Bu web sitesinde çerezler kullanılmaktadır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

"Tamam" ı tıklayarak, çerezlerin yerleştirilmesine izin vermektesiniz.

İzmir için önemli deprem açıklaması

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi, Marmara'dan sonra deprem riski en yüksek bölge olan Ege Bölgesi'nde 7 gün 24 saat gözlem yapıyor. Jeofizik Mühendisliği Bölümü Sismoloji Laboratuvarı, yerel deprem istasyon ağından gelen verileri anında işleyerek fayların durumunu inceliyor.

Ülkemizde Marmara Bölgesi'nden sonra bir büyük depremde en fazla hasar oluşturma riskine sahip Ege Bölgesi, DEÜ Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi (DAUM) tarafından 24 saat 20 gözlem istasyonuyla izleniyor. Bölge, sismik aktiviteler yönünden incelendiğinde, İzmir, Manisa, Aydın, Muğla, Denizli, Afyon, Kütahya ve Uşak illerinin küçük ve orta şiddette deprem üretme riskine sahip fay hatlarıyla çevrili olduğu tespit ediliyor. Bu bölgede meydana gelen depremler, DEÜ bilim insanları tarafından incelenerek gerekli kurum ve kuruluşlara iletiliyor. Yapılan çalışmalar hakkında bilgi veren DAUM yetkilileri, Ege Bölgesi'nin sıklıkla enerji boşaltan sismik özelliğe sahip olduğunu belirterek, "Deprem ile ilgili yürütülecek teknik çalışmalarda Ege Bölgesi'ndeki tek yetkin kurum Dokuz Eylül Üniversitesi'dir. İzmir Büyükşehir Belediyesi, AFAD ve üniversitemiz arasında yürütülen TÜBİTAK projesi kapsamında 2008 yılında 20 istasyondan oluşan İzmirNet ivme-ölçer yerel deprem istasyon ağı verileri, 7 gün 24 saat Dokuz Eylül Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Sismoloji Laboratuvarı'na aktarılmaktadır" dedi.

"BİLİMSEL VERİLERDEN UZAKLAŞILMAMALI"

Depremle ilgi yapılan bazı açıklamaların bilimsel temellere dayanmadığına dikkat çeken DAUM yetkilileri, "Bilim insanlarının ve bilimsel kurumların başında olan yetkililerin, sık sık deprem üzerinde felaket tellallığı yapmaları doğru değildir. Deprem riski yüksek olan bölgeleri işaret ederek 'orada da uzun süredir deprem olmadı, olabilir, dikkat edilmeli, incelenmeli' demek, bilim insanının saygınlığına gölge düşürür. Bilim kurumlarının da inandırıcılığının yitirilmesine neden olur. Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanlığı, bir deprem meydana gelmesi durumunda deprem parametrelerini yasal olarak kamuoyuna açıklamakla yükümlü olan tek kurumdur. AFAD tarafından rapor edilen deprem verilerine göre İzmir fayı üzerinde, bin 600 yıllık zaman dilimi içinde her 320 yılda bir 6,4 ve üzeri büyüklükte 5 deprem meydana gelmiştir. Bu nedenle İzmir fayı için, 2098 yılına gelmeden çok daha önce, 'şu sıralar deprem üretecek' veya 'yakında deprem üretebilir' demek bilimsel değildir" diye konuştu.

Dokuz Eylül Üniversitesi bünyesinde 2003 yılında faaliyetine başlayan Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi, sismoloji, jeoloji ve jeofizik alanlarında uzman bilim insanlarının çalıştığı, Ege Bölgesi ve çevresinden 7 gün 24 saat ulaştırılan sismik verilerin ileri teknolojiye sahip laboratuvarlarda incelendiği ve raporlandığı bir merkez.