CANAN DÜZDOL
40 yıl önce Samsun Musıki Cemiyeti'nde başlayan müzik hayatını, ses sanatçısı olarak 21 yıldır İzmir'de sürdüren Engin Çır, meslekte aldığı yolun keyfini ve gururunu arkadaşlarıyla paylaşmak için Mayıs ayında özel bir geceye imza atacak. Bu keyifli gece için hem arkadaşlarına hem de müzikseverlere birbirinden özel sürprizler hazırlayan Engin Çır, yaptığı organizasyonun ayrıntılarını Yeni Asır okuyucularıyla paylaştı. Verdiği ayrıntıların yanı sıra hayatıyla ilgili dipnotları da paylaşan Çır, halkın Türk musıkisine bakışını, telif haklarıyla ilgili sıkıntıları ve "Türk Müziği nasıl sevdirilir" sorusunun yanıtını da bu özel söyleşide dile getirdi.
DERS ALDIM - Müziğe 16 yaşındayken Samsun Musiki Cemiyeti'nde başladınız. İzmir'e nasıl geldiniz?
Cemiyette hocam Cavit Ersoy'dan özel dersler alarak geliştirdim kendimi. Ardından Samsun'da Belediye Konservatuvarı kurulunca orada 4 yıl okudum ve sonra da öğretim görevlisi olmak için başvurdum. Diğer yandan da koro çalışmalarımı ud çalarak sürdürüyordum. 1988'de Ankara'da Kültür Bakanlığı'nın açtığı genel sınava katıldım ve İzmir'e geldim. O günden beri de İzmir'de çeşitli organizasyonlarda görev alıyorum.
- Aynı zamanda bir şairsiniz. Şiir yazmaya da küçük yaşta mı başladınız?
Şiire 1970'te başladım. Beste çalışmalarım daha sonra oldu, 1984'te başladı. İlk çalışmalarım çocuk şarkıları besteleriydi. Yıldırım Gürses çocuk şarkıları konusunda teşvik etti beni. 1989'dan itibaren ödüller almaya başladım. Ama bunun yanı sıra büyükler için şarkılar da yapıyordum.
300 BESTE 35 ÖDÜL - Kaç ödülünüz var?
Şu anda yaklaşık 300 bestem var. "Gözler Gözlerden Ayrı", "Gülüşün Gül Gibi Açar İçimde" gibi şarkılar en çok okunan parçalarım. Yaklaşık olarak 35 ödülüm var.
- 40. sanat yılınız için özel bir program hazırladınız. Gecede nasıl sürprizler olacak?
Bu gecede Samsun ve İzmir'deki müzisyen arkadaşlarım birlikte sahneye çıkacak. Her şarkı bir bay bir bayan düet olarak yorumlanacak. Şarkıların tamamının düet seslendirilmesi konserlerde daha önce yapılmamış bir şey, bu sebeple gecede bir ilke imza atacağız. Cavit Ersoy hocamız da konserin birinci bölümünü yönetecek, bu da ahde vefa aslında. Düşünsenize 67 yaşındaki Cavit Hocamız, öğrencisinin 40. sanat yılında, okuttuğu öğrencileriyle beraber sahneye çıkarak onlara şeflik yapacak. Özetle yaklaşık olarak 40 arkadaşımla birlikte 40. yılımı kutlayacağım.
- Bu özel gece ne zaman ve nerede gerçekleşecek?
29 Mayıs'ta Atatürk Kültür Merkezi'nde Yunus Emre Salonu'nda gerçekleşecek.
- 21 yıldır İzmir korosundasınız. 21 yılda İzmir korosu nereden nereye geldi?
21 yıl önce İzmir'de devlet korosunun varlığını bilen kişi sayısı çok azdı, ismini duyunca şaşırınlar oluyordu. Ama gerek Ege Bölgesi'nde gerekse yurt genelinde organizasyonlar ve konserler yaptıkça sesimiz daha da duyulur oldu. Şu anda İzmir Devlet Klasik Türk Müziği Korosu da sayılı isimlerden birisi, daha doğrusu bir marka oldu. Hayli yol aldığını söyleyebilirim.
ANIL BİR EFSANE - Halkın Türk Müziği'ne ilgisi sizce yeterli mi?
Halkın ilgisi hayli yoğun. Böyle olmasa sadece İzmir'de 200'e yakın Türk Müziği korosu olmazdı. Ama şunu da söylemek istiyorum bir Avni Anıl öldüğünde -ki bence o yaşayan Hacı Arif'tir- nedense basit ve küçücük haberlerle geçiştirildi. Bunlar acı veren şeyler. Bizim öz musıkimizin emektarlarına gereken değer ne yazık ki verilmiyor. Medyayı da bu konuda duyarlı olmaya davet ediyorum. Şu anda yaşayan Alaattin Yavaşçamız, Erol Sayanımız, Aşi Şenozanımıza Allah uzun ömür versin. Bestekarlar her dönem yetişiyor ama onlar gibi bestekarlar ne yazık ki kolay yetişmiyor.
Yeni yetişenler arasında müziklerini beğendiğiniz isimler var mı?
Şu anda en iyi besteciler arasında söyleyebileceğim bir isim var Ferhat Sarmusak. Birçok ödül almış bir isim bu kişi ama ne yazık ki camia dışında yeterince tanınmıyor. Ama ben inanıyorum ki geleceğin en büyük bestecilerinden olacak.
TELİF BİR SORUN - Siz MESAM üyelerinden birisiniz. Türkiye'de telif haklarıyla ilgili nasıl sıkıntılarınız var?
Ben seçme ve seçilme hakkına sahip bir üyeyim ama benim asıl görevim burada olduğu için hafta 2 gün olan düzenli toplantılara yetişemeyeceğim için sadece seçilme hakkımı kullanıyorum. Telif haklarına gelince, tabii ki almamız gerekeni alamıyoruz. Yeteri kadar takip edilmiyor. 100 şarkımız okunuyorsa ancak 10 tanesinin karşılığını alabiliyoruz. MESAM'dan öncelikle beklentimiz de telif sorununu çözmesi.
- Sizin bu sorunun çözümü için bir öneriniz var mı?
Öncelikli çözüm radyo ve televizyonların takibi. Yabancı ülkelerde sanatçılar çok rahat yaşıyorlar. Ama bizde henüz yerleşmedi. MESAM bu konuda hayli yol aldı ama alınacak daha çok yolumuz var.
Ummanda bir damlayız - Kendinizi şu anda nerede görüyorsunuz?
Ben 40. yılımı doldurdum ama ummanda bir damla olarak görüyorum kendimi. Musıki o kadar geniş ki o namütenahi bir deniz, biz onun içinde bir damlayız. Ne kadar öğrenirsek öğrenelim daha öğrenecek çok şeyimiz var.
- Müziği kelimelerle ifade etseniz neler söylersiniz?
Müzik yaşadığım hayatın tamamı demek. Şiir de aynen öyle. Ben şiirle, müzikle, besteyle yatıyorum, sabah da onlarla kalkıyorum. Benim yaşam kuvvetim, yaşam ilacım. Her bestem benim evladım. Onları kendimden ayrı tutamıyorum.
Çocuklar da sevmeli - Kaç şiir kitabı yazdınız bugüne kadar?
4 şiir kitabım var. Ama biri çok özel. 4-6 ve 6. sınıf çocuklarının hoşlanabileceği türden Türk Sanat Müziği ile bestelenen çocuk şarkılarının okullarda yaygınlaşması için emek sarf ediyorum. Bu yüzden de Türk Sanat Müziği Çocuk Şarkıları diye çıkardım. Böyle bir şey daha önce yapılmamış diye duydum. Şu anda da 3 kitap çalışmam da hazır.
