SEZER ALTAN TÜM YAZARLAR
KURUMSAL İTİBAR YÖNETİMİ
15.3.2017 | Arşiv

KURUMSAL İTİBAR YÖNETİMİ

Global ekonominin bütün gücüyle hüküm sürmeye devam ettiği, sınırların ve korumacılığın ortadan kalktığı, iletişimin, şeffaflığın, açıklığın egemen olduğu, tam anlamı ile pazar ekonomisi sistemine geçildiği günümüz, artık yeni bir çağı temsil ediyor ve "Bilgi Çağı" olarak isimlendiriliyor.
Bu çağda bilgi, hem yeni insan tipini ve hem de yeni ekonomiyi şekillendiriyor ve nihayet ilişkilerin bütününe damgasını vuruyor.
İtibarın önemi konusunda kimsenin kuşkusu olacağını sanmam.
Fakat, doğal olarak itibarımızı korumak ve geliştirmek ve her şeyden daha değerli kılmak için "ne yapabiliriz?," "nasıl yönetebiliriz? Gibi sorulara ilişkin yanıtlarda zorlanılıyor.
Çünkü genel olarak itibar için dürüst ve güvenilir olup, işimizi doğru yapmanın yeterli olacağına, böylece onun kendiliğinden var olup, gelişeceğine inanılıyor.
Aslında, itibarın iletişimle ilgili bir konu olup yönetilmesi gereken bir şey olduğunu herkes yeni yeni öğreniyor.
İtibar konusu kişi ve kurumlar için en önemli bir değer. İtibarın yitirilmesi durumunda, sahip olduğumuz para, mal ve mülkler iskambil kâğıdından kuleler gibi dağılıp, çöküveriyorlar. Yitirilen itibarın ise yeniden kazanılması, uzun ve çok zorlu bir süreç gerektiriyor.
Her şirket ya da markası öne çıkan kurum, bir senfoni orkestrasına benzer. "Kurumsal İtibar Yönetimi" de o orkestradaki tüm çalgıların, aynı bestenin notalarını, belirlenen ahenk içinde çıkarmasının sağlanmasıdır.
Eğer orkestralar nasıl ki bunu başaramaz ve gürültü kirliliğine neden olursa, kurumlar da bunu başaramazsa iletişim kirliliği ile karşı karşıya kalır.

ÇİFT YÖNLÜ İLETİŞİM

"Kurumsal İtibar Yönetimi", simetrik ve asimetrik çift yönlü iletişim olarak ele alınmalıdır.
Firmalar bu rekabet ortamında öyle bir noktaya geldi ki kaliteli ürün ve hizmet üretmenin ve bunu duyurmanın dışında başka faktörlerin de yarınımızı güvence altına alabilmek için gerekli olduğu gerçeği ile yüzleştiler.
Bu faktörlerden bir tanesi de kurumsal itibarın yönetilmesidir.
Zaman içerisinde işin derinliklerine inildikçe kurumsal itibarı yönetmekten daha önemli bir işlerinin olmayacağını anlayacaklardır.
İşin iki boyutu vardır. Birincisi çevremizde müşterilerimizde toplumun genelinde ve iş dünyasında nasıl algılanmakta olduğumuz.
Şirketimizin adı geçtiğinde yapılan yorumlar, değerlendirmeler bizim gerçeklerimizle ne kadar örtüşüyor? Ne kadar doğru tanınıyoruz? Bizim gerçeklerimiz onlara nasıl yansımış?
İkinci unsur ise şu sorularda açığa çıkmaktadır. Biz nasıl hangi özelliklerle tanınmak istiyoruz?
Bu özelliklerimizin arkası dolu mu? Yoksa sadece bunlar niyet mi?
Kurumsal itibarın yönetilmesi, işte bu iki başlığın altında yürütülecek faaliyetlerin sosyal ortaklara duyurulması temeline dayanan bir yönetim disiplinidir.

YÖNTEM DEĞİLDİR

Ölçemezsen bilemezsin, bilemezsen yönetemezsin.
İtibar belki "her şeydir" ancak asla bir yöntem değildir.
Yöntemi olmayan "her şey," de eninde sonunda zaman değirmeninde öğütülmeye mahkumdur. Nitekim "bizim yönetemediğimiz itibarı, rakiplerin yönettiği" bu küre içinde "sürdürülebilir itibar" için, "yöntem ihtiyacı"nın ön plana çıkması da bundandır.
Öyle bir şey ki bu itibar, zor elde ediyorsunuz, yıllarınızı ona veriyorsunuz ve sonra bir bakıyorsunuz kaçıp gidivermiş.
İtibar kaybının nereye varacağını ise, düşünmek bile istemezsiniz sanırım.
Aslında insana yatırım yapmanın ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor. Çünkü itibarı kazandıran da, kaybettiren de sonuçta insanlar...
Son söz; İtibarınızı yönetmekten daha önemli bir işiniz var mı?

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ ASIR veya yeniasir.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.