Büyüme rakamları karşısında şaşırdılar

Giriş Tarihi:11.10.2017, 20:36 Güncelleme Tarihi:11.10.2017, 20:36

Türkiye ekonomisinin 2017 yılının ilk çeyreğinde yüzde 5 oranında büyümesi, bu konuda olumsuz resim çizenleri şaşkına çevirdi. Yüzde 5'lik ekonomik büyüme ile, Türkiye G-20 ülkeleri içerisinde en yüksek büyüme oranına sahip üçüncü ve OECD ülkeleri arasında ise ikinci ülke oldu. 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında, derecelendirme kuruluşları not indirmek için fırsat kolladılar.
Şu an sessizliklerini koruyan bu kuruluşların ülke ekonomisindeki yüzde 5'lik büyümeye nasıl bir kılıf bulacakları ya da nasıl bir bahane üretecekleri merak ediliyor.

STANDARD & POOR 'S

Not indirimi için olumsuz bir veri bekliyorlar.
Hain darbe girişimi sonrasında Türkiye aleyhine negatif algı oluşturmak için adeta birbirleriyle yarışan finans çevreleri ve derecelendirme kuruluşları şimdi ekonomik büyüme oranı karşısında şaşkın. Büyümeye ilk tepki Fitch'den geldi. Fitch, Türkiye ekonomisinin 2017 yılı ilk çeyreğinde gerçekleşen yüzde 5 büyümeden sonra, ekonomik büyüme beklentisini yüzde 2,3' den 4,7'ye çıkardı.
Yani, 15 Temmuz sonrasında not indirmek için fırsatı kaçırmayan Fitch, bu kez geri adım atmak zorunda kaldı.
Ocak 2013'ten itibaren Türkiye ile anlaşması bulunmayan Standard & Poor's, ülkelere yönelik kredi derecelendirme yönteminde temel belirleyici unsur olarak "politik ve ekonomik riskleri" kullanıyor. Türkiye'yi en düşük kredi notuyla değerlendiren kuruluş olan Standard&Poor's 27 Ocak 2017 günü Türkiye'nin kredi notu görünümünü durağandan negatife düşürdü. Standard and Poor's, Merkez Bankası'nın uyguladığı para politikasının yetersiz kalabileceğini belirtti.

YERLİ DERECELENDİRME KURULUŞU GÜNDEMDE

Küresel ekonomik sistemin yükselişiyle birlikte derecelendirmeye bağımlılıktaki artış ve sektörün oligopolistik yapısı nedeniyle kredi derecelendirme kuruluşları ekonomik krizleri derinleştiren unsurlar olarak da görülebiliyor. Hükümete yakınlığı ile bilinen Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı'nın (SETA) yayınladığı "Kredi Derecelendirme Kuruluşları: Alternatif Arayışlar" başlıklı raporda "Alternatif olarak, ya Türkiye Bankalar Birliği tarafından kurulacak bir kredi derecelendirme kuruluşu ya da İslami Uluslararası Kredi Derecelendirme Kuruluşu (IIRA) gibi bölgesel derecelendirme kuruluşu desteklenerek derecelendirme sektörünün oligopol yapısı kırılmalıdır" deniliyor.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ ASIR veya yeniasir.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.