanın en avantajlı ülkelerinden biri konumunda.
Bu bakımdan gerçekten çok şanslıyız.
Özellikle Ege bölgesinde jeotermal yatırımları her geçen gün artıyor. Jeotermal Elektrik Santral Yatırımcıları Derneği (JESDER) Başkanı Ali Kındap, geçtiğimiz günlerde Aydın'da düzenlediği basın toplantısında, şunları söylüyor:
"Ege Bölgesinde tespit edilmiş 3 bin megavatlık elektrik üretim potansiyeli ve 30 bin megavatlık termal, ısıtma, soğutma ve kurutma için kullanılabilecek enerji kaynağı mevcut. Bu potansiyel ise 9 milyar metreküplük doğal gaza ve bugünkü fiyatlarla 2.2 milyar dolarlık gaza karşılık geliyor. Yani Ege'deki jeotermal kaynakların tümü devreye alındığında Türkiye, 2.2 milyar dolarlık cari açıktan kurtulacak."

DENETİMLER MUTLAKA ARTIRILMALI - Peki bu sözlere itiraz etmek mümkün mü? Yıllardan beri enerjide yerli ve milli kaynaklarımıza ağırlık verelim demiyor muyduk? Alın işte, bundan iyisi olur mu? Hem temiz ve yerli hem de milli bir kaynağımızı sonuna kadar kullanmak en akılcı çözüm yolu değil mi? Böyle bir gerçekçi modele, her şeye karşı çıkmayı hayat felsefesi haline getirmiş insanlar dışında zaten hiç kimse eleştiri getirmez.
Fakat tam da burada kocaman bir 'ancak' var! Şimdi de İzmir Ticaret Borsası (İTB) Yönetim Kurulu Üyesi Özhan Şen'i dinliyoruz. Şen: "Kuru meyve ihracatının olumsuz etkilenmemesi için jeotermal enerji tesisi bulunan bölgelerde denetimler mutlaka artırılmalı. Toplam incir alanlarının yüzde 73'üne sahip Aydın'da denetimler yapılmadığı için jeotermal enerji buharı ve sıcak su doğa ile derelere salınıyor. Bu buharın içindeki fosfor, kükürt gibi her türlü mineral de doğaya yayılıyor. İncirde kükürt ölçümü yapıldığında 15 ppm çıkıyor. Oysa sıfır çıkması lazım. Jeotermale doğrudan karşı olmak akıl kârı mı? Elbette destekliyoruz.
Ama bu durum başka. Doğa kirleniyor, incir büyük zarar görüyor. Denetim yapılmaması büyük sorun" diyor.

BİR AN ÖNCE ÇÖZÜM ŞART - Buharkent Ziraat Odası Başkanı Naim Özdamar da, "Aydın genelinde bu iş çığırından çıktı" diye konuşuyor.
Özdamar'a göre jeotermalin dünyada en kötü kullanıldığı ülke ne yazık ki Türkiye... Kurulan enerji sistemlerinin başta incir olmak üzere birçok ürünün kalitesini etkilediğini söyleyen Özdamar, "Topraklarımızı ve Menderes nehrini de kirletiyor bu çalışma yöntemiyle.
Bu sürdürülebilir bir durum olamaz" uyarısını yapıyor.
Tabii konunun bir de Manisa, daha doğrusu Gediz Havzası boyutunu ele almak gerekiyor. Çünkü o bölge, biliyorsunuz, dünyanın çekirdeksiz kuru üzüm merkezi. Nasıl Büyük Menderes Havzası başta incir olmak üzere son derece önemli bir tarımsal bölge ise Gediz Havzası da o derece stratejik değer taşıyor.
Bunların eşi yok, giderlerse bir daha yerine koyamayız. Son söz; bu hayati sorunla bir an önce yüzleşmek zorundayız.
Dikkatinizi çekiyorum. Burada gerek çiftçi gerekse ihracatçı aynı dili konuşuyor.
Demek ki kulak verilmeli!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN