• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608

Müsilaj Bandırma’nın ardından Erdek’i vurdu

Türkiye'nin ve Balıkesir'in ilk turizm bölgelerinden birisi olan Erdek ilçesi sahillerinde görülen müsilaj (salya) tehlikesinin balıkçılıkla beraber turizmi de etkileyeceği öngörülüyor. Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Sarı, Bandırma sahilinin ardından Erdek Körfezi'nde de görülen müsilaj tehdidini anlattı.

Müsilaj Bandırma’nın ardından Erdek’i vurdu

Marmara Denizi sahillerine vuran ve halk arasında 'deniz salyası' olarak bilinen müsilajın bölgedeki balık popülasyonu ve turizm açısından büyük tehlike oluşturduğunu söyleyen Prof. Dr. Mustafa Sarı, gerekli önlemlerin alınmadığı takdirde büyük sorunların yaşanabileceğini ifade etti.

Müsilaj Bandırma’nın ardından Erdek’i vurdu

PROF. DR. MUSTAFA SARI: "MARMARA DENİZİ'NİN YENİ KABUSU MÜSİLAJ"
Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Sarı Marmara Denizi kıyılarında görülmeye başlanan deniz salyasının çıkma nedenlerini anlattı. Prof. Dr. Sarı, "Şu anda Erdek ilçesi Düzler mevkiindeyiz. Marmara Denizi'ndeki yeni kabus müsilaj burada da görülüyor. Müsilajın ortaya çıkmasının üç tane temel nedeni var. Bunların bir tanesi deniz sıcaklıklarıdır. Bu sene deniz sıcaklıkları pek düşmedi. Yani Marmara Denizi ortalama sıcaklıkların üstünde bir sıcaklığa sahip. İkincisi Marmara Denizi'nin çevresinde 25 milyon insan yaşıyor.

Müsilaj Bandırma’nın ardından Erdek’i vurdu

Doğrudan ya da dolaylı olarak bu 25 milyon insanın atıkları Marmara Denizi'ne gidiyor. Bu atıklar yüksek oranda azot, fosfor içeriyor. Yani denizin besin elementleri, besin tuzları yönünden zenginleşmesi ve aşırı yükle yüklenmesine neden oluyor. Üçüncüsü ise deniz şartlarının durağan olmasıdır. Bu üçü birlikte olduğunda bazı plankton türleri hızlı çoğalmaya başlıyorlar. Niçin çoğalıyorlar? Azotu, fosforu tüketmek için çoğalıyorlar. Bunların hızlı çoğalması sonucunda ortaya salgılar salınmaya başlıyor ve bu salgılar bakteriler için çok uygun ortamlar oluşturduğundan bir kümelenme gerçekleşiyor. Dolasıyla müsilaj dediğimiz olay böylece ortaya çıkmış oluyor" diye konuştu.

Müsilaj Bandırma’nın ardından Erdek’i vurdu

"DENİZİN DİBİ ZİNDAN GİBİ GÖZ GÖZÜ GÖRMÜYOR"
Müsilajın yapısı ve etkileri konusunda değerlendirmelerde de bulunan Prof. Dr. Mustafa Sarı, "Bu müsilaj; sümüksü, kaygan bir yapıdan oluşuyor. Balıkçılar buna deniz salyası, kaykay diyorlar. Saydığımız nedenlerle ortaya çıkan müsilaj deniz yüzeyince kilometrelerce uzayabiliyor. Yüzeyden başlıyor, 30 metre derinliğe kadar devam edebiliyor. Denizin altı şu anda üstünden daha berbat durumdadır. Şu anda deniz yüzeyi çok korkutucu ve ürkütücü bir yapıya sahip olduğunu görüyoruz. Ama dalıp aşağıya baktığınız zaman aşağıda zindan gibi göz gözü görmüyor. Bunların bir kısmı parçalanarak yukarıya çıkıyor, bir kısmı parçalanmadan dibe çökmüş oluyor.

Müsilaj Bandırma’nın ardından Erdek’i vurdu

Dibe çökenler dipteki yaşamı tehdit ediyor. Dip balıkları; mesela vatozlar, pisi balığı, kalkan balığı gibi dipte yaşamayı tercih eden balıkların geçtiğimiz günlerde yüksek oranda ölümüne neden oldu. İşte şu an durum yine tehlikeli. Bu hava sıcaklıkları böyle devam ederse birkaç güne kadar tekrar buralarda binlerce balığın ölmesine neden olur diye bir korkumuz var. Ümit edelim ki bu üçlü yapı kırılsın. Denizin durağanlığı, deniz sıcaklıkları ve azot, fosfor yükünün yüksekliği kırılsın. Bu kırılırsa o zaman müsilaj azalmış olacaktır" dedi.