Yeşilbaş ördek ve vapur

Giriş Tarihi:12.01.2018, 16:00 Güncelleme Tarihi:12.01.2018, 16:11

Başlarken
İzmir güzeldir, İzmirli de güzeldir. Hoşsohbettir, anılar tatlıdır, biraz abartı katılsa da gülüp geçilir. Karşıyaka Avcılar Kulübü'nde yalan yarışmaları düzenlenir, en yalancılara ödüller verilirdi. Avcıların, doğa ile başbaşa, av için yaptığı, yorucu, aynı zamanda heyecanlı yolculuk, sağlam arkadaşlıkların, dostlukların kurulmasını da sağlardı. En güzeli de, avcıların aynı ortamda anlattığı hikayeler sonunda, en iyi palavraların seçildiği toplantılarda kimse kimsenin yalanını yüzüne vurmazdı. Anlatan, sıktığı palavraya kendi de inanırdı. Yalan büyüklüğü ile derece kazanırsa toplantıyı idare eden çan çalardı. Avcıların yanı sıra, iş aleminde, basın camiasında başından trajikomik olaylar geçen arkadaşlarımız var. Bundan böyle Yeni Asır'da hafta sonları tatlı anılarla, argo deyimiyle geyiklerle beraber olacağız. Yüzünüzde bir tatlı gülümseme yaratırsak ne mutlu bize...

İZMİR'DEN TATLI GEYİKLER - GÜRKAN ERTAÇ

Bir avcı anlatıyor;" Tüfeğim tutukluk yapıyordu. İzmir'de Hisar Camisi'nin arkasındaki tüfek satanlara götürdüm, tamir ettirdim. Dönüşte Karşıyaka'ya gitmek üzere Konak İskelesi'nden vapura bindim.
O sırada Hasköy vapurunun güvertesinin üstü açık, hava da güzel mi güzel.
Oturdum, tüfeğin namlusunu yukarda tutarak gidiyorum. Derken, iki yeşil başlı ördek bizi sıyırarak geçmez mi? Yanımdaki genç dürttü: "Amca bak, ördekler geçiyor, fırsatı kaçırma, patlat, indir birisini...." İtiraz ettim: "Oğlum vapurda olmaz, insanlar var..." Beş dakika geçti, iki yeşilbaş ördek daha vınladı geçti...
Yanımdaki genç havaya sokuyor: "Amca bak, böyle fırsat bir daha gelmez, patlat..." İster istemez havaya girdim, 2-3 dakika geçti geçmedi, bir yeşilbaş ördek daha. Çaktım kurşunu, patlattım.

YANAŞAMIYORLAR BİR TÜRLÜ

"Neyse biz Karşıyaka'ya geldik, vapur bir türlü iskeleye yanaşmıyor. İndik baktık, ne görelim, kaptan yanına almış personeli, afiyetle kayıntı yapıyor.
Meğer benim vurduğum ördek, bacadan geçerken bir güzel kızarmış, kaptan, personele, "Bu ördek böyle gitmez, yanına bir pilav yapın" demiş, yapmışlar. Kurmuşlar yer sofrasını, afiyetle, çalakaşık yiyorlar..."

PEKİ NASIL İSKELEYE ÇIKTINIZ?

Bizim palavracı avcıya olayı dinleyenler soruyor:"Peki kaptan ve personel ördek ziyafetindeyse, vapur nasıl yanaştı da iskeleye çıktınız ? Bizimkisi gayet pişkin, "Kaptana, 'vapur ne olacak' diye sorduk, cevabı kesindi, "Atın halatı, yanaştırın vapuru, keyfimizi bozmayın" dedi, biz de öyle yaptık..."

ZİHNİ BU, VAPURU YANAŞTIRMAZ

Avcılar Kulübü'nden bir palavra daha. Ama bu kez güçlü, kuvvetli olmaktan ve Karşıyaka Vapur İskelesi'nden aktarma. Birisi anlatıyor: "Balıkçı Zihni çok iyi yüzerdi ve aynı zamanda son derece güçlü bir delikanlıydı. Bir gün arkadaşlarıyla bahse girmiş, "Ben istersem Karşıyaka iskelesinden denize atlar, gelen körfez vapurunu iskeleye yanaştırmam" demiş. Yaparsın, yapamazsın derken, bahse girilmiş, sıra uygulamaya gelmiş. Zihni, meraklı bakışlar arasında denize atlamış, iskeleye yanaşmak üzere olan 9 Eylül vapurunun pervanesini yakalamış, aynı zamanda da vapurla iskele arasına gövdesini siper etmiş. Kaptan bakmış vapur hareket edemiyor, köşkünden bağırmış, "N'olur Zihni, vapur dolu. Bostanlı'ya sürükleneceğiz, izin ver yanaşalım, insanların işi gücü var" demiş. Zihni de acımış, pervaneyi salıvermiş. Tabii palavracılık yarışmasında dereceye girdiğini söylemeye gerek yok.

OLTAYLA ÖRDEK AVI VE YAMANLAR

Bir derece alan avcı daha anlatıyor, kulüptekiler de pürdikkat dinliyor:

"Siz bilmezsiniz. Şimdi Mavişehir'de o hipermarketlerin olduğu alan var ya, eskiden oraları bomboştu, büyük su birikintileri vardı ve etrafı sazlıktı. Bir gün ördek avına gittim, pusuya yattım. Öyle bir bereket ki, suyun üzerine bir sürü indi, siz deyin 1000, ben diyeyim 2000 ördek var.
Bir patlatsam birini indireceğim, diğerlerine yazık olacak. Hemen cebimdeki misinayı çıkardım, sazlıktan kendime şnorkel gibi boru yaptım, daldım suya, ördeklerin ayaklarını misinayla güzel güzel birbirine bağladım. Tam 2000'inci ördeğe geldim, hayvanlar ürkmez mi ? Aldılar beni, uçurup, Yamanlar Dağı'na bıraktılar. Derken, karşıdan bir kaplan gelmez mi?"

Kulüptekiler müdahale etmişler:

"Bu kadarı yeter, kazandın, kaplan gelmesin..."

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ ASIR veya yeniasir.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.