Kılıçdaroğlu, CHP’ye huzur getiremedi

Giriş Tarihi:12.01.2018, 23:11 Güncelleme Tarihi:12.01.2018, 23:11
Yumrukların atıldığı, sandalyelerin uçuştuğu kongreler artık CHP için “klasikti”... Parti kavgalarla anılıyor, liderlerin değişmesi ise bu sorunu çözmüyordu...

CHP'de 2005 yılına gelindiğinde, Deniz Baykal'ın rakibi bu kez Mustafa Sarıgül'dü. İstanbul Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül'ün de genel başkanlık yarışına girmesi, ortamı, parti açısından iyice gerdi. CHP'den, yolsuzluk gerekçesiyle ihraç edilen Mustafa Sarıgül liderliğe oynadı. Baykal'ın ezici çoğunlukla kazandığı 13. olağanüstü kurultayda büyük bir kavga yaşandı. CHP'lilerin birbirine girdiği kurultayda hafızalara kazınan olay Sarıgül'ün CHP'li Ateş Ünal Erzen'i yumruklaması oldu. Sarıgül bu kurultaydan sonra CHP Yüksek Disiplin Kurulu tarafından "Kurultayı arbede ve şiddet ortamına çevirdiği" gerekçesiyle CHP'den ihraç edildi.

BAYKAL ÖNERDİ

31. kurultayda ise, Baykal geçerli 1158 oyun tamamını alarak, yeniden genel başkan seçildi. Parti içinde yapılan tasfiyeler ve tüzük değişiklikleri sonucunda bu kez Baykal'ın karşısına herhangi bir rakip çıkmadı. Ancak rekabet Baykal'ın kendi ekibi içerisinde oldu. Önder Sav grubu ile Eşref Erdem grubu birbiriyle mücadele etti; blok listede birbirlerini çizdiler. 80 üyeden oluşan PM'ye blok listeden seçilen 68 isim arasında en düşük oyu alanlar ise Genel Sekreter Önder Sav, Genel Başkan Yardımcısı Eşref Erdem ve Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Sevigen oldu. Önder Sav'ın, 1146 geçerli oyun sadece 793'ünü alarak PM'ye en son sırada girebilmesi dikkat çekiciydi. Genel Sekreter'in üzerini yaklaşık 350 kişi çizmişti.

KASET SKANDALI

PM'ye Bilim Yönetim ve Kültür Platformu'ndan Genel Başkan Deniz Baykal'ın önerdiği 18 isim içinden seçilen 12 üye arasında Kemal Kılıçdaroğlu da vardı. Baykal, görüntülerinin yer aldığı kamera kayıtları sonucunda, 10 Mayıs 2010 tarihinde CHP Genel Başkanlığı'ndan istifa etti. CHP PM Cevdet Selvi'yi genel başkan vekilliğine getirdi. Bunun ardından 22 Mayıs 2010 tarihinde toplanan CHP 33. Olağan Kurultayı'nda genel başkanlığa tek başına aday olan Kemal Kılıçdaroğlu, genel başkanlığa seçildi. Kurultay'da seçilen PM, yeni MYK'yı oluşturdu ve CHP Genel Sekreterliği'ne de Önder Sav getirildi. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 21 Aralık 2008 tarihindeki 14. Olağanüstü Kurultay'da kabul edilen yeni tüzüğün uygulamaya konulmasını istemesi üzerine Genel Başkan Kılıçdaroğlu ile Genel Sekreter Sav arasında görüş ayrılığı ortaya çıktı. Bunun üzerine Kılıçdaroğlu, yeni tüzüğün kendine verdiği yetkiye dayanarak parti yönetiminde değişikliğe gitti.

BEKLENTİ KARŞILANMADI

CHP Genel Sekreterliğine Süheyl Batum ve teşkilattan sorumlu genel başkan yardımcılığına da Gürsel Tekin atandı. Bir süreliğine CHP içi tartışmalar bitti. Kılıçdaroğlu'nun CHP genel başkanlığına seçilmesi ilk etapta parti tabanında memnuniyet yarattı. Ancak parti, Deniz Baykal ve Önder Sav grupları ile Kılıçdaroğlu arasında kurulan denge ve rekabetten olumsuz yönde etkilendi. Oluşan olumlu hava, 12 Eylül 2010 referandumu ve 2011 genel seçimlerinde kullanılması gerekirken parti içi çatışma ve rekabette çoğunlukla içe dönük olarak harcandı. İlk başta partide oluşan hava ve heyecan çabuk yitirildi. Bunda, parti içinde yaşanan bitmek tükenmek bilmeyen mücadeleler etkili oldu. Parti, dışa döneceğine içe döndü ve enerjisini yine parti içindeki mücadelelere harcadı.

AYNI OYUN DENENDİ

Kılıçdaroğlu'nun genel başkan olmasının üzerinden 20 ay geçmesine rağmen CHP'de parti içi dengeler hala oturmuş değildi. Önder Sav ve ekibinin öncülüğünde tüzük değişikliği talebiyle ortaya çıkan eski dönemin yönetimi ve yeni dönemin muhalefeti, kendi dönemlerinde yapılan tüzük değişikliklerine karşı çıkarak, tüzüğün değiştirilmesini istediler ve parti içi demokrasi talebinde bulundular. Aslında burada yapılmak istenen parti içi iktidar mücadelesiydi.1999-2000 döneminde Altan Öymen'in genel başkanlığı da tüzük değişikliği sürecinde Baykal'ın yeniden genel başkan olmasıyla sona ermişti. Eski yönetimin seçtiği delegeler Öymen'i devirip Baykal'ı getirmişlerdi. Bu kez de aynısının olması amaçlanmaktaydı.
Sav ve ekibi Kılıçdaroğlu'nu ilk adım olarak tüzük değişikliği ile zorlayıp ardından devirmeyi planladılar. Ancak, 2000 yılındaki süreç 2012'de gerçekleşmedi.

KİŞİSEL KAVGALAR BİTMİYOR

Son dönemlerde de fikir ayrılıkları kişisel kavgalara dönüşmeye devam etti. CHP'nin 7 Ocak 2018'de yapılan İzmir, Kayseri ve Kırşehir İl Kongrelerinde partililer arasında kavga çıktı. İl başkanlık seçimlerinin yapıldığı kongrelerde 3 ilde de partililer birbirine girdi. İzmir'de il başkanlığına aday Utku Gümrükçü'nün konuşması sırasında açılan pankart kavga sebebi oldu. Bir diğer il başkan adayı Deniz Yücel taraftarları ile Gümrükçü taraftarları yumruk yumruğa kavga etti. CHP Kayseri İl Kongresi'nde, il başkanlığı seçiminde 'çarşaf liste ve blok liste' oylanması konusunda anlaşamayan delegeler arasında gergin anlar yaşandı. Polisin araya girmesiyle tartışmanın kavgaya dönüşmesi engellendi.
CHP'nin Kırşehir 6'ncı İl Kongresi'nde manzara değişmedi. 11 yıldan bu yana il başkanlığını sürdüren ve yeniden aday olan Yılmaz Zengin ile Hüseyin Çakmak'ın aday olarak katıldığı kongrede kavga çıktı. Hüseyin Çakmak'ın grubundakilerinin bir bölümünün Yılmaz Zengin ve ekibine küfür ettiği iddiasıyla salonda arbede oldu. Arbede kısa sürede kavgaya dönüştü. Kavganın ardından Hüseyin Çakmak adaylıktan çekildiğini açıklayarak, kendisini destekleyen grupla birlikte salondan ayrıldı. CHP içinde yıllardır süre gelen ayrışmalar ve kavgalar devam ediyor...

KILIÇDAROĞLU MUHARREM İNCE YARIŞI

CHP içi hesaplaşmanın yapıldığı 18. Olağanüstü Kurultay'ı 5 Eylül 2014'de yapıldı. Kurultayda genel başkanlığa CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce de adaylığını koydu. Kılıçdaroğlu'yla yarışan İnce yenilgiye uğradı. 740 oy alarak Kılıçdaroğlu yeniden genel başkan olurken İnce 415 oyda kaldı.

NİDA ALADAĞ

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ ASIR veya yeniasir.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.