SEDA KAYA GÜLER TÜM YAZARLAR
Çanakkale Savaşı’nın kadınları
20.3.2017 | Arşiv

Çanakkale Savaşı’nın kadınları

sedakaya.guler@yeniasir.com.tr

Cumartesi günü Çanakkale şehitlerini andık. Büyük zaferin ardından vatanı uğruna şehit olan kahramanları...
Aralarında kadınlar da var.
Sadece bakıcılık, yemek yapma, askerleri hazırlama, yaraları sarma değil, cephenin her köşesinde savaşan kadınlar var. Onlarla birlikte kazanılmış bir zaferden söz ediyoruz.
Mesela Nezahat Onbaşı...
Annesi öldüğü için daha 9 yaşındayken cepheye katılmak zorunda kalan küçük Nezahat, 12 yaşına kadar da babası Albay Hafız Halit Bey'le birlikte cephelerde bilfiil babasının yanında savaşmış.
Onbaşı unvanını alan Nezahat, babasıyla birlikte, Geyve Savaşı, Konya İsyanı, Birinci ve İkinci İnönü Savaşları ile Sakarya ve Gediz Muharebelerinde yer almış ve gösterdiği kahramanlıklarla 70. alayın simgesi olmuş, alay kızlı alay diye anılmış hatta Mustafa Kemal Paşa ve İsmet Paşa'nın dahi dikkatini çekmiş.
Mesela cephe cephe dolaşan ve savaşa katılan Hatice Hanım...
Anafartalar'da 56. Fırkada savaşan Hatice Hanım'ı herkes erkek zannediyormuş. Tanınmamak ve cephede kalabilmek için erkek kılığına bürünmüş. Ahmet Çavuş adıyla savaşan Hatice Hanım, Anafartalar'dan sonra diğer muharebelere de katılmış.
İzmir'de Yunanlılara esir düşmüş, buradan Manisa'ya, sonra da İstanbul'a geçerek İnönü savaşlarına katılmış.

KAHRAMAN KADINLAR

Ailesi Kosova'da bulunan ve savaşa katılmak üzere tek başına Çanakkale'ye gelen Zeynep Çavuş bu savaşta şehit düşmüş.
Mesela Reşit Paşa Vapuru'nun yardım meleği Safiye Hanım...
İngiltere'de deniz ataşeliği yapan Ahmet Paşa'nın kızı olan Safiye Hüseyin Elbi, Avrupa'da eğitim almış ilk hemşirelerimizden biri. Çanakkale Savaşı'nda da gönüllü hemşirelik yapmış.
Hastane gemisine dönüştürülen vapurlardan biri olan Reşit Paşa Vapuru'nda görev almış. Balkan Savaşları'nda da bulunan Safiye, tarihe şu sözleriyle not düşmüş:
"Reşit Paşa'ya bindik.
Çanakkale'ye geldik, Akbaş mevkiinde demirledik.
Hastaları, yaralıları toplamaya başladık. Ne yaralılar, ne yaralılar. Şu parmakları görüyor musunuz? Ben bu parmaklarımla kaç delikanlının gözlerini bir daha açılmamak üzere kapattım." Alman asıllı olmasına rağmen Doktor Ragıp Bey'in eşi olan hemşire Erica'yı da unutmamak gerek. Savaşın en şiddetli anında köylü kadınlar arasında birliktelik sağlayarak orduya destek olduğu anlatılır.
Sadece hemşirelik yapmamış üstelik askerler için kıyafet, yorgan, yastık, çadır dikiminde de rol almış. Yaralıları tedavi ederken de, hastane ve hasta bakım yerlerini bombalayan düşmanın top mermisiyle can veren hemşire Erica'nın mezarı Çanakkale'de Yalova köyü mezarlığında bulunuyor.

KURTULUŞ SAVAŞI

Kadın kahramanlardan söz ederken Kurtuluş Savaşı'nın unutulmaz isimlerden biri olan Şerife Bacı'yı da anmak gerek.
Kadın ve erkekler ile birlikte İnebolu'da bulunan cephaneleri Ankara'ya götürenler arasında yer alan Şerife Bacı, çocuğu ve kağnısıyla hafızalardan silinmez.
Donarak ölen Şerife Bacı'nın, cephane ıslanmasın diye battaniyesini cephaneye sardığı, bebeğine de sarılıp onun donmaması için uğraş verdiği anlatılır.
Nice kadınlar var burada yer veremediğimiz. Subay olan eşiyle birlikte Balkan Savaşı'na katılan, Kafkas Cephesi'nde kendi ailesinden dokuz-on kadınla birlikte savaşan eşi öldükten sonra da Batı'ya gidip mücadeleye devam eden Erzurumlu Kara Fatma.
Uzun yıllar Halim Çavuş olarak bilinen Kastamonulu Halime Çavuş. Daha bir yıllık evli iken eşinin yanında Milli Mücadele'ye katılan Gördesli Makbule Hanım.
Yunan askeri Aydın'a doğru geldiğinde iki arkadaşı ile birlikte Menderes'in diğer tarafına geçmeye çalışan, arkadaşlarının kayıktan düşüp boğulması sonucunda geri dönüp, Çanakkale'de ölen kocasından kalan tek hatıra elmas küpelerini bozdurup kendine bir tüfek alıp dağa çıkan Çete Emir Ayşe.
Hepsinin ruhu şad olsun.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ ASIR veya yeniasir.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.